Bakın, çok açık ve net konuşuyorum. Böyle “şunu okumayan şuncuyum demesin” gibi laflar ederken, yüzde doksan dokuz mübalağa ediyorum. Herkes istediği şeyi okuyup istediği şeyci olabilir. Bir noktaya kadar. Bir yere kadar. O yerde de sakalı, pagan inancı ve tüm çılgınlığıyla Alan Moore duruyor. Eğer şu hayatınızda Alan Moore okumamışsanız, “çizgi roman” demeden dahi iki kez düşünmelisiniz. Gerçekten. Hakikaten. Ve inanmıyorsanız, size ispat için, Moore’un en efsane, en unutulmaz, en muhteşem tiradlarını topladık. Bakın, amme hizmetidir. Sırf sizin içindir. Kıymetini bilin!

 

Swamp Thing

Swamp Thing

Eğer siyah giyersen, o zaman kibar, sinir bozucu yabancılar koluna teselli edici bir şekilde dokunur ve dünyanın dönmeye devam ettiğini söylerler. Haklılardır, devam eder. Sen ne kadar durması için yalvarırsan yalvar. Döner ve ufkun üzerinden nakış gibi bir kumaşın sızmasına izin verir, penceremden katı altın külçeleri yollar. Ben uyanırım ve üç saniyeliğine mutlu olurum. Sonra da hatırlarım. Döner ve insanları yataklarından arabalarına, ofislerine düşrürür. Bir çığ dolusu küçük erkek ve kadın, hayattan taklalar atarak geçerler. Tek yapabildikleri, en dipte onları neyin beklediğini düşünmemeye çalışmaktır. Bazen döner ve bizleri birbirimizin kollarına gönderir. Sıkı sıkıya bağlanırız biz, heyecanlı ve kahkahalar içerisinde. Bir hareket eden bir şaka evi zemininde, birbirine fırlatılmış yabancılar. Hareketle o kadar sarhoş olmuş ki, tüm riskleri unutuyorlar. Ve sonra dünya dönüyor. Ve biri düşüyor…”

 

Watchmen

Rorschach

“İnsan yağıyla ağırlaşmış dumanın arasından gökyüzüne baktım. Tanrı orada değildi. Soğuk, boğucu karanlık sonsuzluğa dek devam ediyordu ve biz yalnızdık. Hayatlarımızı yaşıyoruz, çünkü yapacak daha iyi bir şeyimiz yok. Mantığı sonradan buluyoruz. Boşluktan geliyor, kendimiz kadar cehennemlik çocuklar yapıyor ve boşluğa geri dönüyoruz. Başka hiçbir şey yok. Varoluş rastgele. Bizim ona yeterince uzun bir süre baktıktan sonra gördüğümüzden ayrı bir deseni yok. Bizim yüklemeyi seçtiğimizden başka bir anlamı yok. Bu omurgasız dünya muğlak metafiziksel güçler tarafından şekillendirilmiyor. Çocukları öldüren Tanrı değil. Onları kasap gibi doğrayan şey alınyazısı değil. Kader değil onları köpeklere besleyen. Biziz. Sadece biz.”

 

The Killing Joke

Joker

“En aklı başında adamı, deliliğe itmek için tek gereken şey bir kötü gündür. Tüm dünyanın benim olduğum yerden uzaklığı bu kadar işte. Sadece tek bir kötü gün. Sen de bir kötü gün yaşadın, haksız mıyım? Olmadığımı biliyorum. Anlayabiliyorum. Sen kötü bir gün yaşadın ve her şey değişti. Başka niye uçan bir sıçan olarak giyinesin ki? Bir kötü gün yaşadın ve bu seni diğer herkes kadar deliye çevirdi… Sadece sen bunu itiraf etmiyorsun!”

 

V for Vendetta

V for Vendetta

“Bana V diyebilirsiniz. Madam Adalet, bu V. V, bu madam adalet. Merhaba Madam Adalet. ‘İyi akşamlar V’. Buyurun, tanıyoruz artık birbirimizi. Aslında, sizin uzun zamandır hayranınızın. Ah, ne düşündüğünüzü biliyorum. ‘Bu gariban çocuğun bana karşı hisleri var, bir ergenlik sanrısı bu’. Affınıza sığınıyorum madam, bu hiç öyle bir şey değil. Ben uzun zamandır size hayranım. […] Lütfen bunun sadece fiziksel olduğunu düşünmeyin. Öyle bir kız olmadığınızı biliyorum. Hayır. Ben sizi bir şahıs olarak sevdim. Bir fikir olarak. Bu uzun bir süre önceydi. Korkarım şimdi başka biri var. ‘Ne? V! Utanmalısın! Beni bir sürtük, bir boş kafalı, boyalı dudaklı, bilgiç gülümseleli bir kaltakla mı aldattın?’. Ben mi madam? Ne münasebet! Beni onun kollarına iten şey, sizin sadakatsizliğinizdi. […] Dürüst olmak gerekirse, öğrendiğimde şaşırmamıştım. Sizin her zaman üniformalı  erkeklerde gözünüz vardı. ‘Üniforma mı? Neden söz ettiğini bilmiyorum. Hep sadece sen vardın V. Sadece sen.’. Yalancı! Kevaşe! Kaltak! İnkar et ona teslim olduğunu, pazubantları ve postallarıyla o adama! Ee? Dilini kedi mi yuttu? Ben de öyle düşünmüştüm. En sonunda ayyuka çıktın. Sen benim Adalet’im değilsin artık. Onun Adalet’isin, başka biriyle yatağa girdin. Ee, bu oyunu iki kişi oynayabilir! ‘K…Kim o V? Adı Ne?’. Onun adı Anarşi. Ve o bir metres olarak, sizin bana öğrettiğinizden çok daha fazlasını öğretti!”

 

 

Yazar

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.