Bu haftaki pazar sabahı okumamızı içimizden birine adadım: Asa Stone. Kendisi zehir gibi bir genç. Arkadaşları ona Asa diyor. Fantastik bir dünyada yaşıyor ve vaktini büyülü halı/kilimleri onararak geçiriyor. Bunun dışında çizgi romanları çok seviyor ve hayalinde abisi gibi dünyanın (ve muhtemelen tüm evrenin) büyü gücünden sorumlu Spellguard müfrezesinde asker olmak istiyor.

asa
Bu kahramanımız, “sen zekisin, yaparsın” gazlarını çok dinleyip lisede fen okuyan kardeşlerime gelsin.

İster Üsküdar’da belediye binası karşısında oturun, ister Rune’un büyülü ve uçan halılı dünyasında, kanınıza çizgi roman girmişse baba sözü dinlemeniz düşünülemez. Asa da babasının tüm o “sen hobi olarak büyü askerliğiyle uğraş ama güzel güzel sanatını geliştir, güzel güzel halılar yap” laflarına kulak asmaz ve gizlice abisinin nöbet tuttuğu Kristal Şehir’e gider. Aklında etrafta gizlice dolaşmak, bin bir türlü zıpırlık yapmak vardır.

Ancak Asa’nın o gün planları değişecektir. Spellguard, Komutan Gore’un ihanetine uğramıştır ve tüm müfreze katledilmiştir. Asa’nın abisi ölmeden önce çok mühim bir sihirli karışımı Komutan Gore’dan saklamayı başarmıştır ve bir şekilde bu karışım Asa’nın eline geçer. Bu noktadan sonra Asa için her şey değişecektir. Artık “içimizden biri” olarak devam etmesi mümkün değildir. Onun artık bir sonraki aşamaya geçmesi ve “evren kurtaran ergen”e dönüşmesi gerekmektedir…

ROM001_covA
Küçükken hep büyücü olmak istemiştim. Bu resmin altında da bunu itiraf ediyorum.

Mevzubahis çizgiromanımız Rise of the Magi, Image Comics’in geçtiğimiz ay yayınlanmaya başlanan yeni serisi ve başlangıçta biraz alışıldık gibi duran, ancak zamanla oldukça keyiflileşen bir hikaye barındırıyor. Rise of The Magi’nin yapım süreciyle ilgili bir sürü bilgi alıyor,buna rağmen çeşitli sebeplerden çizgiromanı okumayı inatla geciktiriyordum. Bugün “artık şu seriye de bir el atayım” dediğimde ise aslında hiçbir şey geciktirmediğimi fark ettim; ortada meğerse sadece bir tanıtım sayısı, bir adet de resmi ilk sayı varmış, daha hikayenin en başındaymışız.

Rise of The Magi’nin senaryosu Marc Silvestri tarafından yazılıyor. Çizimler ise Sümeyye Kesgin’e ait. Evet, yanlış okumadınız. Kimimizin Gölge e-dergiden tanıdığı, kimimizin Dumankara ya da Deligücük gibi çizgi antolojilerde rastgeldiği, (benim de Dirençizgiroman projesi sayesinde tanışma şansı edindiğim) Sümeyye Kesgin Image’da artık bir fantastik seri çiziyor!

Rise of The Magi’yi birkaç sayıdan değerlendirmek tabii kolay değil, ancak eldeki ilk sayılardan gene de potansiyel hakkında biraz konuşmak olası. Hikaye çok orijinal gözükmüyor ve açıkçası bana olaylar biraz fazla hızlı gelişiyor gibi geldi. Zannediyorum ki Asa’nın macerası ikinci sayıdan itibaren resmen başlıyor ve tanıtım sayısı ile ilk sayı, temel olarak kahramanı maceranın tam ortasına atma misyonuyla üretildiler. Buna rağmen tasarımlardan çok keyif aldığımı belirtmeliyim. Spellguard’ın tabanca-kılıç bir arada düşmana saldıran birlikleri, canavar ruhu (?) püskürten tüfekler ve iki ayaklı minotaur/unicornlar (???) insana gerçekten “bakalım bir sonraki sayfada nasıl tasarımlarla karşılaşacağız” dedirtiyor.

En çok beklediğim ve karşıma çıkmadığı için hüzünlendiğim şey ise kadın karakter çizimleri oldu. Rise of The Magi, ilk sayıda kadın karakter barındırmıyor ve bu çok üzücü. ÇÜNKÜ SÜMEYYE, KADIN KARAKTERLERİ MUHTEŞEM ÇİZEN BİR SANATÇI! Çok endişeli değilim, sonuçta hikayenin gidişatına bakılırsa Asa’nın karşısına muhakkak bir gençlik aşkı çıkacaktır. Umarım uzun süre beklemek zorunda kalmayız.

riseofthemagixthoughts-600x364-22630
Ayrıntıya takılmayın, maceraya takılın

 

Uzun lafın kısası, Rise of the Magi potansiyeli yüksek, okunası bir seri. Daha ilk sayılarında olması da meraklısı için büyük avantaj. Image Comics’ten kötü iş çıkmaz, bu seri de kurala sadık.

 

Kapanış notu: Bu seri tutar arkadaş...
Kapanış notu: Bu seri tutar arkadaş…
Yazar

Eskilerin dediği gibi: "You must gather your party before venturing forth"

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.