Bu sezonun nihayet son arasının ardından biraz sönük bir bölümle geri döndü The Flash. Neyse ki sezon finaline kadar hız kesmeden devam edeceğiz. Bölüme girmeden önce bu hafta The CW’nin yayınlandığı Arrow/The Flash promo videosundan bahsetmeyi de bir borç bilirim. “Superhero Fight Club” adı altında yayınlanan videoda tüm kahraman ve kötü adamlarımızı görmek mümkün. Bu tip geyik pazarlama çalışmalarına bayılıyorum. The Flash’e çok yakışıyor bu taktik ama Arrow’u en başından ciddi bir karakter olarak konumladıkları için onda biraz eğreti durduğu kanısındayım. Yine de absürtlüğün dibine vurdukları Captain Cold, Heat Wave, Ra’s al Ghul, Malcolm Meryln ve Reverse-Flash’li asansör sahnesi için şapka çıkarıyorum kendilerine.

Arrow-Flash-Superhero-Fight-Club-Promo-Video

Yeni bölümüz “All Star Team Up”da aralarındaki kimyanın başarısı su götürmez olan Ray Palmer ve Felicity Smoak ikilisi Atom’um kostümünü geliştirmek için Central City’e teşrif ediyorlar. Gerçekten de Caitlin’in dediği gibi “tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş” gibiler. Yemin ediyorum bu kız Central City’de Starling City’den daha çok vakit geçiriyor. En son Roy’u polisler götürdü, ortalık karışık şehirde, şimdi bırakıp gelmenin sırası mı Allah aşkına? Bu arada fark ettim ki Felicity, The Flash’e konuk olarak geldiği zamanlar daha komik olmayı başarıyor. Arrow’da sürekli Oliver’a söylenen bir karakterken burada onun esamesi okunmuyor. İçten içe Emily Bett Rickards’ın The Flash’e geçmek istediğine bile eminim. Zira oynarken bayağı eğleniyor gibi bir hali var.
Öte yanda Ray Palmer olarak, Brandon Routh bayağı sevildi ve çok da sempatik oynuyor bana göre de. Atom kılığında uçarak gelirken Caitlin ve Cisco’nun kendisinin ne olduğunu anlamayıp yaptıkları “o bir kuş, o bir uçak” göndermesi de beni benden aldı. Halihazırda bir eski Superman’imiz var ama ben Tom Welling’i de burada başka karakter olarak görsem çok mutlu olurdum, ne yalan söyleyeyim.

FLA118A_0135b
Şu dizinin tek hoşlanmadığım yanı lüzumsuz romantik/garip/komik date ve gönül ilişkileri. Yine yeni yeniden bölümün en gereksiz kısımlarında Iris ve Eddie vardı. Ray, Felicity, Barry, Iris, Eddie’li garip akşam yemeği de Gossip Girl’den halliceydi. Barry, Barry’nin çocukluktan beri hoşlandığı ve başka bir zamanda öptüğü kız, Barry’nin bir ara hoşlandığı ve öptüğü kız, Barry’nin bir ara hoşlandığı kızın sevgilisi, Barry’nin çocukluktan beri hoşlandığı kızın sevgilisi olduğu masada bir tek Oliver eksikti herhalde.

Artık “haftanın canavarı” olarak karşımıza çıkardıkları karakterler, o bölümün konusunu oluşturmuyor farkındaysanız. Anlatmak istedikleri esas hikayeye paralel giden bir yan öykünün parçası oluyorlar. Bu yüzden her hafta çizgi roman okurlarını heyecanlandıracak yeni kötü adamlarla çıkagelseler bile pek hakkını veremiyorlar. The Walking Dead izleyicilerinin Beth olarak sevip bağrına bastığı Emily Kinney de ne yazık ki bu haftanın güme giden bölüm canavarı oldu. Çizgi romanlarda Atom’un düşmanı olarak bilinen Bug Eyed Bandit / Bertram Larvan, Brie Larvan isimli bir kadın karakter olarak kendine yer buldu dizide.

