Aklınıza Multiplayer FPS dediğimizde ne geliyor? Bizim aklımıza kum geliyor.

Evet, bildiğiniz kum. Belki yer yer biraz tropik ormanlar, bazı bazı dar koridorlar. Ama en çok askerler geliyor. Kamuflaj elbiseleri içerisinde, kasklarıyla, zırhlarıyla, M4’leri ve el bombalarıyla bir yerlere koşan askerler artık oyun dünyasında Multiplayer FPS denilen şeylerin sembolleri. Hayal gücümüz en kötü o askerleri kamuflaj giysilerinden çıkartıp uzay kıyafetleri içerisinde ücra gezegenlere yollayabiliyor. Düşmanların Arap değil de Arap aksanıyla konuşan gri uzaylılar olduğu, Nazi Almanyası değil de faşist bir diktatör tarafından yönetilen baskıcı bir gezegende geçen, yine “Lieutenant”/”Sergeant”/”Major” gibi titrlerimizin olduğu oyunlar hayal edebiliyoruz en fazla.

"grafikleri güzel diye aldık, göz gözü görmüyor!"
“grafikleri güzel diye aldık, göz gözü görmüyor!”

Sizi bilmiyoruz ama biz oyun dünyasının en çeşitli türlerinden bir tanesini bu denli sıkışık bir hayal gücü fakirliğine layık göremiyoruz. Biz Multiplayer FPS diyince aklımıza, aklınıza başka şeyler gelsin istiyoruz. Bu uğurda şu an oynayabileceğiniz en bi’ farklı, en bi’ Battlefield veya Call of Duty olmayan Multiplayer FPS oyunlarını listeleyelim dedik. Buyrun!

6.  Hawken

Listemize henüz tam bitmemiş bir oyunla başlayalım dedik. Hawken. Adhesive Games tarafından geliştirilen oyun neredeyse bir yıldır açık betada, fakat sona doğru hızlı adımlarla yaklaşıyor. Açıkçası yaklaşmasını da istiyoruz, zira Mechaların oyun dünyası tarafından unutulması bize bir süredir bir hayli abes geliyor. Olabildiğince gerçekçi, olabildiğince günümüz Multiplayer FPS’ler yerin dibine batsın, biz koca koca makinalarla geleceğe uçmak istiyoruz!

5. Brick Force

Minecraft’ı oynarken hiç “ulan keşke bir silahım olsa da şu creeper’lara geçirsem bir dilediğimce” demiş miydiniz? Creeper’ı yok ama Brick Force’un mantığı Minecraft’a çok dayalı. Küpleri üst üste koyup en sevdiğimiz multiplayer FPS haritalarını yaratmak neyse de, birinin hayal gücünün sınırlarını zorlayarak şekillendirdiği bir haritada deathmatch atmanın keyfi çok tazeleyici.

4. Primal Carnage

“Neden oyun dünyası olarak bu kadar korkağız, multiplayer FPS diyince sadece askerleri düşünebiliyoruz?” diye soracaksak, kusura bakmayın ama, bu sorunun içine bir de “Neden dinozorları düşünmüyoruz?” alt metnini eklememiz gerekiyor. Neden dinozor bazlı seriler Turok ile başlayıp, Dino Crisis ile bitiyor? Neyse ki Primal Carnage var. Üstelik dinozor da olabiliyoruz ulan!

3. Manastorm: Lust for Guts

Alt yazısı pek iç açıcı veya “havalı” olmayabilir, ama Manastorm’un konsepti yeterince taze. Elder Scrolls’daki büyü mekaniklerini aklınıza getirdiniz mi? Onları multiplayer FPS ortamına sokun. Bu kadar basit. Kusura bakmayın ama “Şimdi bir havaya atma büyüsü çakıp alev topu atayım” diye düşünmek varken rakiplerimizle savaşma yöntemimizin “kurşunu yakından sık” ve “kurşunu uzaktan sık” arasında kaldığı oyunlar gözümüze iyice bayat gözüküyor.

2. Chivalry: Medieval Warfare

Evet! Evet! Biz “modern” istemiyoruz, biz zaten sizin lise mezuniyet törenlerinizde kurduğunuz standlara başvurduktan sonra gidip savaşabileceğimiz savaşlarla ilgilenmiyoruz. Her gün televizyonda gördüğümüz, her sene üç farklı yeni filmini izlediğimiz çöl savaşları bizi pek enterese etmiyor. Orta çağ? Oh evet bebeğim, bu zaman dilimine kaçıp, zırhlarımızı kuşanmak bizi bir hayli enterese ediyor. Oyun bu oyun! Bu kadar da “şimdi”, bu kadar da “gerçek” olmak zorunda değil! Bir döneme ayna tutmak gibi bir derdiniz yok, eleştirmediğiniz de kesin. O zaman koyun beni bir Orta Çağ senaryosunun içine, bırakın en azından bir şeylerden kaçabileyim.

1. Gotham City Impostors

Tüm bu yazıya ilham veren oyun. İki takım, biri Batman’e özenen, diğerleri de Jokere özenenler. İkisi de ölesiye, saçma sapan ortamlarda, gerçekçilikle alakası olmayan silahlarla kapışıyorlar. Bir multiplayer FPS’nin iyi olması için gereken her şey burada; ama daha fazlası da var. Bir oyuna ilk defa bakıp, bizi diğer tüm oyunları oynamaya iten şey. O bağımlılık yapan saf eğlence duygusu. Yeni bir şeyi tecrübe ettiğine dair gelen o his. Gotham City Impostors, iyi ki varsın ve iyi ki bi’ Battlefield ya da bi’ Call of Duty değilsin!

Yazar

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.