Zaman Çarkı hype trenimize başladığımız günden bu yana uzun bir yol kat ettik. Evrenin yaratılışından itibaren anlatmaya başladığımız hikâyeler; Mavi Ajah’tan Moiraine Sedai’nin, İki Nehir’e gelmesiyle başlayan olaylar silsilesine kadar getirdi bizi. Bu yolculuk sırasında İki Nehir’den yola çıkan yedi kişilik kafilemizin altı üyesini yazı dizimize konuk ettik. Geriye son ve en önemli karakterimiz; Car’a’carn, Caramoor, Şafakla Gelen, Yenidendoğan Ejder Rand Al’Thor‘u anlatmaya başlıyoruz.

Zaman Çarkı döner, çağlar gelir ve geçer, efsaneleşen anılar bırakır. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran çağ yeniden geldiğinde, mitler bile unutulur. Bir Çağ’da, kimilerine göre Üçüncü Çağ’da; henüz gelmemiş, çoktan geçip gitmiş bir Çağ’da, Geekyapar’da bir yazı yükseldi. Yazı, başlangıç değildi. Zaman Çarkı dönerken ne başlangıçlar ne de bitişler vardır. Ama yine de bir başlangıçtı.

Aiel Savaşları’nın son yıllarında, Parlak Duvarlar muharebesi sırasında Ejderdağı’nın yamaçlarında doğan Rand, annesini daha doğarken kaybeder. Tıpkı annesi gibi bir Aiel savaşçısı hatta tarihteki en genç klan lideri olan babası ise biricik eşinin ölümü yüzünden duyduğu üzüntüyle kendisini Afet’e vurur ve burada Trolloclarla savaşırken can verir. Annesi ile aynı savaşın karşıt taraflarında savaşan Tam al’Thor, Rand’e sahip çıkar ve onu doğup büyüdüğü topraklar olan İki Nehir’e götürür.

Savaş sırasında tanıştığı biricik eşi Kari al’Thor ile birlikte bu kızıl saçlı, güzeller güzeli bebeği büyüten Tam, savaş günlerinden uzakta huzurlu bir aile hayatı yaşamaya başlar. Fakat bu mutlu aile tablosu, Tam’in eşi Kari’nin genç yaşta hayata gözlerini yummasıyla birlikte son bulur. Hayat arkadaşı öldükten sonra başka hiç kimseyle evlenmeyen Tam al’Thor’un tek tesellisi, daha beş yaşına gelmeden ikinci kez annesiz kalan Rand olur.

İki Nehir’de oldukça sıradan bir hayatı olan Rand günlerini, babası Tam ile çiftlikte çalışarak ya da dostları Perrin ve Mat ile birlikte eğlenerek geçirir. Mat’in ele avuca gelmez ve Perrin’in sessiz kişiliğini tam anlamıyla dengeleyen Rand, oldukça dengeli bir arkadaş ortamının parçası olur.

Bel Tine şenlikleri sırasında yaşanan Trolloc saldırısına; babasıyla birlikte olan Rand, Emond Meydanı’ndan oldukça uzakta yakalanır. Moirane ve Lan, İki Nehir’i korumak için canını dişine takarken Rand ve Tam, Trolloclar’la tek başlarına yüzleşmek zorunda kalır. Hayatında ilk defa gördüğü bu korkutucu canavarlar yüzünden dehşete düşen Rand; bütün hayatı boyunca çiftçilik yaptığını zannettiği babasının, balıkçıl kabzalı bir kılıçla Trolloclar’la savaştığını görünce ikinci kez şok geçirir.

Tam al’Thor ise üzerine gelen bu yaratıklarla tek başına savaşırken yaralanır ve Rand, onu Nynaeve’e yetiştirmeye çalışırken sayıklamaya başlar. Bu sayıklamalar sırasında Tam, Rand’i ilk bulduğu günü anlatır ve onun kendi çocuğu olmadığını ağzından kaçırır. Bir gün içerisinde bu kadar fazla yeni bilgiye maruz kalan Rand, hayatının huzurlu günlerini bilmeden geride bırakır.

Diğerleri ile birlikte İki Nehir’den ayrılan Rand’in yolu, önce Baerlon’a daha sonra ise şimdiye kadar hiç görmediği kadar büyüklükteki bir şehir olan Caemlyn’e düşer. Rand’in hayatı için dönüm noktası sayamayız ama bu iki şehirde karşılaştığı insanlar, Rand’in hayatında İki Nehirli dostları kadar büyük bir önem taşır. Baerlon’da Min Farshaw adında bir kadınla tanışan Rand, Caemlyn’de gezerken yanlışlıkla Elaida Sedai, Kraliçe Morgase, onun çocukları Gawyn, Galad ve Elayne ile tanışır.

İnsanların gelecekleri hakkında bilgi verici görüler gören Min, Rand’e baktığında “Bir kılıç olmayan, defne yapraklarından bir taç olan bir kılıç, bir dilenci asası, kumlara su döken sen, kanlı bir el ve kor beyaz bir demir, senin içinde bulunduğun bir tabutun çevresinde üç kadın, kanla ıslanmış siyah kaya” görürken, Kızıl Ajah’ın bir üyesi olan Elaida Sedai: “Tüm dünyaya acı ve bölünmüşlük gelecek ve bu adam onun ortasında duracak.” diyerek Rand hakkında kehanette bulunur.

Kâbuslarından elde ettikleri bilgiler doğrultusunda Yolkapısı’ndan geçerek Dünya’nın Gözü’ne giden Moirane Sedai ve ekibi, burada önce Someshta isimli bir Yeşiladam ile daha sonra da Aginor ve Balthamel isimli iki Terkedilmiş ile karşılaşırlar. Terkedilmişler tüm İki Nehirliler’i bozguna uğratırken ayakta kalan tek kişi olan Rand, dostlarını kurtarmak için Saidin’e uzanır ve yönlendirerek Aginor’a saldırır. Bu saldırıdan sonra hayal mi gerçek mi emin olamadığı bir yerde Karanlık Varlık olduğunu sandığı biriyle konuşan Rand, yine Tek Güç’ü kullanarak onu öldürür. Ya da en azından Rand böyle olduğunu düşünür.

Yaptığı saldırının ardından Dünyanın Gözü’ne geri dönen Rand, arkadaşlarının sağlıklarından şüphe ederek hemen onların yanına koşar ve hepsinin iyi olduğunu teyit eder. Moiraine Sedai ise Rand’den yaşanan her şeyi anlatmasını ister. Rand, Aginor’u Saidin kullanarak alt etmesiyle başlayan olaylar silsilesi anlatırken aslında bir nevi artık bariz olan bir gerçeği ilan. Moiraine ise “Ejder yeniden doğdu” diyerek bu gerçeğin bir kez daha altını çizer.

Böylece Zaman Çarkı dizimizin ilk sezonu biterken biz de Hype Treni’mizin sonuna geldik. Dizinin gelmesi planlanan ikinci sezonundan önce de, bu yazı dizimizde yer veremediğimiz Terkedilmişler, Loial, Elayne, Min gibi daha birçok karakter ve terimi açıklamayı planlıyoruz. O zamana kadar size hoşça kalın diyorum, her zaman gölge ve su bulmanızı diliyorum.

Author

Kalabalıkta sesini kaybetmemek için içerik üreten biri. Her ateşin iyi bir hikâyeye ihtiyacı olduğunu düşünür. Film, kitap, dizi, karikatür oyun ve müziğin her türlüsüne ilgisi vardır ama parası yoktur. Onu her yerde "Tavşan" diye çağırabilirsiniz.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.