Bunun bir Arrow eleştirisi olduğunu biliyorum ama başka bir yazıda bahsetme şansım olmadığından azıcık da olsa Daredevil’ın adını zikretmek istiyorum. Hiçbir zaman Marvel, DC kıyaslamasına girenlerden olmadım. Burada da derdim o değil. Her zaman bu konuda karakter odaklı yaklaşan birisi oldum. Marvel’dan sevdiğim karakterler olduğu kadar sevmediklerim de var. DC için de aynı şey geçerli.

Daredevil’a gelince; eksik noktaları vardı ama çok başarılı ve çok karanlık bir başlangıç hikayesi izletti bize Marvel. Bunun üstüne gelen Arrow’un yeni bölümünden zerre kadar zevk alamayacağımı düşündüm. Özellikle Daredevil 2. bölümde Oldboy’a da selam çakan tek plan dövüş sahnesi, Matt Murdock’ın mahkemede yaptığı konuşma ya da Wilson Fisk’in malum “Samaritan” konuşması gibi sahnelerden sonra bu dizinin daha önce de eleştirdiğim dövüş sahnelerinin iyice amatörce geleceğini, diyalogların giderek bana batmaya başlayacağını sandım.

Yeni bölümü izleyince fark ettim ki ikisini de farklı nedenlerden seviyormuşum. Süper kahraman hikayesinden ziyade Daredevil’i kendi içinde bir bütünlüğü olan, uzun bir suç filmi gibi izledim. Michael Mann, anti-kahraman dizisi çekse böyle bir şey çekerdi gibi geliyor. Arrow öyle değil. Arrow’un uzun süren sezonlarına yayılan hem ana hem yan hikayeleri, girip çıkan konuk karakterleri var ve halen özünde bir kahraman hikayesi. Çok tökezliyor bunu anlatırken evet ama bir şekilde ayağa kalkmayı da başarıyor.

Arrow-319-15
Daha önceki yazılarda eleştirdiğim noktalar malumunuz. Geçen bölüm Public Enemy ile toparlanma belirtileri gösteren dizinin 1 haftalık aranın ardından yayınlanan yeni bölümü Broken Arrow‘a biraz da yukarıda bahsettiğim sebeplerden şüpheyle yaklaştım. Oliver tutuklanmış götürülüyorken Roy’un göz altına alınmasının üstünkörü geçildiğini söylemiştim. Bu bölümde beni mahcup edip her şeyi güzelce, usulüne uygun şekilde açıkladılar. İlk dakikalardan beni geri kazanıp bölümün geri kalanında fena götürmediler. Özellikle Arrow – Atom’un ekip çalışması beni bayağı bir eğlendirdi.

Arrow-season-3-episode-19-The-Atom
Yanılıyorsam düzeltin ama bu bölüm sanırım Arrow’da ilk Meta-Human arkadaşımızı gördük. Şimdiye kadar dizide gördüğümüz Meta-Human konseptine en yakın şey Mirakuru’lu askerleriydi. Yürüyen bir trafo olarak karşımıza çıkan elektrik yüklü kardeşimiz Jake Simmons/Deathbolt, çizgi romanlarda çalıntı bir uçakla Arizona çölüne çakılan ve Superman’in en eski düşmanlarından Ultra-Humanite tarafından bulunan bir suçlu. Ultra-Humanite, üstünde deneyler yapıp elektrik santrali gibi gezen bir süper kötü adama dönüştürüyor Simmons’ı. Dizide bununla ilgili bir açıklama yapılmadı ama sondaki Cisco – Ray Palmer konuşması ileride bu konuya açıklık getirileceğini söylüyor.

Deathbolt olarak izlediğimiz Doug Jones’u iyi bir geek’seniz şimdiye kadar biliyor olmanız lazım. Kendisi Andy Serkis gibi bilgisayar efektli sayısız karakteri oynamış bir aktör. Fakat en bilinen işleri Fantastic Four’daki Silver Surfer ve Guillermo del Toro’nun Pan’s Labyrinth’teki Fauno karakterleri. Her daim zayıf bir adamdı gerçi ama burada hepten zayıf gözüktü gözüme. Hoş, karakteri daha korkutucu yapması açısından isabet olmuş fakat rol için değilse biraz kilo alsan fena olmaz be abim. The Flash’te olduğu gibi bir kez daha bir ‘bölüm canavarı’ harcandı ve kendisine yeteri kadar yer verilmedi. Deathbolt ve The Atom karşılaşması da epey sönüktü ama dert değil. The Flash’in “Rogue Air” bölümünde Doug Jones’u tekrar izleyeceğiz. Bu kez biraz olsun hakkını verecekler diye umuyoruz.

