1999 yılıydı. Babamdan beni yeni çıkan Star Wars filmine götürmesi için yalvardığımı, normalde ısrarcı bir çocuk olmadığımdan babamın yüzünde oluşan şaşkınlığı, yoldaki heyecanımı, oturduğum koltuğu, ilginç bir şekilde net olarak hatırlıyorum. Babama göre daha fazla mutlu olduğum bir an olmamış hala. Sonra yıl 2005 oldu. Bütün geekliğimi tavana çıkartan Revenge of Sith’e aşık oldum resmen. Doğal olarak da RoS’yi takiben duyurulan Clone Wars filmi ve animasyon dizisi haberlerini yarattığı heyecanı tahmin edersiniz. Her ne kadar son sezona kadar çoğunlukla Klon Savaşlarına odaklansalar da Star Wars külliyatına hatırı sayılır bir yeri bir ağırlığı vardı bana göre.

Gerek oyunlardan gerek çizgi romanlardan edindiğim azımsanmayacak ölçüdeki bilgime rağmen bana hiçbir zaman hitap etmemişti genişletilmiş evren. Fan Fiction romanların para için satılıp, uyarlandığı; para babalarının fanların üzerinden kar sağladığı algısı vardı. Bu yüzdendir ki Force Awakens ile beraber tüm genişletilmiş evrenin bir çırpıda silineceği ve oluşacak yeni projelerle bu evrenin destekleneceğini duyunca başta sevinmedim desem yalan olur. Ancak bu atılımın ilk adımı denebilecek olan Rebels’tan, dilim varmıyor ama, biraz nefret ettim.

012115_StarWarsRebels_BlasterLightsaber1

Bunun birinci sebebi büyük ihtimalle parçası olduğu şeyi kavrayamayan ana karakter Ezra. Zeb ve Chopper ile girdiği kavgalar, Sabine’e olan hoşlantısı, Kanan’a karşı yaptığı gereksiz isyanlar Ezrayı aptal bir Amerikan sitcom ergeninden öteye geçiremiyordu benim gözümde. Ancak bardağı taşıran damla ise ışın kılıcını yaparken içine blaster koyması oldu. Senden önceki nesil geri zekalı mıydı? Akıl edemediler mi koymayı? Obi-Wan’ın blaster kullanmak üzere sarf ettiği sözleri hatırlayınca iyice emin oluyordum, Ezra bırak Jedi / Rebel olmayı, sokak serserisinden hallice bir yerdeydi külliyatın içerisinde. Yazarlar izleyicideki bu duyguyu hissetmiş olacaklar ki, Bail Organa ve ya Lando gibi karakterleri konuk oyuncu olarak yazmak suretiyle Rebels’i bir yere oturtmaya çalıştılar 1. sezon boyu…

Kanan’a gelecek olursak, Kanan potansiyelinin çok çok altında kullanılan bir karakter. Order 66 sırasında bir padawan olarak hayatta kalmayı başaran, fakat eğitimini tamamlayamadığı için hiç zaman tam olarak da bir Jedi olamamış. Bu yüzden de bir nevi Han Solo’culuk oynamakta. Kanan’ın resmedilişindeki asıl sorun da tam olarak bu, onun Jedi tarafından çok bu Han Solo tarafına odaklanmaları. Chewbacca çakması Zeb ve R2D2 çakması Chopper ise şablondan hareket ettiklerinin bir diğer göstergesi.

The-Inquisitor-deploys-his-lightsaber

Inquisitor ise başlı başına bir sorun. Bildiniz üzere Sith’ler ikili, bir master ve bir apprentice, olarak takılırlar. Palpatine’nin saklanma cabası olan Asajj Ventress’i saymazsak bu hep böyle olmuştur. Ancak Rebels’la beraber ortaya çıkan Inquisitor da aynı blaster takılmış ışın kılıcı gibi külliyata uygun düşmüyor bence. Evet kendisi bir Sith değil, gücü sadece belirli oranda kullanmayı öğrenmiş bir İmparatorluk çalışanı ama yine de açığa çıkmış ve güçlenmiş Sith’lerin gücü başkalarına öğretme istekleri saçma geliyor.

Ahsoka_rebels_5

Rebels’ın yaptığı tek doğru hareket ise birinci sezon finalinde Ahsokayı ortaya çıkarmaları. Hatırlarsanız Clone Wars zamanında Jedi Tapınağında gerçekleşen bir patlama Ahsokanın üzerine kalmış ve kendisi kaçmak zorunda kalmıştı. Her ne kadar Darth Vader 2. sezonun ilk bölümünde yeni bir Inquisitor çağırarak bizimle çok fazla olmayacağını belirttiyse de sezonu götürecek dinamiğin Darth Vader/Ahsoka olduğu bariz. Ancak tüm bu durum tek başına Rebels’ın başarılı olamadığını gerçeğini değiştirmiyor.

Star-Wars-Rebels-Kanan-Darth-Vader

Ancak itiraf etmekten nefret etsem de, Darth Vader tasvirini baya sevdim. Ahsoka’yla bağlanmaları, Anakin Skywalker’dan üçüncü şahıs olarak bahsetmesi, üzerine düşen AT-DP’yi savurması, kısaca içinde olduğu her sahne kesinlikle harikaydı. Yiğitcan gibi ben de Episode VI’dan bu yana bu kadar güzel resmedildiğini görmediğim kanaatindeyim. Ayrıca bölümün başka güzel ayrıntısı ise Minister Tua’nın ölümü. Rebels’a gerekli olgunlu katmak için yapılan doğru hareket olan bu durum, Yapımcıların hedef kitleyi değiştirdiğinin işaretiydi bana kalırsa.

Sonuç olarak Rebels Star Wars evreni içerisindeki şimdilik en başarısız yapımlardan biri benim gözümde. Şimdilik dememin tek sebebi ise ikinci sezonun bana yeni bir umut vermesi. Umudumuzun boşa mı çıkıp çıkmayacağını ise bekleyip görücez.

Yazar Notu: Clone Wars’ta Ahsoka Evil Cave of Dagobah’a girdiğinde kendi yaşlı haliyle karşılaşır ve yaşlı hali ona Master’ına çok bağlısın bu bağlılığın ölümüne sebep olacak der. Belki ilerideki bölümlerde bu konuyla ilgili bir gelişme olur diye hatırlatmak istedim.

Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Star Wars Rebels altın harflerle mi yazılmalı? Yoksa yerin dibine mi sokulmalı? Yorumlarınızı bekliyoruz.

Yazar

Midichlorian puanı tutmasına rağmen ailesi zamanında Coruscant'a yollamadığından mühendis olmuş bir nerd hero. Her türlü mecrada: @anicrg

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.