Çok net konuşuyorum, zira net konuşmakta da bir beis görmüyorum: Star Trek Discovery beni net heyecanlandırıyor. Eğer kendisiyle henüz detaylı tanışmadıysanız, bir yandan dizinin neden bilim kurgu dünyasının başına gelen en heyecanlı şeylerden biri olduğunu anlatmaya çalışayım, bir yandan da dizinin genel hatlarıyla bir portresini çizip, esas haberimizi vereyim. Anlaştık mı, iyi mi bu plan? O hâlde ben şimdiden gazımı tasvir etmeye başlıyorum.

Evveliyatla, dizi bir Star Trek dizisi. Bilmeyenler için, bilim kurgu dünyasının açık ara en önemli markalarından biri olan Star Trek hayatına bir dizi olarak başlamıştı 60’lı yıllarda. Ardından başarılı bir film serisine evrilmiş, peşinden de başarılı başka diziler getirmişti. Bunların hepsini de efektlerin çok da kuvvetli olmadığı yıllarda yapmıştı üstelik. TV’ye dev bütçeler ayrılamıyordu, Kaptan Kirk de o yüzden peluş uzaylılarla dövüşüp, sevişiyordu. Üstelik dizinin zamanından öte olmasını sağlayan tek şey efekt beklentisi de değildi, eşitlik, sosyal adalet gibi o dönem ütopik kavramlar da çok önemliydi dizide.

Star-Trek-Discovery-5

Bir de, dizinin başında Pushing Daisies, Hannibal gibi vizyonlu işlerin yaratıcısı Bryan Fuller var. Haber olmasının sebebi de bu zaten. Filmlerin yarattığı paralel dünyada değil, esas dizinin evreninde geçecek olan Discovery ile ilgili müthiş bir detay paylaştı Fuller bizlerle. Buna göre, diziyle aynı adlı geminin maceralarını takip edecek dizi, Fuller’ın bırakıtğı ipucundan yola çıkarsak, orijinal Star Trek’in öncesini konu alacak. Fuller bunu “geminin kod numarasına bir bakın isterseniz” diyerek işaret etti, Enterprise’ınki NCC-1701, Discovery’ninki NCC-1031 olunca, malumun ilanı kaçınılmaz oldu.

Peki bu neden önemli? İki sebepten: Star Trek: TOS ütopik bir gelecekte geçiyordu. Discovery ise muhtemelen o ütopik geleceğe ulaşmayı konu alacka. Böylece orijinal serinin döneminde söylenmesi çok da gerekmeyen adalet kavgasının nasıl verilmesi gerektiği, ne gibi fedakarlıklarla oraya ulaşılabileceğine dair şeyleri ele almış olacak; hem de biraz daha büyük ölçekte çatışma gösterme imkanına erişecek. Bu da daha kitlesel bir iş, daha uzun soluklu bir dizi demek. Yani, dev heyecanlıyız demiş miydik ya? Dev, dev!

Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.