Bu cümlenin yazı içerisinde birçok kez tekrarlandığını göreceksiniz çünkü bir takım gerçekleri ancak tekrar tekrar belirterek bir yere varabiliyoruz bazen.

!– Öncelikle bu yazının bir hardcore anime fanı tarafından yazıldığını unutmayınız, bunun bilincinde okumaya devam ediniz. –!

Tabii hardcore bir anime fanı olmam objektif yaklaşımlarda bulunmayacağım anlamına gelmiyor.

Birçok insan, bunlara arkadaşlarım da dahil, animeyle çizgi film kavramlarını yıllardır aynı kefeye koyuyor ve bu kefeyi umursamaz bir şekilde “ Aman çizgi film işte neden anime diyosun ne farkı var ki ?” gibi sorularla bezeyerek ortaya akıl sınırlarım içinde idrak edilemeyen düşüncelere ve sinir harplerine sebebiyet veriyor.

Bu Konuda Çok Uzun Konuşabilirim!

Bu gibi sorularda, “Fark mı, nerden başlasam acaba vaktin var mı on kahve içecek kadar daha?” diyerek lafa başlayasım geliyor. Çoğu zaman üşenmeden başlıyorum. Bunu insanların bu konudaki ufkunu genişletmek için yapıyorum. Ama hep bir önemsememe durumu söz konusu oluyor. Büyük ihtimalle bu zaten sorulan sorunun uslubuyla alakalı ve çoğu zaman hüsranla sonuçlanıyor çabalar.

Anime gibi ucu bucağı olmayan bir evreni çizgi film çok daha kısır bir kavramla bağdaştırmak hiçbir zaman anlayamayacağım bir şey olacak sanırım. Çizgi film normal şartlarda kısır bir medyum değil ancak animeyle karşılaştırıldığı zaman hakikaten gönül rahatlığıyla bunu söyleyebiliyorum. Bu yazı da aralarındaki farklara elimden geldiği kadar değineceğim. Bu çabamın sonunda elbette yine “Tamam abi çizgi film işte niye kasıyosun?” tarzında cümlelerle yazının sonuna şahane yorumlar katan arkadaşlar olacaktır. Saygı duyuyorum şimdiden.

Şimdi anime kelimesinin köküne inip osunu busunu didik didik deşmeyeceğim. Çizgi film ve anime arasındaki uçurumlar kadar geniş farkları burada belirtip okuyanların kafasında bi ampul yakmayı amaçlayacağım.

voltron_force_profiles

Her şeyden önce anime sadece Japonya menşeli animasyonlar kabul edilir. Elbette Amerikan ve Avrupa şirketleriyle ortak projeler vardır, ancak işin çıkışı tamamen Japonya’dır.

Animeyi diğer animasyon türlerinden farklı kılan çok spesifik öğeler vardır. En başta çizim tarzı! Animelerdeki karakterlerin genelde uzun bacaklı, kısa torslu, kocaman gözlü, minik ağızlı ve rengarenk saçlı olmaları, Japon çizgi ve ilüstrasyon tarzını tümüyle yansıtmaları, farklı bir ilüstrasyon ve animasyon disiplininden evrilmiş olmaları… İzleyici için bu fiziksel özelliklerle karşımıza çıkar çoğu anime. Bu bile başlı başına animeyi farklı bir basamağa taşımaya yeter.

Animeyi çizgi filmden farklı kılan en büyük özelliklerden biri çocuklara değil yetişkinlere de yönelik çok ürün barındırmasıdır. Bunların içinde o kadar komplike olanları vardır ki izlerken beyniniz yanar. Seriyi bitiremezsiniz, bitirseniz de “Acaba ben bundan ne çıkartmalıyım, ne anladım… ya da anladım mı?” sorularını kendinize sorarsınız. (bkz Serial Experiments Lain)

Çizgi filmler genel olarak daha genç kitleleri hedef alan aksiyon veya komedi ağırlıklı serilerdir. Konu olarak aşırı derinlik beklemek yanlış olur, çoğu zaman devamlılık barındırmayan tek macera kafasında ilerler.