Arrow-319-14
Geçen yazıda Roy’un bu sezon iyi kullanılamadığını söylemiştim. Uzunca bir süredir çiftlerin yanında takılan 3. sap gibi ortalarda dolanmasına üzülüyordum. Bu bölümde öldüreceklerini düşünmüştüm ama kendilerince başarılı bir ters köşe yaptılar. Hapisten sağ salim çıkacağını düşünmüyorduk hiçbirimiz sanırım. Sonunda Colton Haynes’ın öne çıkmasını sağlayacak bir bölüm yazmışlar eyvallah da, Roy’un ayrılmasıyla nereye varmaya çalıştıklarını çözemiyorum. “Biz bu karakteri bu sezon iyi kullanamadık gönderelim gitsin” dedilerse öldürebilirlerdi gayet. Fakat kendi yoluna gönderdiklerine göre, ya ileride tekrar kullanmayı planlıyorlar ya da şu anda yavaş yavaş şekillenen Arrow/The Flash spin-off dizisinde kendine yer verecekler. Planları bu yöndeyse güzel ama çok apar topar ve manasızca yol vermeleri içime sinmedi.

Sezon finaline adım adım yaklaşırken işleri biraz toparlamaya başladılar senaristler. Şu anda Oliver’ı karakter olarak mahvetmiş durumdalar evet. Artık bir grubun parçası olduğunu kabullenmeyip kendi başına hareket etmek istemesi, yardım almayı reddetmesi ama sonra tükürdüğünü yalaması ve bir türlü kendini toparlayamayıp şehri bırak etrafındakileri koruma konusunda bile iyice aciz hale gelmesi gibi sebeplerden 3. sezonun Oliver için bir ‘çöküş’ sezonu olduğunu söylemiştik. Yazarların bu yolda ilerleme konusunda ısrarlı olmaları da gelecek sezonun yeni bir yükseliş/küllerinden doğuş hikayesi olacağını gösteriyor. Halen düzgün bir sezon finali ve kendine gelmiş bir 4. sezon izleyeceğimiz konusunda umudum var.

Küçük Notlar:

  • Promolardan anladığımız kadarıyla Oliver, Ra’s al Ghul’un teklifini kabul ediyordu. Ghul, bölümün sonunda son çirkefliğini yapıp Thea’yı öldürünce bu teorimiz de doğrulandı. Willa Holland’ın diziden ayrılmayacağını biliyoruz. Kendisinin aylar önce paylaştığı fotoğrafta karakter için bir maske yapıldığını görmüştük. Ra’s al Ghul, Lazarus Pit kozunu oynayıp Oliver’ı yerine geçmek zorunda bıraktıktan sonra Thea muhtemelen dirilecek ve Speedy olarak karşımıza çıkacak.
  • The Flash’te Cisco’nun Vibe olması için hikayenin yavaş yavaş kıvama getirildiğini gördük son bölümde ve bunun partikül hızlandırıcının patlamasıyla herhangi bir alakası olmadığını tahmin ediyoruz. Aynı şekilde Barry’nin güçlerini sadece patlama sayesinde değil içten gelen bir güç sayesinde kazandığını da az çok tahmin ediyorduk uzun zamandır. Bu bölüm çıkan Deathbolt’un güçlerinin patlamadan önce var olduğu bilgisini de araya serpiştirmeleriyle ileride bu mevzuya eğileceklerini anlamış olduk. Bu konu şimdilik burada not olarak dursun ama yakın zamanda Marvel’ın Inhumans’ı gibi patlamadan etkilenmemiş, halihazırda zaten özel güçleri olan insanlar konusuna girecekleri çok belli.
  • Hong Kong’ta geçen flashback’ler o kadar umurumda değil ve o kadar şuursuzca izliyorum ki anlatamam. Omega virüsü konusunu nereye bağlayacaklar, Yamashiro’larla ilgili hikaye nereye doğru gidiyor en ufak bir fikrim bile yok. Merak da etmiyorum. İlgisiz bir şekilde izlediğim için flashback’lerle ilgili üretecek doğru düzgün bir teori bile bulamadım.
  • Son olarak, çok alakasız bir not düşeceğim ama Oliver’ın Felicity’e bakıp “Ray ile akraba olma ihtimaliniz çok yüksek” demesine ve yüz ifadesine kahkaha attığımı söylemem lazım. Şimdiye kadarki en iyi esprisini yapmış olabilir.
Yazar

Bir reklam ajansında esnek saat olarak çalışıyor. Geekyapar yazarı. Hobi olarak spoiler vermeyi seviyor. Dreamer değil. Vizyonsuz. Şu hayatta hep Hufflepuff'liğindan kaybetti.

14 Yorum

  1. @Mert Yenici ya ne olur duzeltin yaziyi daha ilk paragrafta Fisk’le ilgili Daredevil spoiler’inin otesini yedim. Hayatta daha once spoiler’dan sikayet etmedim ama bunun derecesi bence kabul edilemez.

