Orjinal dizide bu hafta! USS Enterprise güvertesinde kılık değiştiren hipnotik yaratık korku saçıyor! Aynı zamanda bu bölüm, Turist Ömer Uzay Yolunda filmi ile birebir aynı olan bölüm!

startrek_s1e1_mantrap_00

Orjinal Seri Rehberi Hakkında:

Naber okur? Şimdi sen “Dizinin üzerinden geçmiş 50 sene, siz şimdi bölüm rehberi filan, hayırdır kardeş?” diyorsun. Deme. Star Trek The Original Series, kısaca TOS, 66’da yayına başlayıp, 3 sezon yayında kalıp, 80 bölümüyle dünyayı değiştirmiş bir dizidir. Türkiye’de de ciddi bir Star Trek bilmezliği var. İstedik ki Star Trek’in bütün dünyasını izledikçe yazalım, yazdıkça canınızı çektirelim. Bu rehberi yazarken biz de bölümlerle ilerleyeceğiz, yani yazdığımız kadarında ne varsa o. Star Trek evrenindeki başka olaylardan, zamanlardan, yerlerden bahsetmeyeceğiz. İstiyoruz ki, bu evren her bölümüyle büyüdükçe, sen de evrenle beraber büyü. Haydi, sonsuzluğun bilinmeyen ufuklarına!

Orjinal Dizi – Sezon 1 Bölüm 1 – “The Man Trap”

Yayın Tarihi: 8 Eylül 1966
Senaryo: George Clayton Johnson
Yönetmen: Marc Daniels
Tarih: Uzay Yılı 1513.1 – Dünya Yılı 2266

Bölüm, bilmediğimiz kırmızı bir gezegenin yörüngesinde uçan tanımadığımız, hadi yalan söylemeyelim, HİÇ Star Trek izlememiş olsanız bile USS Enterprise’ı tipinden tanırsınız, o yüzden simaen tanıdığımız bir uzay gemisi ile başlıyor. İlerleyen haftalarda abimiz gibi seveceğimiz Kaptan Kirk’ün sesini ilk kez duyuyoruz. Uzay yılını 1513.1, gezegenin adını M-113 olarak verdikten sonra, Mister Spock’u görüyoruz. Rahmetli Leonard Nimoy’u iç geçirerek anıyoruz.

Kumanda Mr. Spock’ta. Kaptan Kirk ve Doktor McCoy, rutin bir görev için M-113 gezegenindeler, Profesör Crater ve eşi Nancy Crater’ı muayene edecekler. Bu arada Kirk ve McCoy’un yanında bir eleman daha var, ancak kaptan ismini okumadığına göre ömrü uzun olmayacak, samimi olalım! Bu arada Kaptan Kirk, McCoy’a takılmak peşinde, anlaşılan Nancy, doktorun eskiden sevdiği bir kadınmış. McCoy tabi doktor adam, okumuş, mürekkep yutmuş. Kaptan’ın bilimum dallamalıklarına “Biz senin gibi rüşvetle iş bitirmiyoruz aslanım, yürekten seviyoruz” diye vuruyor cevabı. İnceden de heyecan var, 10 yıl öncesinden aşık olduğu kadın tabi.

startrek_s1e1_mantrap_01
McCoy’un şuradaki bakışı, bugün Ron Swanson tarafından yaşatılıyor!

Bölüm az ilerleyince Doktor’un kalbini çalan Nancy çıkıyor ortaya, “1960’lardaki güzel kadınlar keşke şimdi de olsa” dedirten bir güzelliği var. Gerçi bu bütün seri boyunca çok söyleyeceğimiz bir şey olacak. Bu noktada işler karışıyor, çünkü üç erkek de Nancy’e baktıklarında bambaşka bir kadın görüyorlar.

