Eğer Marvel çizgi romanlarını seven ve sıkı takip edenlerle son iki üç yıl içerisinde bir sohbet gerçekleştirdiyseniz, mutlaka David Aja & Matt Fraction imzalı Hawkeye serisini övdüklerine şahit olmuşsunuzdur. Bunu varsayıyoruz, çünkü biz de sert iddialarla övdük bu seriyi vakti zamanında. Çok eminiz, bu seri sayesinde pek çok kişi Clint Barton’a daha sıcak bakmaya başladı zaman içerisinde. Çünkü Aja ve Fraction, Hawkeye’a yıllardır atlanan bir şeyi vermişlerdi: Belirgin bir karakter.

Aja ve Fraction’ın Hawkeye’ı; kalbi yere çok yakın, kafası çok bulanık, zırhı çok hasarlı bir adamdı. Kompleksleri vardı, kompleks ilişkileri vardı, her zaman olmayı istediği kadar iyi kalpli değildi ama hemen hemen her zaman çok temel bir iyilik yapma içgüdüsüyle hareket ediyordu. Bütün hikaye de bu yüzden zaten esasen bir emlak mafyası üzerinden şekilleniyordu. Hawkeye’ın macerası sadece komşularına insan gibi yaşama alanı yaratmaktan ibaret başlıyordu. Ve en sonunda da Hawkeye’ın tekrar sağır kalmasıyla bitiyordu.

O hâlde sorum şu, bunu neden filmlere taşımadılar?

Hawkeye

Film dünyasının Hawkeye’ını karakter olarak bir mermer bloğuna benzetsek çok itiraz eden çıkmaz herhalde. Kenara köşeye koyuyorsun, güzel gözüküyor, içerisinde az buçuk bir bütünlük de var ama boş. İlk gözüktüğü filmde zaten sadece on beş saniye vardı. İkinci gözüktüğü filmin %90’ını sağa sola anlamsız bakış atarak geçirdi. Üçüncü filminde kendisine yönelik bir çaba vardı, ama filmin kafası gibi bu çaba da çok karışıktı. Aile babası mı, zoraki kahraman mı, bütün Avengers’a insanlığını hatırlatan naif unsur mu, profesyonel ajan mı? Belli olamadı. O yüzden de Civil War’da da yine en az umursanan karakter o oldu.

Peki ya Clint ilk Avengers filminin sonunda, Battle of New York esnasında sağır kalsaydı? Neler olurdu o zaman? Ben söyleyeyim: Hawkeye’a karakter katmak için aynı filmde üzerinde yirmi beş farklı özellik katmazlardı. Kafalar karışmazdı, su bulanmazdı. Tümden gelirlerdi, iş biterdi. Çünkü zaten bir insan sağırlık kadar sert bir değişime maruz kalınca, bu değişim hayatının her katmanına işler. Hele ki bir süper kahramansa bu insan, hele ki zaten süper güçleri olmayan bir süper kahramansa; karakter bir anda çok hatırı sayılır bir derinlik elde ederdi.

Hawkeye Sağır

En güzeli ise, bu derinlik çok bağlantı kurulabilir bir noktadan başlardı. Clint’in işaret dili öğrenmesi gerekecekti. Belki çizgi romanlardaki gibi gurur yapacaktı Clint, işaret dili ile iletişim kurmayı reddedecekti. Böylelikle karakterin gururlu yapısının altı çizilecekti. Ona gururunu yenmesini, bunun onu “eksik” yapmadığını Natasha öğretecekti. Age of Ultron’un ilk yarısında bu sahneler geçilebilir, son yarısında ise, ailesi ile olan sahnelerde işin çok daha kişisel bir boyutu anlatılabilirdi. En sonunda Hawkeye’ın Scarlet Witch’e yaptığı konuşma ise daha vurucu olurdu böyle. Clint, kendi aştığı handikabıyla Wanda’nın kalbine dokunur, bizi de gaza getirirdi o konuşmada. Civil War’a geldiğinizde ise bu konuyu tekrar tekrar deşmenize gerek kalmazdı, “Tony yeni bir işitme cihazı icat etmiş” der geçerdiniz.

Bütün bu hikaye anlatımı zaferlerinin yanı sıra bir de işin çok daha naif bir yanı da olurdu elbette. Bu sıkıntıyı yaşayan tüm Marvel hayranı çocuklar, en sevdiği filmlerde kendilerinden birini görebilirlerdi. Hawkeye bile sağır kaldıysa, çok da kötü bir şey olamaz gibi gelirdi belki onlara. Hawkeye’ın yaşadığı sıkıntılar, belki onlara emsal olurdu. Marvel çok ince bir yerden, çok enteresan bir şekilde kalplere dokunur; uzun yıllar da hatırlanacak bir öncülük ederdi böylece. Çünkü gerçekten, sağır kaç karakter izlediniz son yıllarda sinema sahnesinde? Süper kahramanları geçin, genelde?

O zaman söyleyin, kaynak materyalde bu müthiş işlenmesine rağmen, muadili sinema dünyasında bulunmamasına rağmen, mevcut gidilen rotadan çok daha anlamlı ve derinlikli olacağı da aşikarken Marvel’ın bunu işlemeyi tercih etmesi büyük zarar ziyan değil mi?

Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.