O çizgi romandaki sakallı çirkin gudubet adamı göstermek yerine Kinney’e yer verdiklerine çok sevindim. Bug-Eyed Bandit, çizgi romanlarda mekanik robot böcekler üreten bir mucit. Elinde yeterli kaynak olmadığı için para çalıyor ve elindeki teknolojiyi daha da geliştiriyor. Ray Palmer tarafından durdurulana kadar da ürettiği böceklerle soygun yapmaya ve daha çok böcek üretmeye devam ediyor. Bu yüzden bu bölümde durdurmak için Atom’un yardıma koşması güzel olmuş, fakat ne ikili karşı karşıya gelebildiler, ne Larvan’ı doğru düzgün görebildik, ne de Emily Kinney kendisine verilen kısıtlı materyal ile öne çıkmayı başarabildi. Beklediğimizi pek bulamadığımız boş bir hikayeydi. Gelecek sezon geri dönerse hakkını verirler diye umuyorum.

FLA118B_0334b
Reverse-Flash cephesinde işler yavaş ama derinden ilerliyor. Karakterlerimiz, önce Dr. Wells’in bir şeyler sakladığını, sonra Reverse-Flash olduğunu öğrendiler. Bu bölümde gördüğümüz Mercury Labs’teki Dr. Tina McGee’nin verdiği ipuçlarıyla da yakın zamanda, hatta belki gelecek bölüm “Who Is Harrison Wells?”de, Dr. Wells’in aslında kendisi olmadığını, kaza sonrası başka birinin onun yerine geçtiğini öğrenebilirler diye düşünüyorum. Zaten eğer Cisco, alternatif zaman çizgisinde öldürüldüğünü net bir biçimde hatırlamayı başarırsa Eobard Thawne ismini de o anılardan çekip alabilirler.

Küçük Notlar:

  • Dr. Tina McGee ile ilgili ufak bir not düşelim: bu karakter 1990 yapımı The Flash dizisinde yine aynı oyuncu Amanda Pays tarafından canlandırılmıştı. O zaman S.T.A.R. Labs’de görevliydi ve Caitlin’in şu anki görevine benzer şekilde Barry’e yardım ediyordu. Burada Mercury Labs olarak revize etmişler ama çizgi romanlarda S.T.A.R. Labs’te çalışıp Wally West ile gönül ilişkisine giren bir karakterdi. İleri doğru ana hikayeye bağlanacak önemli bir karakter haline geleceğini sanmıyorum. Hoş bir “cameo” deyip geçelim şimdilik.
  • Cisco’nun Reverse-Flash’in kendisini öldürdüğünü hatırlaması, “Out of Time” bölümünde yaşananların tamamıyla geri alınmadığını/silinmediğini ama Tsunami’nin Central City’i vurduğu alternatif bir zaman çizgisinin şu anda bir yandan devam etmekte olduğunu doğruluyor sanki. Bu Cisco’nun süper güçlerini kazanıp Vibe’a dönüşmeye başladığının da bir habercisi. Vibe, çok güçlü ses dalgalarıyla yaratıp yıkıma sebep olabilen güçlü bir karakter. Hatırladığım kadarıyla 2013’te çıkan Justice League of America serisinde Vibe’ın bir gücü de paralel evrenler arasındaki ‘soft spot’ları bulabilme. Yani iki evren arasındaki geçişleri hissedip yakalayabiliyor. Görünen o ki epey bir referans göreceğiz bu konuyla ilgili ileride.
  • The Atom’un küçülme gücüyle ilgili bu bölümde de güzel bir ipucu verdiler. Brie Larvan’ın ürettiği robot arılar bu yolda bir adım olacak diye düşünüyoruz.
Yazar

Bir reklam ajansında esnek saat olarak çalışıyor. Geekyapar yazarı. Hobi olarak spoiler vermeyi seviyor. Dreamer değil. Vizyonsuz. Şu hayatta hep Hufflepuff'liğindan kaybetti.

7 Yorum

  1. Berkcan Zülfikar Cevap ver

    Yahu bu yazar ne de güzel yazıyor öyle, vallahi aranan kansın.

    Açıkçası diziler arası ruh hallerinin değişmesi iyi gibi. Felicity ve Ray karakterlerinde çok rahat gözlemleyebiliyoruz. Bu durum, iki dizinin birleşmesinde çok işe yarayacak bir şey.

    Atom hakkında ne düşünüyorlar tam emin değilim ama bir şekilde el atılmalı acilen. Karakter kötü değil, sadece etrafta Iron Man çakması gibi görünmesi onun için iyi değil. Halen boşuk varken, özüne dönmeli diye düşünüyorum (belki biraz masraflı olacak ama)..

