Geçtiğimiz haftalarda dördüncü sezon finali ile bize bir süreliğine veda eden Agents of S.H.I.E.L.D dizisinin biliyorsunuz ki beşinci sezon onayı çoktan geldi. Ha aldı, alamadı, alacak mı derken çoğu hayranın yüzünü güldüren bir gelişme olduğunu düşünüyorum bunun. Zira Ghost Rider kısmıyla başlayıp LMD denizlerinde kulaç atmış, üstüne bir de Agents of H.Y.D.R.A senaryolarına girişmiş olan dördüncü sezonumuz, aslında çok dolu bir sezon olmasına rağmen belli zamanlarda izleyicilerden yeteri tepkiyi alamamıştı. Gazı verdiği sıralar çok coşup, bazı bölümler haydaaa diyecek modlara girdik mesela. Ha bir de sık sık ara verme gibi bir gaflete düşünce dizimiz, insanlar belli aralıklarla hikayeden koptu ve çoğu detayı hatırlamakta bile güçlük çekti. Tüm bunlardan ötürü, yeni sezon onayını alması mucizevi denecek kadar büyük olmasa da başarısını hala sürdürdüğünün kanıtı. Sıkıcıydı diyenler ya da reytingine göre yorum yapanlar için de sağ gösterip sol vurucu bir hamle oldu aynı zamanda.

Peki, dördüncü sezonumuzun da bitmesiyle Agents of SHIELD neydi, ne oldu ve ne olacak diye tartışmaya var mısınız? Çünkü beşinci sezon öncesi buna gerçekten ihtiyacımız var galiba.

İlk Üç Sezonda: Neydi?

1

Birçok izleyici için ilk sezon ortalama altı; ikinci sezon harika; üçüncü sezon ise dehşet olarak tanımlanabilirdi sanırım. Yani, en azından gördüğüm tepkiler üzerine kendimce bir değerlendirme yaptığımda ortaya bu çıktı. Bana göre ise, sezonlar arası çok büyük derece farkı yapmadan, sağlam bir temel üzerine ağır ağır inşa edilmiş bir bina gibiydi Agents of SHIELD.

Hatta ilginçtir ki, daha dizi başlamadan yaptıkları reklamlarla, Marvel evreninde kenarda köşede kalmış ajanların tırt maceraları gibisinden birçok senaryo harcanmasına gidilecek diye düşünmüş ve endişelenmiştim. Fakat şu anda, arşınlamış olduğu onca yol ile bana bu ön yargılarımı bir bir yedirme konusunda oldukça sağlam bir noktada keyfine bakıyor kendisi. Ha yok, izlediğimde elbette iğrenç bulup ilk sezonun komple çöpe atılması gerektiğine dair yorumlar bile getirme ihtiyacı duymadım, benim için yeterince iyiydi zaten; bu sadece başlamadan önce yaptıkları reklamlar aracılığıyla kapıldığım ufak bir endişeydi. Ancak gel gelelim, Agents of SHIELD ilk üç sezonuyla dalgalı bir denizde yol alan çetin ceviz bir tekne gibiydi.

 

Şu Anda: Ne Oldu?

2

Dördüncü sezon bittiğine göre çok büyük rahatlıkla söyleyebilirim artık bunu: Ciddi anlamda harika bir şey oldu. Çoğu zaman “biz bir takımız” nidaları insanları sıkıyor gibi gözükse de, aradığımız ruhun bu olduğunu hatırlatan; konudan uzaklaşsa da en küçük göndermeleriyle bizi kendine çeken; yan kurgu ve karakterleriyle bizi damardan fetheden; özellikle de ulaştığı sert atmosferle Marvel yapımlarına karşı olan önyargıyı kırma konusunda başarı adımları atan bir dizi oldu Agents of SHIELD.