Anime çizgi film değildir!

Çizgi filmlerde karakter derinliği ve diyaloglar içinde fazla beklenti hüsran getirir. Çok kabaca, çocuklara yönelik yüzeysel, aksiyonu bol ve vakit gecirmeye odaklı animasyonlar olarak açabiliriz çizgi film kavramını. (Ancak bu tabii ki Amerika çıkışlı mainstream çizgi filmler için yapılmış bir genellemedir.)

Bizim çocukken izlediğimiz Thundercats, Bravestarr, Garfield, Catdog, He-man gibi başlıkların hepsi İngilizcede cartoon olarak bilinen çizgi filmlerdir. Dipnot olarak unutulmaması gereken bu çizgi filmlerin prodüksiyonu Amerikan stüdyolarında yapılmasına rağmen bazılarının animasyonunun Japon stüdyolarında gerçekleştirildiğidir. Peki çocukken henüz anime kavramını bilmeden izlediğimiz seriler yok mu ? Elbette var. Captain Tsubasa, Voltron, Saber Rider, Sailor Moon, Pokemon, Cobra: Space Adventure, Candy ve daha niceleri…

Anime çizgi film değildir!!!

coalgirls_serial_experiments_lain_04_1008x720_blu-ray_flac_260d7cf9-mkv_snapshot_03-14_2011-08-17_06-45-39

Karakter işleme yönteminden bahsedecek olursak…

Çizgi filmler, animenin yanından geçmeyi bırakın, aynı ortamda bile barınamazlar! Çizgi filmler belli başlı karakterleri bölümler boyu amaçlarını, detaylarını öğrenemeden, atıl kurt hızında bizlere sunar. Ne kadar izlesek de hep bir tatminsizlik yaşanır, bunun sebebi de izleyicinin karakterlerle tamamen bağdaşamamasıdır.

Anime serilerinde, hele ki bu seriler Naruto, Bleach ya da One Piece gibi uzun solukluysa, karakter derinliğinin dibinin delinip yeraltına doğru uzandığını görürsünüz. (editör: buralarda yazarımız çok güzel coşuyor)

Neredeyse her karakterin bugüne nasıl geldiğini anlatan öyküler detaylı bir şekilde gözler önüne serilir. Hemen örnek! Naruto serisinde Kabuto isimli yanlar yanı karakterin çocukluğuna dönen ve günümüzdeki karakterinin nasıl şekillendiğini anlatan süreç üç bölüm sürmektedir. Bu, elliden fazla karakterin barındığı bir animede tek bir karakter için ayrılan üç koca bölümlük orjin hikayesidir, bir de bunun daha ana karakterlere uygulandığını hayal edin…

Herhangi bir animede (herhangi!) kendinize yakın bir karakter bulamıyorsanız, belki de anime izlemek için doğru kişi değilsiniz.

Anime çizgi film değildir!!!

Bir diğer önemli fark ise tür zenginliğidir. Yazının başında bahsettiğim gibi çizgi filmlerde aksiyon, macera, komedi üçlüsü arasında sallanan yapımlar dışında bir tür görmeniz pek mümkün değildir. Animelerde ise iş değişiyor. Aksiyon, komedi, dram, bilim kurgu, gerilim, korku, romantizm,macera, bishounen, ecchi, fantezi, hentai, tarih, josei, shonen, dövüş sanatları, büyü, mecha, müzik, psikolojik, seinen, shoujo, spor, yaoi, yuri gibi türleri bünyesinde barındırır anime! (editör: yazarımız ecchi, yaoi, yuri demiş, hentai dememiş. onu da biz diyelim!)

