Arthenda Games ile röportaj yazılarımın ilkinde stüdyoyu oluşturan çok değerli insanları, ilk oyunun ortaya çıkışını ve taze bir oyun stüdyosu olarak çeşitli tecrübelerini öğrenmiştik. Bu yazıda ise röportajın eZone Transporters‘ı geliştiririrken yaşananlar hakkında konuştuklarımızı aktarıyoruz.

Biz derken, tekil röportörünüz olan ben şahsen kendimden bahsediyorum tabii ki.

Bölüm 2: eZone Maceraları

Arthenda_Games

Belen ve Buğra’nın çalıştıkları şirketten ayrıldıktan sonra bir boşluğa düştüklerinden bir önceki yazıda da bahsetmiştim. Bununla birlikte halen okula devam etmenin getirdiği bir hafiflik olduğunu da inkar etmiyorlar. eZone projesi de böyle bir boşluk ve hafiflik anında, bir kafede otururken ortaya çıkmış zaten. “Çok kör başladı.” diyor Belen, “Buğra ile bir kafeye oturduk. Bir oyun fikrinden bahsetti, onu da böyle tartışırken ben bir şey ekledim Buğra bir şey ekledi filan – o şekilde gelişti her şey. ‘Bunu yapar mıyız? E yaparız!’ dedik.”

Ardından bir heves oyunu geliştirmeye başladıklarından, her şey çok plansız ilerlemiş zaten. Döküman yok, plan program yok, ama çabucak bir yığın görsel çıkmış ortaya; sonlara doğru da oldukça pişman olmuşlar. Buğra süreci anlatırken hep “sonradan toparlaya toparlaya” ilerlediklerinden bahsediyor, ve ekliyor “Ekip iyi olunca hem eğleniyorsun hem yapıyorsun zaten.” Yaparak öğrenmeye oldukça hevesli bir takım Arthenda. Oyun yapmış olmayı değil, yapıyor olmayı seviyorlar.

Anlatı dediğin.

Süreçle ilgili bir iki soru daha sorduğumda, hikayeyi oluşturmanın ilk fikirden öte neredeyse bütün oyunu belirlediğine dikkat çektiler. Neredeyse her şey doğrudan senaryoyla uyumlu üretilmiş, hepsini hikayeyle birlikte götürmeye çalışmışlar. Ortam, arkaplan, karakterler, görseller – tümü üçlünün birlikte ortaya çıkardığı öykünün bir parçası. Projenin baştan sona ne kadar sürdüğünü de ilk kez konuşmanın bu noktasında öğreniyorum. İnsanlara onbeş aylık bir süreçten bahsedince beklentinin yükseldiğinden ve gerçekçilikten uzaklaştırığından dert yanıyorlar, “Biz hiç o beklentiye girmeden bir şeyler yapmaya çalışıyoruz, öğrenerekten devam ediyoruz oyunu yapmaya.” diye de ekliyorlar.

eZone_Transporters

Bunun üzerine küçük bir takım olarak oyun geliştirmenin iyi kötü yanlarından bahsetmeye başlıyoruz, ama çok geçmeden Buğra sazı eline alıyor: “Geniş bir ekip altında çalışırsın, sadece 3D görevin vardır onu yaparsın. O oyun beş ay da sürse onbeş ay da sürse çok bir önemi yoktur senin için, sen görevini yapmışsındır. Ama kendin bir ekip olup bir şey yapmak istediğin zaman, her türlü şeyi – sadece oyun yapmayı geçtim, ekibi yönetme, gidip bir yere sunum yapabilme, ofiste toplanmadan çalışabilme, hepsini öğreniyorsun.” Ardından da grup olarak niyetlerini kısaca özetliyor: “Amacımız düzgün bir şey yapalım, öğrenerek yapalım, öğrendiklerimiz doğru şeyler olsun. O anlamda bakınca onbeş ayı çok da uzun görmüyorum.”

1 2
Yazar

Oyun tasarlar, yazar, garip sesler çıkarıp müziğini yapar.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.