6. Phoenix (X-Men)

Jean Grey Ölüm

Amerikan çizgi romanlarını sinemadan takip ediyorsanız muhtemelen neden bahsettiğimizi biliyorsunuz. Jean Grey, nam-ı diğer Marvel Girl, nam-ı diğer Phoenix. X-Men: The Last Stand filminde de tasvir edilen Phoenix Saga belki de Marvel cephesinde yazılmış en önemli öykülerden biriydi. Çünkü Jean Grey öylesine eklemlenmiş vaziyetteydi ki X-Men kafilesine… Scott’ın karısıydı, Logan’ın gizli aşkıydı, Profesör X’in sağ koluydu. Mutant dünyasının Sue Storm’uydu bir nevi. Onu karanlık tarafa geçirip, aşkının yanında öldürmek, Marvel’ın yaptığı en ağır işlerden biriydi. Etkileri de uzun yıllar boyu hissedildi.

 

5. Superman (Superman)

Superman Ölüm

Evet, kabul ediyoruz, bu ölüm hiç de öyle uzun soluklu olmadı. Ama neresinden bakarsanız bakın, sonraları “The Death and Return of Superman” olarak adlandırılacak bu hikaye örgüsünün başlangıcı, yani Superman’in ölümü çizgi roman tarihinin en önemli anlarından biriydi. DC’nin satış rekorları kırdığı sayı kültürel bir fenomen oldu. Superman ve Doomsday’in savaşı her karesiyle hafızamıza kazındı; gazeteler, televizyonlar, dergiler meseleyle ilgili makaleler yazdılar. Superman’in ve uzantısı olarak çizgi romanların Amerikan folklörünün ne denli büyük parçaları oldukları, Superman’in ölümüyle ortaya çıktı iyice. Bir de tabii, bu ölümün sebep olduğu 90’ların uzun saçlı Superman’i var ama, ondan çok söz etmeyelim. Güzel girdik yazıya, ağzımızın tadını bozmanın hiç lüzumu yok.

 

4. Ben Amca (Spider-Man)

Ben Amca Ölüm

E bittabi. “Büyük güç, büyük sorumluluk getirir” şiarıyla hayatımıza giren Ben Amca ölmekten başka vasfı olmayan bir karakter için fazla önemli gözükebilir. Ama büyük kahramanların hayatında her daim büyük bir trajedi olmak zorundadır. Spider-Man’in hayatındaki ikinci büyük trajedi de Ben Amca’nın ölümüdür. Zaten annesinin babasının terk ettiği, öksüz büyümüş, sosyal olarak problemli olan Peter Parker’ın güç sahibi olduktan sonra süper kahraman olabilmesinin tek yolu da Ben Amca’sını kaybetmesidir. Yani Ben Amca’nın ölümü, bize Spider-Man’i veren şeydir bizzat. O yüzden de en önemli çizgi roman ölümleri arasındadır.

 

3. Jason Todd (Batman)

Jason Todd Ölüm

Bu ölümden daha önce söz etmiştik. Batman tarihinin açık ara en büyük rezaletlerinden biri olarak geçmiştik kayda kendisini. Haksız olduğumuzu da hâlâ düşünmüyoruz. Batman’in yanında yıllar boyu savaş vermiş, Batman’in karanlık tarafına karşılık hep aydınlığı temsil etmiş Robin’i öldürmek zaten başlı başına ilginç bir karar, bir de üstüne üstlük bunu bir de baya halk oylamasıyla yapmış olmaları gerçekten de apayrı. Bu karar o kadar konuşuldu ki, ölümün kendisine bile vakit ayrılamadı yeterince. Ama aslında o ölüm, Joker-Batman ilişkisini de bambaşka bir seviyeye taşıyan bir şeydi. Ve Joker’in 50’ler, 60’lardan kalan “komikli çılgın suçlu” imajı, yerini bugün bildiğimiz -ve sevdiğimiz- “kelimenin tam anlamıyla kırık sosyopat” imajına o ölümle bıraktı.

 

2. Thomas & Martha Wayne (Batman)

Batman Anne Baba Ölüm

Batman’le girdik üç numaraya, ikiye de Batman ile devam edelim. Üst üste geldiler, ama kasıt aramayın. Bu ölümleri buraya koymamamız mümkün müydü? Hele de Thomas ve Martha Wayne’inkini? Düşünün, bir karakter var. Bu karakter dünyanın küresel, kolektif kültüründeki en kilit ögelerden biri. Hindistan’dan Venezuela’ya kadar herkes onun adını biliyor. Ve o karakterin merkezinde, bir ölüm yatıyor. Ölümlerin en trajiği ve belki de en ikoniği. Gotham’ı izlerken düşündüm, Bruno Heller da o müthiş kulübe dahil bir adam artık. Thomas ve Martha Wayne’in ölüm hikayelerine kendi yorumunu katma şansına erişenler kulübü. O derece ikonik bir ölüm bu…

 

1. Gwen Stacy (Spider-Man)

Gwen Stacy Ölüm

Ama sadece çizgi roman dünyasının öznelinde inceliyorsak, Gwen Stacy’den daha ikonik bir ölüm bulamayız. Her anlamıyla. Spider-Man’in sevgilisinin ölmesi ve bunun bir ihtimal Spider-Man’in kendi hatasıyla olduğunun iması o kadar büyük, o kadar şoke edici ve öncülünde gelen işlerden o kadar farklıydı ki, çizgi roman alimlerine göre net bir şekilde Gümüş Çağ’ı kapattı ve Bronz Çağ’ı açtı tek başına. Flash’ın gelişi çizgi romanların süper kahraman odaklı hikayelere kayışının sembolüydü. Gwen Stacy’nin ölümü de bu süper kahramanların içindeki insanlara odaklanıldığı hikayelere kayışına geçiş kapısı oldu. Artık süper kahramanlar idol değillerdi, yanıyorlar, ağlıyorlar ve parçalanıyorlardı. Onlar da bizim gibi kaybediyorlardı bazen, Peter’ın Gwen’i kaybettiği gibi. O bakımdan, çizgi roman tarihinin en ikonik karakter ölümü, bizce, tartışmasız bir şekilde Gwen Stacy’ninkiydi…

 

1 2
Yazar

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.