Yazar: Pınar Gökoğlu

Başlığın kendisi ve Neil Gaiman’ın yas kokan hikâyesi “Pelerinli Süvari’ye Ne Oldu?” bu sorunun cevabının ta kendisidir aslında. Batman’in olmadığı bir hikâyeyi anlatabilmek, tüm bir çizgi roman evrenini siyah pelerininin altına almış ana karakterin öldüğü bir gerçekliği anlatabilmek, bu hikâyeyi eşsiz kılar. Bu çizgi romanın hikâyesinde, Batman’in tüm sevdikleri ve düşmanları saygılı bir donukluk içerisinde cenazesine katılırlar. Ortada hüzünlü, tek başına bir tabut boylu boyunca uzanmaktadır. Bu tabutu dolduran şey ise sadece gece kadar siyah kostümü ile tezat oluşturacak şekilde solgun yatan Batman değil, bütün Gotham ve onun hikâyesidir.

Bu cenazenin katılımcıları da cesetten farksız değildir. Batman öldüğüne göre, onlar için geriye hiçbir şey kalmamıştır. Gotham kötüleri ve Batman’in dostları Pelerinli Süvari ile birlikte bedenlerinde pompalanan var olma amaçlarını da kaybetmişlerdir. Bu gece Crime Ara Sokağı’nda gerçekleşen cenazede ölülerin ve ziyaretçilerin sayısı aynı. Üstelik bu, Gaiman’ın eşsiz Batman hikâyesinin katmanlarından sadece biri.

Bir zamanlar geceyi üzerine yorgan gibi örtüp suçla savaşan Gotham’ın kahramanı şimdi de kendi anlarına sarınmış şekilde Gotham’ın hayaleti rolünü üstleniyor. Kendi cenazesinin yıldızı ve aynı zamanda da kendi talihsiz ölümünün dedektifi… Tanıdığı herkesin bir nefes, bir omuz dokunuşu kadar yakınından geçiyor ve onların ağzından külçe gibi dökülen kendi ölümünün hikâyesini dinliyor.

Alfred, Cat Woman, Joker ve daha pek çoğu farklı patikaları takip edip aynı çıkmaz yolda birleşen hikâyelerini dile döküyorlar. Hepsinin sonunda da Batman kaçınılmaz bir şekilde ölüyor. Bu çizgi roman, Batman’in ölüşünün değil, nasıl öldüğünün hikâyesini ele alıyor. Pelerinli Süvari’ye ne olduğunu Batman ile birlikte çözmeye çalışıyoruz. Onunla birlikte cenazenin ağır havasına karışan bu hikâyelerdeki izleri takip ediyor, burada ölü yatan Pelerinli Süvari’nin ölümünü anlamlandırmaya çalışıyoruz.

Bu kez güneşin batışı Batman için uyku saatini gösteriyor. Batman, bütün Gotham’a fısıltı halinde fakat bir o kadar da yüksek sesli bir iyi geceler diliyor. Bu iyi geceler dilekleri Gotham’ın kemik rengi ayını, loş ve titrek lambalarla aydınlanan sokaklarını, belli belirsiz gri binalarını okşuyor. Süvari’nin annesinin elini tutup yatağına giderken savurduğu pelerininin rüzgarına kapılıp onunla birlikte kayboluyor. Batman ertesi sabah yeniden doğmak üzere ölüyor. İyi geceler, Batman!

Yazar

Geekyapar okurları Yazı Çağrısı altında toplaşıyor, belirlenen konularda kalem coşturuyor. Sen de parçası olmak istiyorsan, duyuruları takip et!

2 Yorum

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.