Yahu, barmenlik üzerine yapılmış bir seri bile vardır! (Bkz. Bartender)

Artık yelpazenin genişliğini siz düşünün. Bu kadar geniş bir tür yelpazesi tabii izleyici aralığının da oldukça büyük olmasına sebep oluyor. 7’den 70’e tabiri anime için gayet geçerli. Herkese hitap edecek bir başlık bulmak mümkün.

Anime çizgi film değildir!!!

Naruto-Shippuden-640x360

“Yahu anime de işte çizgi filmdir!” cümlesi söylerken gayet basit bir şekilde dudaklardan çıkar. Ancak bunun, animeyi ne kadar yüzeysel bir süzgeçten geçirme zorlaması olduğunu fark etmek gerekir. Zaten izleyenler anime kelimesi içinde dünyaları barındırdığı için bunu başarmak da pek mümkün değildir.

Üzerine denemeler, karşılaştırma yazıları ve bir de tez yazıp, hayatımın da vazgeçilmez bir parçası haline getirdiğim animeyi buraya sığdırmam çok zor.

Elimden geldiği kadar çizgi film kavramıyla aynı potada erimeyeceğini anlatmaya çalıştım.

Mutlaka katılmayanlar olacaktır. Tekrar etmek istiyorum, benimki sadece gerçeği objektif bir şekilde sunma girişimimdir. Otaku olmamın verdiği subjektif rüzgarlar yazının belli yerlerinde karşınıza çıkmıştır, idare ediniz!

Ben animenin çizgi film olmadığı gerçeğini hayatımın sonuna kadar savunacağım ve aksini iddia edenlerle her zaman bir kahve eşliğinde yapıcı bir tartışmaya hazır olacağımı belirtirim. Başka sözüm yok hakim bey..!

Yazar

3 Yorum

  1. o kadar emek vermissin kimse yazmamis anime cizgi film degildir katiliyorum :’)

  2. Selamlar ANİME ÇİZGİ FİLMDİR NEDEN Mİ?
    Makaleyi okudum. Acayip derecede yanılıyorsun arkadaşım.Çizgi Film diyince aklına pepe ve caillou geliyorsa,arkadaşların sana çizgi film mi izliyorusn dediğinde kudurup çıldıran biriysen okuma yazımı boşa vakit kaybetmiş olursun.
    Animeler uzun solukludur ama çizgi filmler değildir,demişsin,YANLIŞSIN
    Samurai jack gayet uzun soluklu ve her bölüm kendi hikayesine bir şeyler katan bir seridir.
    ”Çizgi filmler genel olarak daha genç kitleleri hedef alan aksiyon veya komedi ağırlıklı serilerdir. Konu olarak aşırı derinlik beklemek yanlış olur, çoğu zaman devamlılık barındırmayan tek macera kafasında ilerler.”
    demişsin

    Çizgi filmlerin hepsi genç kitleleri hedef almaz.Çocuk çizgi filmleri hedef alır.Çizgi filmler kategorilere ayrılır.Bazısı yetişkin içeriklidir bazıları çocuklara yöneliktir.Rick and Morty yetişkin içeriklidir s*ks ve bir sürü küfür öğesi barındırır.
    Avatar: The Last Airbender da her bölüm hikayesine birşeyler katar.
    Total Drama,Voltron,Legend of Korra,Teen Titans
    Bunların her bölümü hikayeyi ilerletir.

    ”Yazının başında bahsettiğim gibi çizgi filmlerde aksiyon, macera, komedi üçlüsü arasında sallanan yapımlar dışında bir tür görmeniz pek mümkün değildir.’Animelerde ise iş değişiyor. Aksiyon, komedi, dram, bilim kurgu, gerilim, korku, romantizm,macera, bishounen, ecchi, fantezi, hentai, tarih, josei, shonen, dövüş sanatları, büyü, mecha, müzik, psikolojik, seinen, shoujo, spor, yaoi, yuri gibi türleri bünyesinde barındırır”
    demişsin ama bunlar zaten kategoridir.Çizgi filmlerin bir çok kategorisini de kaçırmışsın.

