Bu pilot yazısına başlamadan önce hepinizin diziyle ilgili çok merak ettiği bir soruya yanıt vereceğim; Evet, John Constantine dizide sigara içiyor.

Ayrıca bu yazıyı çok büyük bir Hellblazer hayranı olarak yazdığımı belirtmem gerektiğini düşünüyorum. John Constantine, şüphesiz çizgi roman dünyasına mâl olan en önemli anti kahramanlardan. Bu sebeple “dost acı söyler” konseptli bu pilot değerlendirmesini yaparken bundan hiç keyif almadığımı anlamanız lazım.

Keanu Reeves’in siyah saçlı Constantine karakteri bizim çizgi romanlarda gördüğümüzden radikal bir şekilde farklıydı. Sadece siyah saçlarından bahsetmiyorum tabii, tipi, tavrı, hareketleri ve geri kalan her şeyi ile bambaşkaydı. İzlediğimiz şey iyi bir filmdi, fakat iyi bir adaptasyon değildi. Bu sebeple hepimiz beyaz perde olsun, kara ekran olsun, yıllardır John Constantine’i bir şekilde hareket ederken görmenin hayali ile yaşıyorduk.

constantine-2-970x0

DC’nin Arrow ile başlayan ve Marvel’ın televizyon atağını karşılamak için giriştiği yeni yapımları arasında Constantine’in yer aldığını duyduğumuz zaman havalara uçmuştuk. Fragman çıkınca yine Geekyapar’da sevincimizi paylaşmıştık. Fakat fragmanlar, fragmandır ve çeşitli yerlerinden kesilip biçildiğinde son izlediğimiz şey ile çok büyük farklılıklara sahip olabilirler. Constantine’in pilot bölümünün internete sızmasıyla birlikte artık nasıl bir adaptasyonla karşı karşıya olduğumuzu biliyoruz. Ve üzülerek söylüyorum durum iç açıcı değil.

Şimdi pilot bölümler, yapıları gereği tüm serinin gidişatını ve potansiyelini belirleyecek bir pusula görevi görürler aslında. Yani pek az dizi kötü bir pilotla başlangıç yapar. Nadir durumlarda pilot kötü olsa bile senaryo ikinci, üçüncü bölümden topladığı için yapımcılar ve kanallar seriye yeşil ışık verirler.

İnternete vaktinden önce düşen bu Constantine pilotunun dizinin yayınlandığı zaman karşımıza gelecek ilk bölüm olup olmayacağını bilemiyoruz, fakat olmamasını diliyoruz, yine de elimizde böyle bir pilot varken, değerlendirmemek olmaz.

Baştan uyaralım, eğer henüz pilot bölümü izlemediyseniz veya yayın tarihine kadar beklemek istiyorsanız, kesinlikle bu yazıyı okumayın. Gerçi ortada Hellblazer hayranlarına spoiler gelebilecek bir durum yok ama yine de keyfinizi baltalayabilirim, ayık olun.

indir

Dizi fragmandan gördüğümüz akıl hastahanesi sahnesiyle açılıyor. John, yaşadığı travmatik olaylardan dolayı kendisini kapatmış, iyiden iyiye kopmuş durumda. Açıkçası daha ilk sahneden Matt Ryan’ın iyi bir Constantine olmadığını görebiliyoruz. Constantine karakterinin sahip olduğu espri anlayışı, Matt Ryan’ın üzerinde kesimi kötü bir ceket gibi durmuş. Daha ilk sahneden bu işin sarı saçlar ve bej pardesü ile olamayacağını acı bir şekilde öğreniyoruz. Pilot bölüm olmasından dolayı mı gerçekten anlayamadım ama cidden kendisi kötü bir oyunculuk sergilemiş. Bu tanıtım sahnelerinden sonra, hikayenin bağlamını Lucy Griffiths’in canlandırdığı Liv karakteri üzerinden izliyoruz.

Liv, Constantine’in dünyasını çok kötü montajlar ve bir türlü açıklanmayan geçişlerle birlikte anlamaya çalışıyor bölüm boyunca.