Dördüncü sezon finalini yeni izlemiş biri olarak söylüyorum, dövüş kareografileriyle bile Netflix’in şu an gözümdeki tek topallaması olan Iron Fist’e taş çıkarmıştır kendisi. (Bütün bir sezonda yer alan ve de özellikle Robbie Reyes’in son bölümdeki o dövüş sahnelerini bir yerde övmeliydim kusura bakmayın, yoksa çok pis orta yerimden çatlardım.) Ghost Rider’la ateşi körükleyen, LMD ile nöronlarımızı sızlatan ve HYDRA senaryosu ile “What if?” okyanusunda bizi tek başımıza bırakan dördüncü sezon, Agents of SHIELD’ın geldiği noktayı rahatça özetleyebiliyor artık. Kökenine sadık, eğlenceli, aksiyonu bol, içimizden biri gibi; ama hepsine rağmen yine de sert olmayı başarabilen bir Marvel evreni sağ kolu. 

 

Gelecekte: Ne Olur?

4

Şu ana kadar ele aldığı birçok konuyu başarıyla kotardı: HYDRA, Inhumanlar, Ghost Rider, Darkhold, LMD… Üstelik bunları işlerken, MCU’ya paralel gitmesiyle de evrendeki yerini korudu. Önümüzdeki beşinci sezon ve olası gelecek sezonlarla ise bu çizgisinden sapmayacağından eminim ben. Üstelik MCU için oldukça kritik bir döneme giriyor oluşumuz da, dizide kendini büyük ölçüde gösterecektir. Yaklaşmakta olan bir Infinty War telaşı, sanırsam kendini Robbie Reyes’in sözleriyle de son bölümde vurguladı:

“Cehennem görecelidir. Boyutlar, uzay, gezegenler… Hepsi bağlantılı. Birçoğu cehennem olarak sayılabilir. Dünya ise sadece sonsuzluktan bu yana süren savaşın içinde olan bir yer.”

Ha bir de ayrıyetten Coulson’ın uzayın ortasında güne merhaba demesini işin içine katmıyorum bile. Gittikçe uzaya taşınan bu evrenin kurgusu, ister istemez daha sert ve birazcık daha karanlık bir havaya giriyor. Başlangıçta hep çocuksu ya da pamuk şekerden bozma gibi gelen bir atmosferi, yavaş yavaş herkesin daha tatmin olacağı türden bir seviyeye çekti dizimiz. Bana kalırsa, Infinity War‘a olacak muhtemel bağlantılarıyla daha da güzel kurgular gelecektir. Henüz beşinci sezon adına bir şeyler demek için erken; ne çıkarırlar önümüze, ne işlerler bilmiyoruz. Fakat şu bir gerçek ki, dizinin başarısından sonra ortaya attıkları projelerle de MCU’nun yapımcılarının önü bayağı açıldı. Deneme tahtası gibi kullanılıyor AoS sanki, ama son derece başarılı atışlar var bu tahtada.

Küçük bir umut belki ama, ben Darkhold meselesinin açılmasıyla çok umutlandım şu sıralar. Dr. Strange ve Runaways hikayelerinde oldukça önemli yere sahip olan (Runaways’de çok cacık ifade etmiyor gibi duruyor ama Nico Minoru olayından net girerlerse fena işleyebilirler bunu, yazın kenara) bu meselenin aslında tüm evrene yayılması çok daha kolay bir hale geldi. Inhumanlar deseniz dizisi ve filmi geliyor, LMD olayları zaten malumdu… Şu anda tüm evreni birbirine bağlayacak yapımlar bir bir gelişimde; tek problemleri hepsinin bir noktada toplanacak kıvama gelmesi. O da ağır ama sağlam bir süreçle atlatılmayacak iş değil.

Çok genel anlamda bir değerlendirmeyle Agents of SHIELD yorumladık, söz sırası sizde. Bir film şeridi misali tüm maziyi bir tarayın ve bizlere söyleyin: Sizin için Agents of SHIELD neydi, ne oldu ve ne olur bakalım? Siz ne kadar coştunuz, ne kadar saldınız? Sizi çeken nesiydi? O alevi körükleyen çarpıcı kurguları mı? Bekliyoruz ha yorumlarınızı!

Yazar

Geekyapar'ın yeni editoryal işler amiri. Geveze, aşırı heyecanlı, domates surat. Ailenizin mülayim, cep tipi ponçiği. Profesyonel inek. Özel gücü ise role play yazmak. @poncikbruiser

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.