İsimsiz mürettabatın ismi Darnell imiş, Kaptan “Hayırdır delikanlı, baktın kaldın kıza?” deyince Darnell hayvanı “Kaptan, Wrigley’s Pleasure Planet da tanıştığım bir kıza çok benziyor da” deyiveriyor. Buradan iki şey öğreniyoruz. Bir; yıl olmuş 2266, kerhaneler gezegen olmuş. İki; Darnell denilen dallama tam bir ayı, evli kadının suratına karşı “fahişeye benziyor” diyor. Senin başına bir iş gelecek ayı Darnell, dur sen hele. Zaten o noktada Kaptan da, Doktor da ağzının payını veriyorlar bu şerefsizin. Çocuk dışarı çıkıyor. Daha tuhafı, az sonra bu Nancy ve Darnell baş başa karşılaşıyorlar dışarıda, Nancy çocuğa açık açık iş atıyor… Bak şimdi?

Derken, televizyon tarihinin en ünlü jeneriği geliyor karşımıza: Space: the final frontier. These are the voyages of the starship Enterprise. Şimdi anlıyoruz işte diziyi, yıldızgemisi Enterprise 5 yıllık bir keşif yolcuğulunda, insanların hiç bilmediği ufukları keşfetmek niyetinde. Daha önce kimsenin gitmediği ufuklara, cesaretle yol alıyorlar. Haydi bismillah!

startrek_s1e1_mantrap_03
Senin o şekline kurban be Enterprise!

Jenerikten sonra Profesör Krater de çıkıyor ortaya, bir uzay dizisi için son derece orjinal seçilmiş soyadının ezikliğini yaşamıyor. McCoy ve Kaptan’a ayar koyuyor bir de, “Basın gidin buradan.” diyor. Halbuki aslanım, son maçlar ne oldu, sigaraları var mı, iki el tavla dön, insana hasret kalmadın mı sen burada tek karın ile başbaşa? Bir numaralar var, belli. Belli anam belli, baksana saçı başı dağılmış. Bir de “Tuz istiyoruz” diyor manyak, tuz isteyeceğine önce bir bardak su ikram et, bir çay koy, uzaydan gelmiş adamlar…

McCoy ve Kaptan’ın karnı artisliklere tok. Kurallar bunu gerektiriyor deyip işlerine koyuluyorlar. Profesör muayenesini olurken hep beraber Profesörün karısını övüyorlar, ki artık ne desem bilemedim, Profesör de bir anda yumuşuyor, o da elin adamlarına karısını övüyor, bu adeta bir Mister Cingılbört anı, dışarıdan gelen bir çığlık ile bölünüyor.

startrek_s1e1_mantrap_05
“ne yuttun sen? aç ağzını, aç!”

Darnell adı verilen dallama mürettebat ölmüş, yüzünde tuhaf lekeler var, Nancy de yanında. Darnell’in ağzından bir lokma bir şey çıkıyor, Kaptan Kirk şüpheleniyor. Profesör tayfanın bilmediği bitkiyi yediğini söylüyor, Kaptan sinirli, Nancy’i sıkıştırıyor. Nancy “Ay başım” ayaklarına yatıp kurtuluyor. Turist Ömer Uzayda’yı izledik biz Nancy, yer miyiz be? Kaptan ve Doktor rahmetlinin bedeni ile gidecekken Nancy tekrar tuz soruyor. Bu tuzdan çıkacak bir numara…

startrek_s1e1_mantrap_06
“like a boss”

Bu arada gemiye bağlanıyoruz, gemide iletişim subayı Uhura, inceden İkinci Kaptan Mr. Spock’a yazıyor mu, yoksa canı mı sıkılmış tam emin değiliz ancak Spock cool duruşunu hiç bozmuyor. Ardından bir ölüm haberi geliyor, Spock yine hiç cool tavrını bozmuyor. Bu arada McCoy ve Kaptan, rahmetli dallama üzerinde testler yapmış, ne zehirli bitki izi var, ne de başka bir sıkıntı. İyice şüpheler artıyor ama McCoy hala Nancy’nin güzelliğinde, Kaptan sert çıkıyor, “Başlarım kadına, bu adamı ne öldürdü bana onu söyle” diye. Kaptan da bu ölü dallamayı pek sallamıyor bence ama merkeze rapor etmesi lazım, bürokrasi tarafını düşünüyor.

