Bir hayran kitlesi düşünün; diziye ilk başladığında gençliğinin baharında olan ama şimdilerde yaşını başını almaya doğru yol alan insanlar olsun. Bu insanlar, normal bir dizinin sunduğu senelik en az sekiz bölüm mantığına rağmen, çok uzun seneler boyunca yalnızca bir iki bölümle yetinmek zorunda kalsınlar. İki üç senede, ancak bir bölüm izleyebilen bir hayran kitlesi ve onların bu diziye olan bağlılığını, haklı yakarışlarını hayal edin.

Bunca ipucu sonrasında, bu hayran kitlesinin bizzat Sherlock dizisini seven kişiler olduğunu anlamak o kadar da zor değil sanırsak. Zira daha kısa süreli bir film gibi uzunluktaki sürelerine rağmen, her bir bölüm arasında torun torbaya karışmalık süre bırakan BBC’nin en parlak dizilerinden olan Sherlock, herkesin isyan ettiği türden bir yapım haline geldi.

Aslında hayranların bir bakıma hakkı da var. Senelerce bir bölüm için beklemek gerçekten can sıkıcı bir şey. Üstelik bu durumu artık tamamen espriye vurmuş ve internette bu sayede kendilerince özlemlerini giderir haldeler kendileri. Fakat gel gelelim, bu durum dizinin Watson’ı için hiç de iç acıçı bir mesele değilmiş. Hatta öyle ki, tam anlamıyla can sıkıcı bir hale gelmiş.

Black-Panther-Martin-Freeman

Yok, şaka değil, sahici. Martin Freeman, nam-ı diğer Dr. Watson, bizi etkileyen birçok rolünün yanı sıra kendisinin pek sevilip sayıldığı bu dizide, hayranların bu baskısı sebebiyle Sherlock’u çekmenin çok da eğlenceli olmadığını çattadanak söyleyivermiş herkese. “Üzerimize çok geliyorlar kuzum.” minvalinde bir çıkışla cevap veren Freeman, Sherlock’un yeni sezonunu beklemekten bembeyaz sakallara sahip olan yaşlanmış kitlesini üzmüşe de benziyor bu sırada.

“Dürüst olmam gerekirse bu birazcık imkansız bir şeydi. Sherlock, bildiğiniz hayvan gibi bir şey oldu. The Office’in İngiliz versiyonu bile daha yavaş adımlarla yükselmişti. Ama Sherlock, oldukça hızlı bir şekilde yüksek kaliteye ulaşabildi. E bu yüksek pozisyona ulaşınca, işi sürdürmeniz bir hayli zor hale geliyor haliyle. Bu yapımda olmak, bir çeşit mini-Beatles olayı gibi bir şey. İnsanların beklentileri var evet ama birçoğu artık o kadar da eğlenceli değil. Artık eğlenmelik bir iş değil de sanki daha çok “Bu lanet olasıca şeyi yapsanız iyi edersiniz. Yapmazsanız siz bir pisliksiniz demektir.” gibisinden bir şeye dönüştü. Bu yüzden (Sherlock çekmek) artık o kadar eğlenceli gelmiyor.”

Vay canına. Martin Freeman internetin ve hayranların dalgaya vurduğu her türlü şeyi fazla ciddiye almış gibi, ne dersiniz? Çünkü beklemekten salya saçar hale gelmiş, yeni bölümü bekleyen kitledeki insanların yaptığı her espriye artık fazlaca aşina biri olarak ben bile neyin şaka olduğunu, neyin ise olmadığını çok rahatlıkla anlayabiliyorum. Muhtemelen Freeman abimiz de anlıyordur ama bu beyanı da fazla bahane gibi geldi bize. Yani nasıl desek, canı harbiden sıkılmış ama biraz da bahaneyi başkalarında aramayı tercih etmiş gibi mi, hı?

815da3c5-9f43-4476-ae3f-933cdcbfc456

Şaka bir yana, Martin Freeman’ın mizacını bilenler için bu aslında çok da değişik veya uçuk kaçık bir beyan değil zannımca. Ama yine de Sherlock’un yeni sezonunu bekleyen her bir hayran için üzücü bir gelişme olabilir mi? Belki. Çünkü yeni sezon çekimleri ya da yeni bir sezon beklentisinin herhangi bir şekilde tehlikeye girmesi demek, bu rahatsız edici hayran davranışlarının gerçeğe dönüşmesi demek sanırım.

Ha unutmadan, Freeman abimiz beşinci sezon için şu sözlerini de eklemeyi ihmal etmemiş ardından:

“Sanırım dördüncü sezondan sonra şu olay bize bir durdurma anı gibi geldi. Sanırım bunu şu an birazcık hissedebiliyoruz. Ve bir kısmı da, kendim için konuşmam gerekirse, bu tür geri dönütler sebebiyle böyle hissettirdi.”

“Dördüncü sezonun sonuna kadar haykıran tüm izleyiciler sebebiyle aslında ara verdik birazcık.” demeye çalışmış sanki. Beşinci sezonun gelmesini istiyorsanız ağlamayı kesin diyor bir bakıma Martin Freeman. Üstü kapalı ama oldukça sert bir beyan gibi, bilemedik.

Ne dersiniz, sizce bu sözlerden sonra beşinci bir Sherlock sezonu beklemek çok mu ütopik olur?

Yazar

Geveze, aşırı heyecanlı, domates surat. Ailenizin mülayim, cep tipi ponçiği. Profesyonel inek. Özel gücü ise role play yazmak. @poncikbruiser

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.