Açıkçası, pilot bölüm anlatım bakımından çok ama çok sorunlu. Felaket montaj hataları, hikayeyi bir an önce verelim diye Constantine’in bir orada, bir burada çekildiği sahneler. Birden bire Liv’in arabasının önünde durması gibi kareler, cool olması gerekirken oldukça ucuz duruyor. Constantine’in çizgi romanlarda da “campy” denilen bu tür ucuz hareketleri olduğunu inkar edemeyiz. Fakat kara ekranda bu şekilde yansıtılması dizinin yapısını Supernatural’a yaklaştıracak şekilde kötü. Hatta Keanu Reeves’in neden daha ciddi, daha karanlık bir Constantine canlandırdığını aslında daha iyi anlayabiliyoruz artık; Francis Lawrence, Constantine karakterinin belli ki beyaz ekranda çizgi romana sadık bir şekilde canlandırıldığında oldukça kamp görüneceğinin farkına varmış ve hikayenin, karakterin yapısını değiştirerek öngörülü bir harekette bulunmuş.

Dizinin pilotuyla anladık ki hikaye Liv’in Amerika’da yaşanan doğaüstü olayları bulması ve Constantine ile beraber bunların gerçekleşmeden önüne geçmesi üzerinden ilerleyecek. Bu sayede Constantine’in ruhunu kurtarmaya çalışmasını izleyeceğiz. Hellblazer’ın genel teması da bu olduğundan, işin bu kısmı sıkıntılı değil fakat bu kadar tıkalı bir oyunculuk ile Matt Ryan’ın hikayeyi nasıl taşıyacağı çok muallak.

Pilotun ilk kısmı Constantine’in, Liv’in babası ve içine girdiği yeni dünya konusunda bilgilendirmeleri ile geçiyor. Bu sahneler bol yanıp sönen elektrikli aygıtlar ve lambalar klişeleri ile donatılmış durumda ve bir noktadan sonra bu o kadar fazla kullanılmış ki “Evet, iblis geliyor, anladık” diye bağırmaya başlıyorsunuz. Açıkçası iblis anlatımının Exorcist’ten bir tık ötede olmasını beklerken maalesef Constantine’de bu sahneler Exorcist mantığından öteye gidemiyor ve tıkanıyor, korkutucu değiller, komik bile değiller, sadece gereksizler ve tat vermekten uzaklar. Bunlar sinemada çok daha iyi aktarılmıştı.

Constantine-Matt-Ryan

Pilot, Constantine’in geçmişiyle ilgili çok ufak Vietnam flashback sahneleri dışında bir şey vermiyor. Hatta Lost’tan hatırlayacağımız Harold Perrineau’nun canlandırdığı Manny bile “Sen sadece bir yan hikayesin Constantine” cümlesi ile bunu ifade ediyor. Evet, Constantine’in kendi hikayesinin kahramanı olamama sendromunu bütün Hellblazer okuyucuları biliyor fakat pilot bölüm için bu kadar zayıf bir şekilde arkaplan bile verilmeden sunulan Constantine, sağlam temeller oturtamıyor.

Belki de, Constantine, hikaye olarak televizyona çok geç kalmıştır. Ortada Black Mirror, True Detective, Game of Thrones gibi iyi televizyon işleri varken, John Constantine’in bu zayıf adaptasyonu nasıl reytingleri toplayacak şu an çok havada görünüyor fakat erken konuşmamak lazım, dizi resmen yayınlandığında bizleri ters köşe yapabilir, tamamen yepyeni bir birinci bölümle karşımıza çıkabilir.

Ama şu haliyle, bütün Hellblazer hayranlarını hayal kırıklığına uğratacak kadar zayıf bir pilot, umut vermiyor.

Yazar

14 Yaşından beri oyunlarla ilgili yazıyor, Trgamer, Oyungezer, Merlin'in Kazanı ve daha pek çok platformda yazdı. Arada dizi yazar, şu anda bir kitap yazıyor, insanlık onurunun depresif müziği yeneceği günü bekliyor.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.