Bir sahne sonra, gemimizi Corinth IV isminde bir üsten arıyorlar, Kaptan Jose Dominguez, kırmızı biberleri neden gecikmiş onu soruyor. Ya da Kaptan Kirk, Jose sırf Meksikalı diye anca biber sorar diye düşünüp pis pis geyikler yapmak peşinde. Arayan Karadenizli bir kaptan olsa hamsi esprisi yapacaktı belki… Belki adam petrol soruyor, sağlık malzemesi soruyor, ne bileyim oksijeni bitmiş oksijen soruyor. Kirk hala biber esprisi peşinde. Bu Kirk inceden pis bir adam mı yoksa lan?

startrek_s1e1_mantrap_08
hayda…

O arada McCoy’dan interkom geliyor, rahmetlinin vücudundaki BÜTÜN TUZ çekilmiş gitmiş. Haliyle seyirci, Kaptan, McCoy herkes şüpheleniyor. Ekibi toplayıp tekrar gezegene iniyorlar, Nancy ortalıkta yok ama profesörü sorguluyorlar tuz hakkında. Kaptan ölüm sebebi anlaşılana kadar ikisini de gemide tutmak istiyor ama o arada profesör kaçıyor, Nancy’i arayan mavililerden birini ölmüş buruyor. Nancy bu arada sarılıyı da öldürmüş, işlerin sarpa sardığını anlıyor, öldürdüğü tayfanın görünümünü alıp Kaptan ve Doktor ile gemiye dönüyor.

Bundan sonrası gemide karambol. Spock ve Kaptan geminin tarayıcıları ile gezegeni incelerken, Green görünümlü Nancy ordan oraya gezip, tuzlara, kadınlara, adamlara askerden yeni gelmiş azgınlığı ile bakıyor. Herkes hafif şüpheleniyor, hafif sallamıyor. Sulu’yu ilk kez görüyoruz, Muppet Show’dan ödünç alınmış bir bitki besliyor, bitki Green/Nancy’i kaçırıyor. Öte yandan Uhura ile zenci görünümlü Nancy konuşuyorlar, Uhura Shawili’ymiş, onu öğreniyoruz. Koca gemide de kimse yaratığa “Ne ters ters bakıyorsun lan lavuk” demiyor, ileride medeniyet var, belli.

startrek_s1e1_mantrap_09
“el mi lan o?”

Nancy, tekrar Nancy görünümüne girip McCoy’un odasına gidiyor, Doktor’a uyku ilacı içirip, McCoy kılığında ortalıkta gezinmeye başlıyor. O arada Kirk ve Spock gezegende, profesörü yakalamak peşindeler. Profesör iyice kafayı kırmış olacak ki iki eğitimli subaya ateş ediyor. Seni bitirirler profesör, sen napıyorsun aslanım? Fazerlerini bayıltmaya ayarlayıp, profesörü yakalıyorlar, Green’in de vücudunu bulduklarında anlıyorlar ki gemiye götürdükleri adam Green değil. Diğer yandan da yaratığın hipnotik bir durumu olduğunu fark ediyorlar, o yüzden milletin üzerine yürüdüğünde kimse “Hoşt” demiyormuş.

startrek_s1e1_mantrap_10
“gaz kaçağı mı kaptan ahı ahı ahı” “bunu uzay boşluğuna atın”

Profesör yakalanınca bülbül gibi şakıyor, “Yav o aslında benim karım değil, şekil değiştiren bir yaratık. Karımı öldürüp kılığına girdi, ben de tam bir g.doş olduğumdan buna laf etmedim” falan filan dökülüyor ortaya. “O bana yarenlik ediyordu, ben ona tuz veriyordum” diyor “O türünün son örneği, Dünya’daki bufalolar gibi” diyor. Profesör, sen nasıl bir adamsın? Senin karını öldürüp yerine girecekler, sen de bufalo cinselliği peşinde 5 yıl bir yaratık ile yaşayacaksın, bir de yaratığı savunacaksın… Batı’nın kötü ahlakı uzayda!

