Giriş

Çizgi roman fanatikleri sıklıkla farklı platformlarda, karakterleri karşılaştırmaya bayılırlar. Bir noktada bu beklentileri kabul eden firmalar da yakın zaman eserlerinde, kahramanları birbirlerine karşı kapıştırmaya başladı.

Bu yüzden “kim yener?” “Batman hazırlanınca herkesi gerçekten dövebilir mi?”  “İyi de Superman büyüye güçsüz, Thor`un çekici büyülü” vs. türünde binlerce tartışma görüyoruz. Gerçekte dövüşseler kim kazanır?

Bu noktada kabul edilmesi gereken bazı kıstaslar var. Bunların en önemlisi şüphesiz şudur ve bu tür tartışmalarda kesinlikle akıldan çıkarılmaması gerekir :

“Hikaye gereği, hangi karakterin kazanması istendiyse o karakter kazanır.”

Yani o sayıda, Wolverine Sabertooth`u yendiğinde hikaye yerine oturacaksa o kazanır. Yenilmesi gerekiyorsa, yenilir. Zira yazarlar, yarattıkları hikaye taslağını izlerler ve bu taslağın içinde gerçekleşmesi gereken olaylar sırasıyla karşımıza çıkar.

Yüzüğü takmayaydı eyiydi…

Örneğin Batman: Hush (Şşşşt ismiyle Türkçe`ye çevrildi) serisinde, Batman ciddi bir ön hazırlıktan sonra Metropolis`e gelir ve iyi planlama, doğru ekipman ve iyi bir zamanlama ile Superman`i canından bezdirir. Normalde, Superman`den tek bir vuruş alsa bırakın sakatlanmayı yada yaralanmayı paramparça olacak yada diğer kıtaya yolanacak kadar güç farklarına rağmen hikaye içinde direnebilmesi ve Ivy`nin kontrolünden çıkaracak kadar Superman`i oyalayabilmesi gerektiği için yenmiş sayılır. Yine aynı Batman, JLA serilerinde bütün karakterlerin (Superman, Wonder Woman, Flash, Green Lantern vs..) 1`e 1`de yenildikleri Marslılardan dört tanesini birden rahatlıkla haklar.

Bunun sebebi, yazarların JLA`nin yenildiğini düşünmemizi sağlayıp en umutsuz anda, en güçsüz karakterin yarattığı farklılık sayesinde kazanmasını istemeleridir. Nihayetinde Batman, düşmanlarının Marslı olduğunu ilk çözen kişi olur ve ateşe olan zayıflıklarını kullanarak büyük kısmını tek başına yakalar.

Batman, Marslıları paket yaparken…

Hatta Batman vs Superman gibi önemli güç farkı olanlardan, çok daha abes güç farkı olanlara gidildiğinde bile öncelik daima hikaye örgüsünde olur.

Fantastic Four`un en önemli sayılarından Galactus`la ilk karşılaşmalarında Reed Richards, Galactus`un gemisindeki Evren Yok edici`yi kullanmakla tehdit ederek bir anlamda Galactus`u yenmeyi başarır. Bu ikisi arasındaki fark tam tabur bir zırhlı askeri birlik ile bir karınca arasındaki uçurum kadar skandal olmasına rağmen bir şekilde yazarların istediği gerçekleşir.

 

Yaklaşmayın çocuğumu keserim!

Yakın zamana ait, çok büyük güç farkları olmamasına rağmen tam anlamıyla VS maçları olan kapışmalarda, sadece okuyucuyu şaşırtmak ve bariz olan sonuç yerine diğerini sunan kapışmalara da şahit olmuştuk.

Marvel Comics`in Avengers vs X-Men serilerinde The Thing, Namor`u suyun altında yenmişti. Thing oldukça kuvvetli olabilir ancak Namor`da oldukça kuvvetli olmasının yanı sıra, kendi doğal ortamında bulunduğu için normalde herkese karşı avantajlıdır. Ayrıca Fantastic Four daha popüler olsa da, Namor`un çok daha yaşlı ve tecrübeli olduğunu da unutmamak gerekir.

 

Okyanus tabanında yürürken cool olmak…

Yine bir diğer yeni örnek, bundan daha da ironiktir. Iron-Man adı üstünde Demir`den yapılma zırh giyen bir adamdır. Magneto ise herkesin bildiği gibi manyetizma ve metallerin efendisidir. Esasında demir zırhlı adamla, demiri kontrol eden adamın karşılaşmasının sonucu bariz şekilde belli olsa da okuyucuya farklı bir tad vermek için hikayede Iron-Man kazanır. Tabi artık Iron-Man`ın zırhının demirle pek alakası olmasa da içinde bir sürü metal alaşım, elektronik devre var. Bu da başka bir tartışmanın konusudur.

