Bir önceki yazıda Lovecraft ve Howard’ ın belli ortak noktalarından bahsetmiştim. Devam etmek adına yine özel hayatlarının yazınlarına olan etkilerinden dem vuracağım.

NEYİN GAZINA GELDİLER ?

Lovecraft ve Howard yazılarında mevcut dünya üstünden ama ona alternatif gerçekler yaratmayı sevdiler.Zaten gerçek dünya arka fonunu kullanan Lovecraft aslında Howard’dan farklı birşey yapıyor sayılmazdı. İkisi de antik çağ ve öncesine dair kuramsal fikirleriyle oluşturdular kurgularını ve kuramlarını. Howard’ın Conan dünyasının coğrafi düzenine baktığımızda , bronz çağı ve klasik çağı biraz sulandırarak kıtaların henüz ayrışmadığı farazi bir dönem buluşmasını temel aldığını görebilirsiniz.Kull hikayelerindeki düzen de Atlantis’in mevcudatı halinde yazılabilecek epik örgülerin; “Ya aslında böyleyse” kurgusunu çıkarttı. Lovecraft ise günümüzde temellenmeye ve resmi olarak daha ciddi muhattap görmeye başlayan Amerika’yı ilk olarak Fenikeli denizcilerin herkesden önce keşfetmiş olabilmesi teorileri etkisinde Fenike tanrılarının ve kendi kurduğu bağlantı ile Babil tanrılarının (Dagon,Oannes (cthulhular) ) ve ayrıca kendi genetik mirası olan nevrozların etkisiyle bir başyapıta dönüştürdü.

ANNELERİ KARIŞTIRMANIN ZAMANI MI ?

Peki ikisinin de ; “Ya aslında böyleyse ?” kurgusuna dahil olması ve günümüz stonerlarıyla mistiklerine inanç temeli sağlamasına esas neden olan şey neydi ? Cevabı alakasız şekilde görünen ama aslında tam on ikiden vuran bir içeriğe sahip : “Kadına rağmen kadın!”. Freud üstüne kurulmuş ve o nedenle alabildiğine çözümsüz ve basmakalıp saçmalıklara girmeden iki yazarın anneleriyle olan ilişkilerine değinmek ve bu ilişkilerden doğan yıkımların ve uzun dönem acıların onları alternatif gerçekliğe kendilerini bırakmalarından bahsetmek yerinde olacaktır.

Lovecraft akıl sağlığı genel olarak bozuk bir anne tarafından yetiştirilmiş , salt kadın baskın bir hayat nedeniyle değer yargılarının oluşacağı çağlarda sağlıklı bir gelişim gösterememişti. Annesini kaybettiği dönemi zafer ve hüzünle karışık fırtınalı duygularla geçirdiğine dair bazı yazılar bunu gösterebilir. Bu dönemden sonra yine teyzeleriyle yaşamış ve kısa sürede de hayat aradaşıyla tanışmış fakat gelin görün ki Lovercraft introvert yapısı ve kadınlara dair içsel düşmanlığı evliliğinin üzücü şekilde bitmesine neden olmuştu.

CONAN DA MI ANNECİYDİ ?

Howard ise uzun yıllar hasta annesine bakarken , görmediği ama hissettiği, orada olmayan bir hapiste yaşadığını düşünmüştü.Öyle ki kadınlara dair yargıları dominant ve bencil bir kadın tarafından şekillenmiş bir kişi olarak mutlu bir ilişki sahibi olamamıştı.Annesinin ölümüne yakın yaşadığı bunalım sonucu intihar etmiştir.
Jung arketiplerine baktığımızda anne figürü sorunlu olabilecek kişilerin yoğunlukta olabileceği antik toplumlarda diğer arketipler yanında denize dair kültlerin inanç merkezi olduğu savı vardır.Bu kafanızda bir ışık yakmadıysa şu üç soru işaretli tümcecikleri koyayım buraya “Cthulhu ? Dipsiz derinler ? Atlantsin sular altında kalışı ?
Yakın tarihte doğum gününü kutladığımız Howard’ı da, onun biyografisini ele alan filmden vurucu bir sahneyle anıp yazıyı bitireyim.

Yazar

Üniversite terk, gerilla tüccar, tercüman, çevirmen ,şevkat adamı ,yazar ,araştırmacı ,model painter.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.