Çizgi roman söz konusu olduğunda benim için tek bir adam vardır; Garth Ennis. Yazdığı hikayeler olsun, karakterleri olsun, bu adam her zaman norm dışında, bambaşka şekillerde işler çıkartmayı başardı. Gerek Crossed, gerek The Boys, gerek Preacher. Bunların hepsi görülmemiş keskinlikte, söyleyeceği olan işler. Ennis’in en önemli özelliği her hikayesinin ardında kendi dünyasını yaratıp bu dünyasında tutarlılığı başarılı bir şekilde sağlıyor oluşu.

Ve tabii ki, Ennis denildiğinde akla tek bir şey gelir; Preacher.

 

1995 Yılında Kevin Smith’in önsöz yazısı ile açılan Preacher, 2000 yılına kadar devam etmiş ve yaptığı muhteşem finalle en sonunda adını çizgi roman tarihine altın harflerle kazımıştı. Şimdi dönüp baktığımız zaman, Preacher gibilerinin az geldiğini görüyoruz. Her ne kadar üzerinden 15 yıl geçmiş olsa bile, biz yine ağzı bozuk maço rahip Jesse Custer, İrlandalı gamsız vampir Cassidy ve tabii ki Jesse’ye her durumda haddini bildiren güzel silahşör Tulip O’Hare’yi özlüyoruz.

Bu sebeple bu listeyi en sevdiğim çizgi roman yazarına bir aşk mektubu niteliğinde yazıp, Geekyapar imzası ile taçlandırıyorum. Bu arada, spoiler alarmını şimdiden verelim. Eğer Preacher okumadıysanız, bu yazıyı da okumayın derim. Eğer okuduysanız, buyurun, övmeye beraber başlayalım. İşte Preacher gibi bir işin bir daha gelmediğini kanıtlayan şeyler.

 

1. Jesse Custer Bir Kahraman Değildi

Preacher 1

Jesse Custer bir kahraman değildi, hiç olmadı. Jesse yanlış zamanda, yanlış yerde bulunmuş kötü bir rahipti ve dünyanın en önemli gücüne sahip olduğunda bile onunla ilgili bazı şeyler değişmedi. Jesse kendi kendimize sorduğumuz şu sorunun en büyük yanıtıydı; “Dünyayı değiştirebilsen değiştirir misin? Hayır, tabii ki de üşenirsin.”

Jesse elinde Tanrı’nın korktuğu bir güce sahip olmasına rağmen kendi kişisel meselesini çözdü ve tekrar güneşin batımına doğru yürümeye devam etti. Onun için tek bir kadın önemliydi, dünya batsa, Tulip ile birlikte olduğu sürece onun evreninde bir şeylerin değişmesine gerek yoktu. Bu sebeple Jesse Custer şimdiye kadar okuduğum en gerçekçi ve kendimden bir şeyler bulduğum ana karakter olabilir.

 

2. Tulip O’Hare Hatalar Yapan Bir Kadındı

Preacher 2

Tulip, feministlere selam olsun diye yazılmış bir kadın değildi. Silah kullanıyordu, bazı noktalarda Jesse’den daha “erkekti” fakat bunların hiçbir O’Hare’yi bir noktada konumlandırmak için yapılan şeyler değildi. Hataları vardı, Jesse’den sonra hayatına devam edemeyişi, Cassidy ile aralarında geçenler ve her noktada gerçeklerden kaçması, onu şimdiye kadar okuduğumuz çoğu kadın kahramandan daha kusurlu yapıyordu. Tulip tam anlamıyla bir 90’lar kadınıydı. Değişen zamanların değişen gri ahlak noktasında ait olmak için elinden geleni yapıyordu. Kadın olduğu için değil, insan olduğu için.

 

3. Cassidy Vampir Olmasına Rağmen Hikayenin En İnsan Karakteriydi

Preacher 3

Her noktada sıçan bir karakter düşünün. Hani hatalar yapmaktan bahsetmiyorum. Arkadaşlarına sırtını dönen, yalan söyleyen, gizliden gizliye “en iyi arkadaşım” diyebileceği insanın hayatının kadınına bakabilen, onu uyuşturucuya alıştıran, cinayetler işleyen. Bu liste böyle uzar gider. Cassidy üçüncü ana karakteriydi hikayenin fakat her yeni sayıda kendisinden daha bir nefret ediyordunuz. “Bir noktada fedakarlık yapacak ve onu affedeceğiz” diye düşünüyordunuz. Hikayenin sonunda, böyle bir şey oluyordu, buna rağmen Cassidy’ye olan siniriniz geçmiyordu. Cassidy kalleş bir herifti, karaktersizdi, ruhsuzdu. Onu öyle kabul ediyordunuz. Preacher’ın dünyasında kimse kahraman değildi. Cassidy neden olsundu?

 

4. Arseface

Preacher 4

Aslına bakacak olursanız Arseface’in hikayede olmasının hiç bir anlamı yok.  Hikayeye hiç bir şey katmıyor, Jesse Custer ile yolu keşisse bile gerçekten Arseface’i alıp çıkarttığınız zaman Preacher’ın hikaye akışında bir şeyler değişmiyor. Yine de, Arseface olmasa, Preacher Preacher olabilir mi bilemiyorum. Arseface hayatta her zaman olduğunu bildiğiniz fakat kafanızı çok takmadığınız, hayatın akışının içindeki o ufak nokta gibi biraz da. Hani ormanda ağaç kesilirse siz bir şey fark etmezsiniz belki ama o ağaç kesilirse dünya hala eski dünya olur mu? Oluyor mu?

1 2
Yazar

14 Yaşından beri oyunlarla ilgili yazıyor, Trgamer, Oyungezer, Merlin'in Kazanı ve daha pek çok platformda yazdı. Arada dizi yazar, şu anda bir kitap yazıyor, insanlık onurunun depresif müziği yeneceği günü bekliyor.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.