Sonrasında gemide bir toplantı sahnesi var, tepsi taşıyan kızdan, Profesör’e, Kirk’e, Spock’a, McCoy görünümlü yaratığa kadar herkes aynı masada. McCoy görünümlü yaratık ve Profesör bir başlıyorlar yaratığı övmeye, “Vay şöyle iyi yaratık aslında, vay verelim tuzunu gitsin, iyi adam tanısanız” filan, görmeniz lazım. Kirk ve Spock yemiyorlar tabi, hatta bir sinir geliyor bunlara. Profesör bu sefer de “Aslında sadece tuz değil, sevgiyle de besleniyor yaratık” diye açılıyor. Karısını öldüren yaratık ile nasıl bir aşk yaşamış bu adam? Kaptan da aynı lafları söylüyor. Profesör yardıma yanaşmayınca Mr. Spock “doğruluk serumu” kullanmayı öneriyor.

startrek_s1e1_mantrap_11
Vulcan dilinde “…tir lan” demek

Bak dikkat edin daha ilk bölümden lazer silahları, bayıltıcılar, ışınlanma, doğruluk serumları, her şey var, gelecek süper. O arada yaratık McCoy, Profesör‘ü emiklemiş, Spock’un da kafasına vurmuş sopayı. Spock uzaylı olduğu için emiklenmeden kurtulmuş. Nancy kadın görünümüne geçip McCoy’un yanına koşuyor, “Kurtar beni yiğidim, öldürecekler beni” diyor. McCoy uyku sersemi tabi, sevdiği kadını kurtarmak peşinde. Mücadele ederken Kirk silahını kaybediyor, yaratık Kirk’e saldırıyor. Spock yetişiyor, “Vur doktor, vursana” diyor, halbuki McCoy aşık, sıkamıyor silahı. O vakit SpockNancy olsa buna dayanır mıydı?” diye çift elle tokat atarak girişiyor Nancy’e, izlemeniz lazım! Nancy elinin tersiyle vurunca Spock uçuyor. Bir anda yaratığın gerçek yüzünü de görüyoruz.

startrek_s1e1_mantrap_13
“hüloouuğğğ”

İşte yıllardır o hayvan Profesör‘ün koynuna giren yaratık bu. Kimseyi yargılamıyoruz ama, bu ne be profesör? Sen ne yaptın be profesör? Ah be profesör… Neyse ki McCoy yaratığın gerçek yüzünü görünce çekiyor tetiği, vuruyorlar yaratığı, beş ölüm ve bol bol dramanın ardından bölüm nihayete eriyor.

Bölüm sonunda herkesde bir buruk durum. Hem ölü arkadaşlarına üzülüyorlar, hem de bir keşif gemisi olarak bilinmeyen yaratığı öldürmenin hüznü var herhalde. Kaptan Kirk, Jose’ye yetiştireceği biberler yerine bufaloları düşünürken bölüm kapanıyor.

Bölüm Sonrası Notları

Star Trek’e hoş geldiniz! “Bu nasıl bilimkurgu lan?” diye düşünenler çıktı aranızdan muhtemelen. Bütün dizi böyle değil,  tek bölüm ile efsane olunmuyor. Daha neler neler göreceğiz. Zaten Trekciler arasında ciddi bir tartışmadır, “Trek izlemeye Man Trap’den başlamalı mı, başlamamlı mı?” sorusu. Diyeceğim şu ki, 2015’lerin gençleri için, 60’larda çekilmiş dizinin her bölümü çok yabancı olacak zaten, artık ha bu bölüm olmuş ha başka bir bölüm.

startrek_s1e1_mantrap_12
senin canın sağolsun be spak <3

Bu bölümün yazarı George Clayton Johnson, o da başka bir efsane olan The Twilight Zone’un en süper yazarlarından birisi, ancak “haftanın canavarı” ve “ahlaki dersler” tadına daha yatkın bir kalemi var. Gelecek bölümlerde de yalnızlık, aşk, sevgi, yaratıklar ve bilinmez dizinin sürekli bir parçası olacak ancak farklı şekillerde işlenecek.

