Six Feet Under’ın başarısının sebebi neydi? Bir dizinin ölüme ucundan değinmesi bile bizleri etkilerken Six Feet Under’ın ölümü başından sonuna tüm detaylarıyla anlatan bir dizi olması mı? Oyunculuk mu? Konunun işleniş tarzının oldukça rahatsız edici olması mı? Değinilen yan konular mı? Dizinin, Türkiye’deki izleyiciler için, CNBC-e’nin zirve yıllarında yayınlanması mı? Bunların hepsi sayılabilir elbette. Bir çokları için hayatlarının dizisi Six Feet Under; dizinin bitişi üzerinden geçen 10 yıl Fisher ailesine duyulan özlemi katlamaktan başka bir şey yapmadı. Peki sağda solda dizinin adını duyduğumuzda ya da durup dururken dizi aklımıza geldiğinde kafamızda beliren ilk şey ne oluyor? Cevabı sizler için derledik.

Uyaralım, sert spoiler’lar var!

1. Son Bölümün Son 10 Dakikası

six_feet_under_crimson_quill-1

Ben şahsen çok fazla yabancı dizi izleyen biriyim. İzlediğim diziler içerisinden beni şaşırtan, korkutan, sevindiren, üzen bir çok son sahne izlemişimdir. Ama Six Feet Under’ın sonu herhalde Sopranos’un sonuyla yarışıp birinciliği elde eder. Beş sezon boyunca duygusal bağ kurduğumuz karakterlerin hızlandırılmış bir şekilde yaşam ve ölümlerini görmek ortaya kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir sahne çıkarmış. Lafı geçmişken, Claire ne yaşamış be!

 

2. Michael C. Hall ve Efsane Oyunculuğu

michael-c-hall-six-feet-under

Milyonlar kendisini Dexter olarak bilir. Kendisi sevimli katilimiz Dexter olmadan önce cenaze evi işletmecisi David Fisher idi. Kendisi üzerinden dizi eşcinselliğin psikolojik ve sosyolojik boyutunu evire çevire işledi. Kendisi o kadar başarılı bir oyunculuk sergiledi ki bu süreç içerisinde, bir çok insan eşcinsel olmayan birinin bu kadar güzel eşcinsel rolü yapamayacağını düşünüp kendisini gerçekten eşcinsel zannetti.

 

3.Nate Fisher Hastalığı

nate hospitl

Bu hastalık milyonları hastalık hastası yapmıştır muhtemelen. Beyinde oluşan ve kişide nöbetlere sebep olan, yırtılırsa felçten ölüme kadar bir çok olumsuzluğa sebep olan bu lanet hastalık Nate’in yakasını bırakmadı. Önce ameliyat oldu, iyileşti dedik, fakat son sezonda tekrar karşımıza çıkıp Nate’in canını aldı. O gün bu gündür korkarım acaba bende de Nate hastalığı çıkar mı acaba diye.

 

4. Asansörde Ölen Adam

torn in half

Dördüncü sezonun ikinci bölümünde gerçekleşen bu olay akıllardan kolay çıkacak cinsten değildi. Kat arasında asansörde kalan bir grup insan vardır. Kapıyı zorlayarak açarlar. İçlerinden bir cengaver kat hizasına tırmanır. Gidip yardım çağırmak yerine diğerlerinin de tırmanmasına yardımcı olmak adına eğilip el asansör kabinindekilere el uzatır. Bu esnada asansör çalışır ve olaylar gelişir…

1 2
Yazar

Ankara'da yaşayan bir İzmirli. Her şeyi öğretiriz ama hiç bir şeyi tam öğretmeyiz bölümünden mezun oldu, ne iş olsa yaparım abi kafasında.

3 Yorum

  1. Skylar’a kufretmenin normal karsilandigi bir dunyada, Brenda’dan nefret eden bir erkekle karsilasmak hic sasirtmiyor. Onlari zevkle izleyen bir suru izleyici bulabilirsiniz, bu diziler icin bu kadar kilit olan bu iki karakterden nefret etmek kolaya kacmak ve diziyi yuzeysel izlemek gibime geliyor. (PS: Tum diziyi izledim, yaptigi tum psikopat hareketlerin farkindayim ancak ayni liste dizinin her karakteri icin cikarilabilir.) Nate ,ki sevdigim bir karakter, inanilmaz bencilligi ile “sempatik bir erkek” modeli oldugundan hic elestiri almazken, seyircinin tum sinirini Brenda’ya yuklemesi cok tipik bir durum. Ayni sey Breaking Bad icin de gecerli, Walter o koca egosundan onunu goremeyecek hale gelir ama -ozellikle erkek- seyirciler hala Skylar’a karsi onun tarafini tutar.

  2. Her ne olursa olsun sanırım izlediğim en iyi dizi olarak kalmaya devam edecek. Ve her ne olursa olsun hiçbir final bu dizinin finalini geçemeyecek.

Leave a Reply to toseegrey Cancel reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.