    ”Animeyi çizgi filmden farklı kılan en büyük özelliklerden biri çocuklara değil yetişkinlere de yönelik çok ürün barındırmasıdır.”
    Kesinlikle katılmıyorum.Bu dediğinin aynısı çizgi filmler içinde geçerlidir.Muhtemelen izlemedin ve bilmiyorsun zaten bilsen burda bunu yazacak kadar cahil olmazdın(yanlış anlama amacım hakaret etmek değil)
    ”Happy Tree Friends” adlı çizgi filme bi youtube’dan bak bence.İlk görüşün de sıradan bir çizgi film sanacaksın. Git bir bölümünü falan izle.Midesi kaldırmayacak adamlar tanıyorum.

    PEKİ O ZAMAN ANİME NEDİR?
    Anime aslında japonların yaptığı çizgi filmdir.Japon Çizgi Filmidir.Zaten animeye başka bir kalıp uydurman saçma olur değil mi?
    Çizgi Filmler dediğim gibi kategorilere ayrılır çocuk çizgi film,p*rno çizgi filmler,kısa çizgi filmler,Filmi olan çizgi filmler(Animasyon) ve bir sürü kategori arasında Japon çizgi Filmindedir Animeler
    Bahsettigin kategoriler ise animenin alt kategorileridir.

    ”Animeyi diğer animasyon türlerinden farklı kılan çok spesifik öğeler vardır. En başta çizim tarzı! Animelerdeki karakterlerin genelde uzun bacaklı, kısa torslu, kocaman gözlü, minik ağızlı ve rengarenk saçlı olmaları, Japon çizgi ve ilüstrasyon tarzını tümüyle yansıtmaları, farklı bir ilüstrasyon ve animasyon disiplininden evrilmiş olmaları… İzleyici için bu fiziksel özelliklerle karşımıza çıkar çoğu anime. Bu bile başlı başına animeyi farklı bir basamağa taşımaya yeter.”
    Bunun farklı bir basamakta olmasının da tek nedeni japon çizgi filmi oluşudur.Çizgi filmin bir kategorisi olduğu içindir.

    ”Çizgi filmler belli başlı karakterleri bölümler boyu amaçlarını, detaylarını öğrenemeden, atıl kurt hızında bizlere sunar. Ne kadar izlesek de hep bir tatminsizlik yaşanır, bunun sebebi de izleyicinin karakterlerle tamamen bağdaşamamasıdır.”
    Demişsin
    Samurai jack izlemedin galiba?Eminim ki izleyen herkes Jack ile duygularını paylaşmıştır.
    Veya Star Wars Clone Wars serisi.Orada ki Klon Trooperların verdiği kardeşlik duygusu beni alıp götürür.
    Bir örnek daha Generator Rex.Ailesinin peşinde olması bunu yaparken arkadaşları ile gelişen duygular.
    Diyeceğim o ki sen hayatında doğru düzgün çizgi film izlememişsin belli ki.
    Muhtemelen gerçek hayatında arkadaşların ve ailen sana ”Çizgi Film mi izliyon çocuk musun sen” diyip güldükleri için inkar etmeyi kendine görev bilmişsin
    Ama hayır,Çizgi film izlemekte hiçbir sorun yok.Bu senin kendi zevkin,eğlencen.Sen sevip eğlendikten sonra kim ne diyebilir ki?
    Bırak ne derse desinler.Animenin çizgi film olmasında hiç bir sorun yoktur.Hayatta istediğini izleyebilirsin.
    Bunda utanacak bir şey olmamasına rağmen utanmak veya karşıdakilere boyun eğip eğmemek senin elinde.

    • Metehan hayatımda gördüğüm en haklı kişi
      zaten çizgi filmler sadece çocuklar için yapılmış televizyonda oynayanlar değil
      Samurai Jack ve Star Wars Clone Wars verilebilecek en iyi örnekler

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.