Merhabalar, merhabalar.

Türkçe edebiyatın okuması belki de en keyifli adamı Oğuz Atay’ın, okuması en keyifli öyküsüdür “Ne Evet Ne Hayır”. Derginin Güzin Abla köşesine sürülmüş şuursuz ve kafası karışık bir yazarın, daha da şuursuz ve kafası karışık biri tarafından gönderilen mektubu bize anlatmasından ibaret olan öykü, en can alıcı yerinin tam ortasında, muhteşem bir noktada, muhteşem bir cümle içerir:

Ben bu adama karşıyım.

Ben de hep bu adama karşı olan ergenesk ruhlu bir insanevladı olarak, bu isyankar cümleyi her zaman gönlümün bir köşesinde sakladım. Böylesine yoğun bir tepkiyi açık açık ve bu kadar sakince ifade etmekteki zen hissini hayatıma yaydım. Ya da en azından hoşuma gitti işte, o yüzden bu köşeyi böyle isimlendirmek istedim, şimdi de aslında çok anlamlı bir isimmiş izlenimi vermek için kıvırdıkça kıvırıyorum. Sen karar ver.

bbakwide

Ben Doğaç, oyun tasarımı heveslisi, uzatmalı sosyoloji öğrencisi, ve oyun müzikleri bestecisiyim. Çok sevgili Geekyapar.com ekipleri tarafından cüzi bir miktar karşılığı buraya davet edildim. Beni merak ediyorsanız websiteme bakabilir, akıl sızıntılarımı merak ediyorsanız twitterdan taciz edebilir, laflarımla ilgileniyorsanız ben bu adama karşıyım‘ı takibe devam edebilirsiniz.

Vakit buldukça bu köşede hep birlikte oyunların bu adama karşı nasıl şeyler başarabileceğiyle ilgili kafalar yorup, herkesin yaşam boyunca farkında olmadan oluşturduğu otomatik anlatıların oyun mecrasındaki kişisel deneyimden faydalanma potansiyeliyle ne de güzel paralellikler kurduğunu anlamaya çalışacağız. Umarım umarsız yazım tarzımla eğlendirmeyi ve kaydadeğer tartışmalar ortaya çıkarmayı becerebilirim. Yarın ilk yazıda görüşmek üzere.

Okuduğunuz için çok teşekkür ederim postacı sana.

Yazar

Oyun tasarlar, yazar, garip sesler çıkarıp müziğini yapar.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.