2. Peter Parker, Spider-Man

Spider Man Aunt May

Burada biraz hilecilik yapıyoruz, zira tam anlamıyla bir ebeveynden söz edeceksek Peter bu listeye giremez. Anne ve babasıyla olan ilişkisi, sonraları çok çabalansa da, Peter’ın şahsi hikayesinde büyük yer tutmaz. Peter anne ve babasını tanımıyordur. Okey, trajik, ama son tahlilde Peter’ın bundan çok da etkilendiği izlenimine kapılmazsınız. Hayır, Peter’ı tanımlayan şey daha ziyade ebeveyn figürleriyle olan ilişkisidir. Ben Amca, ve May Hala.

Bu biraz daha bariz bir bağlantı, o yüzden daha az kelimeyle geçiştirmekte fayda var. Ben Amca zaten Peter Parker mitolojisinde yeri çok merkezi bir adam. Tekrar üstünden geçmeye gerek yok. Yakın tarihte üç farklı film serisinde, üç farklı şekilde söylenmiş o mantra Peter Parker’ı tanımlayan nihai şey. Büyük güç. Büyük sorumluluk. Büyük laf.

Burada daha az altı çizilen şey, Peter’ın May Hala ile olan ilişkisidir. Çizgi romanlar Ben – May Parker ailesini hep sevecen, tonton, korumacı ve bilge bir şehir ailesi olarak tanımlarlar. Ben’in aktif etkisini, ölmeden söylediği şey harici çok görmeyiz. May ise her gün oradadır. May Hala, nerede olursa olsun Peter Parker’ın güvenli bölgesidir. Hikayelerde sık sık Peter’ın kendisini sıkışmış, tükenmiş, bitik hissettiği zamanlarda çocukluk evine dönüp, May’e sığındığını görürsünüz.

Bu tip sahnelerde May Hala hep bir iş başındadır. Yemek pişirir, çay koyar, evi süpürür, çamaşır asar, Peter’a kahvaltı hazırlar. Çizerler ve yazarlar, May’i hep annelik aktiviteleri üzerindeyken tasvir ederler. Ve Peter hep o alanda kendine gelir. Hep orada toparlanır, dirilir, ayağa kalkar. Bu yüzden de en korumacı olduğu şey orasıdır, May Halasının yanı. Kimliğini açıklamamasının en büyük sebebi odur ve orayı muhafaza etmek için o kadar her şeyi göze almaya hazırdır ki, Halasını kurtarmak ve yine kendi anonimliğiyle sağladığı korumayı geri kazanmak için sevdiği kadını düşünmeden feda eder

O yüzden May’siz bir Peter Parker, Ben’siz bir Peter Parker’dan daha düşünülemezdir. Bu arada siz yorumlara yüklenmeden de söylemek istiyorum, evet, farkındayım May teknik olarak Peter’ın halası değil. Ama bir kere May Hala diye yapıldı o çeviri, ve May Yenge felaket daha samimiyetsiz geliyor. O yüzden bence ailevi kelimelerin püritan paladinleri olmayı bırakalım, ve May’in bir hala olduğunu kültürel olarak el birliğiyle kabul edelim, ne dersiniz?

 

1. Clark Kent, Superman

Superman For All Seasons

Listenin bu noktasında Batman’i görmeyi bekliyor olabilirsiniz, ama dürüst olmak gerekirse Batman ebeveyni ile olan ilişkisi üzerinden tanımlanmıyor. Batman için Thomas ve Martha (o ismi neden?) Wayne ikilisi yukarıda da dediğim gibi birer koruyucu melek ve rol model idol aslında. Batman’i daha ziyade tanımlayan şey; Gotham şehri ile yürüttüğü ilişki. Bu da karakterin çok çok küçük bir yaşta yetim kaldığını düşünürsek, çok da abes değil.

Hayır, listenin burasını Clark Kent’e teslim etmemiz gerekiyor. Çünkü Clark Kent’e süper güçlerini veren şey Kriptonlu genleri ve sarı güneşin solar ışıkları olabilir; ama onu Superman yapan şey Jonathan ve Martha (o ismi NEDEN?) Kent ikilisi. Muhteşem eser Superman For All Seasons‘da Jeph Loeb, Jonathan’ın ağzından şöyle anlatır esasında bu ilişkiyi. Biraz Smallville kasabası üzerinedir, ama Loeb’un o perspektiften dikkat çekmeye çalıştığı şey, Kent çiftinin Superman üzerindeki etkileridir.

“Kansas’ta bahar vakti, ekin vakti demektir. Ekin ekmekle ilgili komik olan şey ise şudur: Aynı tarlayı ne kadar sürersen sür, bir gün daha önce hiç orada olduğunu bilmediğin ama hep de orada olagelmiş bir taşa çarparsın. Bazen mısır ekersin, ve hızlı büyür. Kökleri yeterince toprağa salınmamıştır, bu yüzden de gövde kendi ağırlığını taşıyamaz. Mısır ekşir.

Bilmiyorum, Clark Smallville gibi bir yerde büyümenin onun adına ne kadar büyük bir şans olduğunu biliyor mu?”

Clark bir kasırga çıktığında, ilk olarak “Bunu ben düzeltebilirim, insanları koruyabilirim” diye düşünür, çünkü onu yetiştiren, büyüten, besleyen ve dünyaya hazırlayan iki kişi, karşılarına gecenin körü bir uzay gemisi düşünce hiç sorgulamadan içindeki bebeği alıp kendi çocukları gibi büyütmeye karar vermiş iki insandır. Bunun altını ne kadar çizebilirim bilmiyorum. Yüz kişiyi böyle bir simülasyona soksak, altmış kişi polis asker falan çağırır. Otuz kişi “n’olur n’olmaz” diye düşünüp bebekle birlikte yakar uzay gemisini. Sekiz kişi belki çocuğu alıp yetimhaneye bırakır. Ortalama yüz kişiden, sadece bir ihtimal ikisi o çocuğu alıp, kendilerininmiş gibi büyütmeye karar verirler. Clark da o ikisine denk gelmiştir.

Bu koşulsuz iyilik, bu sorgusuz yardımseverlik; Amerikan ortabatısıyla özdeşleşmiş yüksek çalışma etiği ve iyi komşuluk bazlı ahlak değerleri ile birleşip Clark’ın içine işler. Gün gelip, genç Clark süper güçleri olduğu gerçeğine uyanınca da, bu yüzden dünyayı talan etmek yerine tüm insanlığa örnek olmak adına uzun ve karşılıksız bir yolculuğa çıkar. Bu dünya üzerinde ebeveynleri üzerinden tanımlanan çok karakter vardır. Ama bizce Superman, hepsinin bir baş üzerinde durur.

1 2
Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.