Keza yine aynı serilerde, Psylocke vs Daredevil karşılaşmasında doğal olarak telepat olanın diğerinin zihnini anında kontrol ederek mutlak galibiyet kazanması gerekirken, Daredevil`in zihnine giren Psylocke, kör olması nedeniyle diğer duyuları aşırı gelişmiş olan rakibini kontrol etmekte başarısız olur ve tam bir sonucu olmasa da yenilmiş gibi kabul edilebilir.

Matt abi ve ninja hatun fetişi vol2

Biz, tüm bu “yazarların isteği” yada “okuyucuların beklentisi” kısımlarını bir kenara bırakıp işin eğlencesine dönersek bazı karakterlerin diğerleri ile karşılaşmalarında büyük ölçüde galip gelmeleri kaçınılmazdır.

Örneğin ne kadar güçlü, hızlı yada dayanıklı olursa olsun zihinsel bir koruması yada zihin güçlerine direnci olmayanlar, telepatlara karşı neredeyse daima kaybederler yada kaybetmelidirler. (Tabi Magneto`nun miğferi, Wolverine`in Weapon X eğitimi, Deadpool`un deliliği gibi önceden bilinen telepatik korumaların yanına zaman içinde Daredevil`ın duyularının gelişmişliği de eklenmiştir)

Ya da güç benzer güçlere sahip olanların karşılaşmasında, aynı tür güç kullanılıyorsa, o konuda üstün olanın kazanması çok yüksek ihtimaldir. Örnekleyelim ;

Fiziksel olarak dövüşen iki karakteri ele alalım. Hulk vs X bir başkası olsun. Bir kere kozmik olmayan hiçbir varlığın (hatta bazı kozmik varlıkların bile) fiziksel güç konusunda Hulk`a rakip olamadıklarını biliyoruz. Bu yüzden ne kadar bir insan için güçlü olursa olsun Captain America, Hulk`u birebir dövüşte asla yenemez. Keza Hulk`tan daha güçsüz olan Thing`i de yenmesi pek olası değildir. Özetle, Hulk ve Thing`in güçleri basit olsa da çok büyüktür.

Ancak süper güç, süper çeviklik ve örümcek hislerine sahip olan Spider-Man`i dövüşteki ustalığı ile rahatça yenebilir. Yada yine zırh sayesinde normal insanın çok üstünde fiziksel güce ve farklı silahlara sahip olan Iron-Man`i de yenebilir. Kısacası, sahip olunan gücün çeşidi kadar o gücün büyüklüğü de önemlidir.

Şu resim üzerinde bir düşünelim :

Sentry, Yunan Tanrılarından Ares`i ortadan ikiye bölüyor. Hem de kolaylıkla…

Babası duymasın abi…

 

Ancak aynı Sentry, Ares ile benzer fiziksel özelliklerdeki Thor`a yenilir. Fakat Thor`u yenen Hulk ile neredeyse berabere kalır.

Durumun da gösterdiği gibi, bazılarının farklı güçlere karşı avantajı yada dezavantajı olabilmektedir. Hemen herkesle korkusuzca karşılaşan ve X-men`in en büyük dövüşçüsü olan Wolverine ile fiziksel olarak en kuvvetlisi olan Colossus, vücutlarındaki metaller nedeniyle Magneto ile olan dövüşlerde neredeyse hiçbir işe yaramazlar. Hatta sıklıkla Magneto tarafından sağa sola fırlatılmak koşulu ile dostlarına zarar verirler. Ancak bunlara karşı hiç şansı olamayacak bir karakter (örneğin Jubilee yada Angel) Magneto`yu yenilecek kadar oyalayabilir, dikkatini dağıtabilir hatta yenebilir.

Buna rağmen, bazı belirgin güç seviyeleri vardır. Kozmik güçlere sahip karakterlerle, sokaklarda adaleti sağlayanlar arasında uçuruma varan güç farkları olması kaçınılmazdır. Ne kadar iyi hazırlansa da, akıllı olsa da, DC evreninin yaşayan en iyi dövüşçülerinden olsa da, alet edevatları olsa da Batman nihayetinde insandır ve sıradan bir serserinin kurşunu ile ölebilir. Ancak normal insanların hiç biri, hiçbir koşulda Superman yada Green Lantern gibi karakterlere herhangi bir hasar veremezler. Bu tür karşılaştırmaları yaparken, belli seviyenin üstündeki güçlerle altındakileri karıştırmadan ilerlemek gerekir.

 

Zarar vermiyor arkadaşım, halen şunu öğrenemeyecek kadar mal suçlular var…
1 2 3
Yazar

Bık bık bık bık, bık bık : Bık - bık bık bık? Bık - bık bık... Bık - BIK!!! Bık - Bık, bık, bık, bık bık...

1 Yorum

  1. silver surfer ile cable nin bu mücadelesinin linki yada roman ismini verebilirmisiniz ?

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.