Diğer detaylar, “Işınla bizi Skati” cümlesinin meşhur Scotty’si bu bölümde yok. Yalnız, 1960’ların Amerikası için iki tane inanılmaz, akıl almaz devrim var. Birincisi, zenci bir kadın dizide rol sahibi, üstelik köle, hizmetçi falan değil, iletişim subayı rolünde. İkincisi, dizide Asyalı bir aktör var ve çirkin aksan ile konuşmuyor, karate filan yapmıyor. Çinli gördüğümüzde “Çin Çan Çon” demeyi memleketçe azaltalı 10 yıl filan oldu en fazla, Star Trek’in bu açıdan ne kadar zamanın ilerisinde olduğuna dikkatinizi çekerim.

Son olarak, bu bölüm, karakterlerin isimlerine kadar Turist Ömer Uzay Yolunda ile aynı. Bu yazının üstüne bir de Turist Ömer rehberi patlatmak lazım, bunu seyir defterime not düşeyim. Çoğumuz Turist Ömer izledik eminim ama çok azımız bu bölümü biliyoruz.

startrek_s1e1_mantrap_14
o kadar birebir kopyası ki, o devir kim star trek’i böyle güzel izledi ve kopyaladıysa helal olsun be mister spak!
Bu Bölüm Nelerle Tanıştık?

Kirk, Spock, McCoy, Uhura, Nancy, Sulu

Işınlanma, Fazer, Bayıltma Ayarı, Seyir Defteri, Yıldız Tarihi

M-113 Yaratığı   

Yazar

Türkiye'nin ve dünyanın en büyük bileklik şeker üreticisi, sucuk distrübütörü, prodüksüyon şeysi ve maydonoz fatihi.

5 Yorum

  1. alp demirkabız Cevap ver

    izleyim dedim yav arkadaş her yandan ses geliyor cıv cıv cıv kafa beyin bırakmadı akşama kadar yav

    • Alp, şu konya dublaj yorumunla beni benden aldın, helal olsun 😀 O bölüm de geliyor, az kaldı.

  2. Eline emeğine sağlık, müthiş bir yazı olmuş. Ben bu sezonu bu yaz bitirdim. 2.sezona da başlamıştım ama dizi bölümlerinin uzunluğu ve sezonda bu kadar bölüm olması değişik geldi. Döneme mi özgü bilemeyeceğim. Hani 3 sezon sürdü kısa sürdü gibi sözler bu sebeple çok yavan kalıyor. Breaking Bad’in sezonlarına bedel kadar süresi var dizinin neredeyse o yüzden sorun olmuyor. Zaten hikayenin sünmesi gibi bir sorunları da yok çünkü format olarak olaylar bölüm içerisinde yaşanıyor ve bitiyor. Arka plan hikayesi yok, o yüzden bölüm bölüm takip etmek yerine rastgele bile izlenebiliyor. Bazı bölümler aşırı politika ve felsefe içeriyor, o bölüm eleştirilerini de zevkle okuyacağım.

    • Eyvallah, moral oluyor bunlar. 50 dakikalık dizi tekrar izleyip bir yazı çıkartmak 2.5 saat alıyor en az, hayret ettim! 🙂

  3. Mustafa Bayraktar Cevap ver

    İyi bir eksikliği kapatacak o kesin. Devamı gelir umarım. Ancak yazının mizah dozunu biraz ayarlasanız fena olmaz.
    O dönem ki olanaklarla şimdiyi kıyaslamak. Öngördükleri teknolojileri ve toplumsal dinamiklere daha fazla yer vermek daha iyi olacaktır.
    The Next Generation, Voyager, Deep Space 9 ile ilgili yazılarıda bekliyoruz.

    Ellerinize sağlık

Leave a Reply to Raşit Kaya Cancel reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.