Geekyapar olarak dönüp bir 2014’ü şöyle süzelim, tepeden tırnağa 2014’ü derinlemesine bir deşelim dedik. En iyi diziler, çizgi romanlar, filmler, oyunlar ve şarkılar zaten cepte. Onları balya balya listeledik. Biraz da derinlere bakalım. Neticede parçalarına ayrışıtırıp, tümdengelimle eser analizi yapmayacaksak geekliğimiz neye yarar, değil mi? Biz de öyle düşündük, oturduk, senenin unutulmazlarını sıralamaya başladık.

Şimdiden söyleyelim, bunlar dünyaya hüküm dağından indirdiğimiz değişmez, eklenti yapılamaz ve bozulamaz listeler değiller. Biz burada listelediklerimizin unutulmaz olduğunu yüzde yüz iddia ediyoruz, ama senenin kategorilerinde yegane unutulmaz örnekleri olduğunu iddia etmiyoruz. Hatta bilakis, sizin eklemek istedikleriniz varsa yorumlarda görmeye açız!

Her şey güllük gülistanlık da değildi tabii ki 2014’te. Bazı çok sevdiğimiz şeylere de elveda demek zorunda kaldık. Diziler, filmler, çizgi romanlar, programlar… Bir oyun dünyası bir şeyleri bitirmemekte kararlıydı bu sene. O konuda da darısı 2015’e artık. Neticesinde hep söylüyoruz, bazı şeyler finalleriyle güzeldir. Uzatıldıkça sünerler. Dinliyor musunuz EA, Ubisoft, Activision? Hm?

Tamam mıyız? 2014’te bitişine en çok üzüldüğümüz şeylerin listesi şu şekilde. Buyurun!

 

The Newsroom

http://www.youtube.com/watch?v=1X63rdIcHLA

Aaron Sorkin’in Newsroom’unu sevdik. Gerçekten. Evet, Sorkin bazen fazlaca ciddiye alıyordu kendini ama diyaloglar şahaneydi, Sorkin tiradları yağ gibi akıyordu ve karakterler gerçekten de sevilesilerdi. Biraz daha uzasa Newsroom aklımızda kötü bir dizi olarak yer edebilirdi, ama Sorkin erken bitirdi. Tadında bitirdi. Öyle olunca da, üzüldük biraz. Hoş, güzel bir vedaydı Newsroom’unki. Hoşça kal Will McAvoy! Tüm o tiradlar için teşekkürler!

 

The Late Late Show with Craig Ferguson

http://www.youtube.com/watch?v=2pRQvEJ2ti8

Burada şahsi bir köşe açma niyetindeyim. CBS’te David Letterman’dan sonra çıkan The Late Late Show’un sunucusu Craig Ferguson, 10 dolu dolu senenin ardından programı bıraktı geçen haftalarda. Hiç izlediniz mi bilmiyorum, ama sohbetler konusunda bir numaraydı Ferguson. Diğer talk show’ların aksine programlara hazırlanmadan çıkar, gerçekten içten sohbetler ederdi. İçindeki punk rock damarından olsa gerek, Amerikan televizyonundaki en kaotik, en garip program onunkiydi. Gay robot iskeleti Geoff Peterson, sahte atı Secreteriat, terapi piposu, ağzı bozuk tavşan kuklası ve İtalyan Bill Clinton’ıyla eşsizdi, bir doğaçlama şaheseriydi.

Benim için Craig Ferguson bir rol modeli. Yaptığım işe yaklaşımımdan tutun da, şahsi duruşumdan insan ilişkilerime kadar pek çok noktada kilit rol oynadı Ferguson. Biyografisini baştan sona tonlarca defa okudum, filmlerini izledim ve yaklaşık 6 senedir de Late Late Show’u düzenli olarak izliyorum. Benim için 2014’ün en buruk vedası buydu, o yüzden de aldım buraya koydum. Amerikan televizyonlarının en iyi, en garip ve en aykırı talk show’uydu, iyi ki vardı ve iyi ki 10 sene sürdü.

 

Colbert Report

http://www.youtube.com/watch?v=Te6S-mL1hF4

Veda eden tek talk show programı Ferguson’unki değildi elbette. Stephen Colbert de programına veda etti. Tabii onun ki daha az buruk, zira kendisi gelecek sene The Late Show koltuğunu David Letterman’dan devralacak. Ama olsun, burada veda ettiğimiz şey Colbert’in yarattığı karakterdi. Onu da özleyeceğiz be!

 

The Legend of Korra

Orijinal Avatar’dan sonra aynı evrende geçen bir dizi daha bu kadar tutabilir mi diye sorsanız Korra’dan önce, imkansız derdim. Ama The Legend of Korra öyle bir şey oldu işte. The Last Airbender’ın hayranlarının arasında kendisine özel hayranları da katarak zirveye yürüdü. En tepede de bıraktı. Elveda Korra!

 

Sons of Anarchy

Yara daha taze. Hepi topu birkaç hafta önce bitti Sons of Anarchy. Yedi kanlı, şiddetli, ağzı bozuk sezonun ardından bombayla bitti. Görünen o ki herkes dizinin bitiş şeklinden memnun. Hem eleştirmen hem de izleyici yorumları baya alkış tuttu son sezona. O kadar çok dizi finalde tökezleyip düşmüşken, Sons of Anarchy kendine yaraşır bir gazla yürüdü gün batımına gözüken o ki…

1 2
Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

2 Yorum

  1. How I met your Mother’ın bittiğine gram üzülmedim. Dediğiniz gibi çok uzun süredir kötüydü, ondan önce de Barney’i sömürelim moduna girmişti. Bence çok geç bile kalındı ve rezalet bitirildi.

    Late Night diyince benim için sadece Conan vardı. Yanında da izleyecek bişey bulamazsam diye bence başarısız Jimmy Fallon ve rezil Seth Meyers’ı koyuyodum. Alternatif arayışlarım sırasında karşılaştığım Colbert ve Craig Ferguson bana “Keşke daha erken deneseydim” dedirtti. Colbert Report içinden çıktığı Daily Show’dan bile daha sert, çok daha laubali ve çok daha “geek”ti. Umarım Late Show’da da aynı alternatif kişiliği sürdürür. Ferguson’sa gördüğüm en rahat, en doğaçlama Late Night showuydu. Gelen konukların filmlerinden, kitaplarından, dizilerinde falan bahsetmemeleri, tümüyle saçma sapan geyik yapıyo olmaları çok eğlenceli ve meşhur insanları bu geyiklere katılırken görmek çok daha değişikti. İkisine de “Ah be..” diyorum.

    Newsroom adapte olması ve takip etmesi zor bir diziydi. Bide biraz fazla Obama’cılardı. Ama o muhteşem açılışı ve genele yaptıkları eleştirilerle başarıyı hakettiler ve bence de tadında bitirdiler. Fantastic Four’u hiç bi zaman sevemedim. She-Hulk ön planda başarılı olabilecek bir karakterden çok, yardımcı oyuncu rolünde olmalı bence. Superboy ise New 52’dan önce çok daha dolu bir karakterdi diye düşünüyorum. Yeni haline bi türlü ısınamamıştım. Ama bir Teen Titans dizisi ya da filminde kendisini görmeyi çok isteriz.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.