  2. Roy’un diziden tamamen ayrılacağı açıklanmıştı. Sezon finalinde son kez gözüküp Arrow dizisinden tamamen ayrılacak. Fakat yapımcılar eğer iki taraflı anlaşma sağlanırsa The Flash a veya yeni Spin-off a dahil edilebileceğini duyurdular. Diggle da zaten Ras mevzusu bitince takımdan ayrılıcam dedi karısına. Ray zaten gidiyor bir ihtimal Falicty de gider onla Oliver ı Ras yapmaya hazırlıyorlar onun için böyle yalnızlaştırılıyor bence. Zaten çok fazla hero vardı dizide iyi de oluyor açıkçası.

      • daha iyi olmazmı öyle dımdızlak kalırsa. Hayal et tek başına ras olan oli 4.sezon hive ile savaşıyor bence güzel olur

        • ben de aynı düşüncedeyim zate roy’un Ray’in Laurel’in kendi yolunu çizmesi gerek artık, yanında 1-2 kişi kalsa yeter bence felicity ve diggle kafi zaten çocuğu ve kardeşi de ilerde eline silah alacak 😀

    • diggle’in oliver Bırakacağın hiçi sanmıyorum Falicty de atom ile birlikte gideceğin sanmıyorum nedeni ise 20.bölüm fragmanın da ki o sahne izlesen anlarsın:)

  3. Arrow gelecek sezon onayını aldı mı? çünkü kendi hikayesi bayış ötesine geçti. Şimdi Kardeşinin öcünü almaya çalışacak falan. ee. yarın başkası ölecek onun öcünü. İntikamception olacak iyice. umarım güzelce bitirirler bu sezon . zaten diziden başka dizileri mezun ettiler yayınlıyorlar. kafi.

    • İlk iki sezon kadar iyi gitmiyor tabi de iptal aşamasına gelecek kadar da kötü bi dizi değil ki. Senaryoyu bu sezon bir türlü toparlayamadılar ve çok hata yaptılar bunda hem fikir olsam da izleyicisi var halen ve nedense yukarıda bahsedildiği gibi düşüş sezonu olduğu için biraz da boşlandığı hissi var içimde. Önümüzdeki sezon toparlanacaktır diye tahmin ediyorum. Kendi kulvarında çıkan dizilerin Arrow’un üzerine çıktığı da göz önüne alınırsa senaristler şapkalarını önüne alıp bir düşünmeliler.

      Bir noktada diziye eleştirim olacak. İlk iki sezonda ileriyi düşünerek yazıldığına dair izler vardı hikaye akışı sağlamdı ama bu sezon o hissi alamıyorum bir türlü. Bir tarafta Flash’a bakıyorum hikayeyi güzel örüyorlar ve kötüleri harcamalarına rağmen sonraki sezonlara da sağlam hikayeler hazırladıklarını düşündürtüyor. Marvel dizileri desen zaten evreni etkilediği için bu konuda bilmiyorum ama ellerinde kaç sezonluk kaba plan vardır kim bilir. Bu noktada Arrow’un eksikliğini hissediyorum umarım beni yanıltırlar

  4. Bir yerde duyduğuma göre Titans,Arrow ve The Flash’la aynı evrende olacakmış.Belki Roy Titans’a katılır.?

  5. Gerçekten de oldukça etkileyici ve önemli (asla da birkaç kişinin üstün güvenlik önlemlerini aşmadığı) flashbackler izledik, Oculus Rift’imsi kavga aşırı güzeldi, (Roy’un hapishanede tadı damağımızda kalmayan iğrenç dövüşünden bile güzeldi) Roy’un hemencecik tutuklanması da pek bir mantıklıydı, hapishaneden çıkarılan Roy anında şehir dışında bilinmedik bir yere yollanmalıydı zaten. Şaka bir yana, “ergen dizisi olur” dediğim Flash, Arrow’u geçti ya, hayret ediyorum. Bölümün en iyi yanları Flash’ın anıldığı veya Felicity’nin Flash’la ilgili göndermeler yaptığı kısımlardı. Sondaki Cisco-Ray konuşması da hoştu, Ray bölüm boyunca dizilerin garip yanlarına göndermeler yaptı. Ray Palmer iyi bir karakter, iyi canlandırılıyor ama Arrow’da bu kadar fazla kullanılmamalı bence. Flash gayet yerinde kullanmıştı kendisini ama Arrow’da sahneleri çok fazlaydı. Roy Harper’ı da çok az kullanıyorlar! Adam Arrow’un sidekick’i, çizgi roman evreninde de önemli bir karakter, Colton Haynes de iki sezondur yeterince pişti. Oyuncuyu da karakteri de çok seviyorum ve Arsenal’ı Arrow dizisi için elzem görüyorum ama yolladılar çocuğu. Umarım dönüşü güzel olur.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.