    Açıkçası ne Supernatural gibi sürekli BSC modunda olmasını, ne de AoS gibi sürekli daire çizmesini isterim. Daredevil’de tutabilir belki, ama birbirlerini biraz biraz besleyerek bizlere yeni karakterler göstermesi hoş olur. Katılıyorum, Bug-Eyed Bandit üstünkörü geçilmiş olabilir. Biraz daha toparlanmalıydı.

    Şimdi gelelim asıl mevzuya.. Paralel evrenlerin birbirini etkilemesi olayı yapılırsa, senaryoya daha fazla malzeme çıkarır ve işler biraz daha kartştırılıp ustaca kurgulanırsa güzel bir sezon finali izleyebiliriz. Flash dizisi şimdiye kadarki en büyük savaşını o bölümde verecek çünkü (yapım anlamında). Eğer Cisco’nun bir gücüymüş gibi lans edilirse (ikinci olasılık), açıkçası bu durum uzun vadede iş yapar. Şahsen Wells’in kimliğinin açığa çıkmasıyla Killer Frost’a daha fazla yaklaşacağımızı düşünüyorum; belki de ikinci sezonun ana kötüsü bile olabilir (Grodd da vardı değil mi).

    Son olarak bir ricam var, bu hafta itibariyle çıkmış olan Gotham ile ilgili de yazarsan, bir de Costantine i de es geçmezsen vallahi cennetliksin…

    • killer frost için Arrow da bir sonraki sezonun kötüsü olan the hive grubu etkili olacak yani muhtemeln 2.sezonun sonunda killer frostu gösterir 3.sezona işlerler

    • Constantine yazmayı planlıyorum evet 🙂 Ama şu dizinin geleceği bir tam netleşsin. İptal edildi mi tam olarak, edilmedi mi çok belirsiz. 2. sezon onayı çıksa bir yazı patlatacağım. Gotham izlemiyorum maalesef. Belki sezon bitince genel bir recap yaparız.

  2. “Yemin ediyorum bu kız Central City’de Starling City’den daha çok vakit
    geçiriyor. En son Roy’u polisler götürdü, ortalık karışık şehirde, şimdi
    bırakıp gelmenin sırası mı Allah aşkına?”
    yukarıdaki yorumda bulunmuşsunz ama bana pek doğru gelmedi bu eleştirinz.
    Dizinin bir bölümünde Felicity “- Oliver suikastciler birliğine katılıyor, the malcomla takılıyor, laurel siyah kanarya” falan dedi arowun son bölümüyle eş zamanlı olarak düşünmüşsün galiba ama biraz daha öncesinde geçiyor bu bölüm.

    • Doğru haklı olabilirsin ama tam timeline’ı da tutturamıyorum. Atom kostümünü giyip Arrow ile yüzleştikten hemen sonra olması lazım bunun. Çünkü orada kostüm darbe alıyor. Sonrasında upgrade etmeye karar veriyorlar gibi geldi. Arrow’un Public Enemy ilan edilmesinden hemen önce de Ray vuruluyor. Bu aralıkta geliyor olamazlar. Belki de The Offer bölümünden sonra geliyorlardır dedim ama o da tutmuyor. Kostümü upgrade edip tekrar Starling’e dönse ve Arrow’la yüzleşse bir ok ile darbe almazdı gibi geliyor. Çünkü sağlamlaştırdılar kostümü. Burada bir tutarsızlık var sanki.

      • Evet dediğin açılardan düşününce haklıısn.. belki dizi yapımcıları o kadarda dikkatli izlemeyin kardeşim deyip es geçmiştir bunları 🙂

  3. Crossover’ların mizah potansiyeli çok yüksek, sonuçta Felicity-Cisco birleşmesi bile yeterince komik, bu sefer Ray de vardı ve dizi yine tüm karakterlerden sonuna kadar yararlandı. Komedi kısmı çok iyiydi. Romantizm olmasaydı daha iyi olurdu sanki. Gerçekten de yemek sahnesi gereksizdi, kötüydü, şu işi bir kotaramadılar. En son sahne de kötüydü, diyaloglar yeterince iyi yazılmıyor bence. Yahu Caitlin’e lök diye söylenir mi öyle, önce bir “bak Wells senin taptığın bir adam ama herkes göründüğü gibi değildir” gibisinden açıklama yap, kızın yaşayacağı şokun etkisini azalt.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.