Çizgi roman dünyasından söz ediyorsak bir konuda mutabık olmamız gerekir: Ölüm çok keyfi bir şeydir çizgi roman dünyalarında. Bazı karakterler tümden ölümsüzdür, bazı karakterler her seferinde ölmeye mahkumdur. Çoğu karakter de ölüp ölüp geri dirilir. Gerçekten. Çizgi romanların tarihine bakın, en az bir kere ölmemiş bir süper kahraman bile bulamazsınız. Superman’inden Batman’ine, Spider-Man’inden Iron Man’ine kadar her süper kahraman en az bir kere ölümü tatmış ve geri dönmüştür.

O yüzden çoğunlukla bu ölümler çok ciddi etki yaratmazlar. Ama bu her zaman böyle değildir. Bazı ölümler, hem çizgi roman evrenlerinin içinde; hem de gerçek dünyada ciddi ses getirir, önemli bir fenomen hâline gelir ve sonrasında yaşanan olaylara direkt etki ederler. Hazır sevgili Wolverine’i kaybediyoruz, böylesine ses getiren ölümlere bir göz atalım istedik. Buyurun efendim. Çizgi roman tarihinin en ikonik 12 karakter ölümü!

 

12. Alexandra DeWitt (Green Lantern)

Alexandra DeWitt Ölüm

Aslında bu ölüm kendi başına çok önemli bir olay olmazdı muhtemelen. En nihayetinde Alexandra DeWitt o sıralarda yeni Green Lantern olmuş Kyle Rayner’ın Ben Amca’sı olacaktı sadece. Yani onu sorumluluk almaya, kararlı olmaya iten trajik kayıp. Fakat Alexandra’nın ölüm şekli öyle vahşiceydi ki, ne okurlar, ne de eleştirmenler durumu pek kabullenemedi. En çok da Alexandra’nın sadece öldürülmek için yaratılmış bir karakter olduğunu ve vahşice öldürülüşünün hiçbir şekilde erkeklere uygulanmadığını savunanların dilinde büyüdü olay. Bugün DeWitt’in ölümü net bir fenomen.

 

11. Arthur Curry, Jr. (Aquaman)

Aquababy Ölüm

Arthur Curry, Jr’ın ölümünü çok, çok sıkı bir çizgi roman takipçisi değilseniz muhtemelen bilmiyorsunuzdur. Bu çok doğal. Kendisi, isminden de anlaşılabileceği gibi Arthur “Aquaman” Curry’nin oğluydu. Amerikan çizgi romanları daha önce çok evlat öldürdüler, gelin görün ki bunların neredeyse hiçbir çocuk yaşta değildi. Bu sebeple küçük Curry’nin, nam-ı diğer Aquababy’nin ölümü pek çok okuyucuyu derinden sarstı. Özellikle de dönemi itibariyle fazla ağır bir hikayeydi. Bugün bile ağır aslında, böyle şeyin dönemi mi olur?

 

10. Elektra (Daredevil)

Elektra Ölüm

Elektra’da ölümle yaşam arasındaki dönen kapıları defalarca geçmiş karakterlerden. Ama biz burada ana devamlılıktaki ilk ölümünden bahsediyoruz. Bu öyle alelade bir ölüm değil zira. Frank Miller’ın yazdığı sıralarda gittikçe karanlıklaşan Daredevil’ın üzerinde durduğu şeylerin bir temsiliydi Elektra Natchios’un ölümü. Elektra Kingpin’in tetikçisi Bullseye tarafından, kendi silahıyla öldürüldükten sonra Matt’in evine kadar gidebildi, ama orada ona kalan süre, ancak Matt’in kollarında ölmeye yeterliydi. Ağırdı, acıklıydı ve Daredevil2ın karakterine hiç görülmemiş, hâlâ da devam eden bir boyut kazandırdı.

 

9. Professor X (X-Men)

Xavier Ölüm

Professor X de zaman içerisinde pek çok kere ölmüş bir karakterimiz, kabul. Fakat bizim bahsettiğimiz ölüm, en son yaşanan. Zira görünen o ki; an itibariyle geri dönülmez olan da o. Ve dürüst olalım, çizgi roman tarihinin içinde bulunduğu seriyi en farklı yönlere iten ölümü de o. Avengers vs. X-Men’de oğlundan farksız olan Scott Summers’ın ellerinde ölen Xavier’den sonra mutant dünyası bir daha aynı olmadı. Wolverine ve Cyclops’ın yolları ayrıldı; mutant dünyasında yeni ekoller filizlendi. Ve tabii ki, ne olursa olsun, bu ekollerde Xavier’in etkisi hep yakinen hissedildi…

 

8. Bucky Barnes (Captain America)

Bucky Ölüm

37 sene… 37 sene bir çizgi roman kahramanın ölü kalması ne demek biliyor musunuz? Çok, çok uzun bir süre bu Amerikan çizgi romanları söz konusu olduğunda. Bucky Barnes’ın bugünki mevkisi bunun göstergesidir zaten, ama bilmeyenler için biz yine de söyleyelim: Öyle ufak bir karakter de değildi Bucky. Captain America’nın Robin’iydi. En son 1968 senesinde çıkan bir flashback ile birlikte ölümü gösterildi, 2005’te Ed Brubaker onu tekrar kullanmaya kalkışana kadar da kendisinden haber alınamadı. Endüstrideki önemi öyle büyüktü ki gerçekten ölen karakterler için uzun süre boyunca “Bucky kadar ölü” tabiri kullanıldı. Cidden…

 

7. Barry Allen (The Flash)

Barry Allen Ölüm

Bu ölümün önemi evren içerisinde yarattığı dalgalanmalarla da ölçülse; okurlar nezdinde ifade ettiği hislerle de ölçülse, çizgi roman sektörü içerisinde sahip olduğu yerle de ölçülse inanılmaz fazladır. Çizgi roman tarihinin Silver Age’ini başlatan karakterdi Flash. DC panteonunun kutsal üçlüsünden hemen sonra gelen kahramandı. Ve çizgi roman tarihinin en kilit hikayelerinden biri olan Crisis on Infinite Earths sırasında, okurların gözü önünde, kelimenin tam anlamıyla azalarak bitti. Çok vurucuydu. Daha da vurucu olan, uzun, uzun süre geri gelmemiş olmasıydı. Allen’dan sonra bayrağı Wally West devraldı ve yaklaşık 20 sene boyunca da Allen görülmedi.

1 2
Yazar

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.