Geçen gün bir promosyonda The Witcher serisinin yazarı Andzrej Sapkowski hakkında “İngiltere için Tolkien, Amerika için Martin neyse, Polonya için de Sapkowski odur” gibi; ya bunun aynısı ya da buna çok benzeyen bir beyana denk geldim. Bu kısmen doğru, ama bir yandan da Sapkowski ve Witcher için epey indirgemeci bir yaklaşım. Fantastik edebiyatın liderlerini sayacaksak, elbette, Sapkowski kendi ülkesinde Tolkien/Martin-vari bir konumda. Ama ülkenin kültürel mirasında kapladığı yeri oransal olarak konuşacaksak, kabul etmemiz lazım, Witcher başka bir seviyede.

Gerçekten. İngiltere kültürü deyince aklına ilk olarak Yüzüklerin Efendisi gelecek olan mutlaka vardır, ama aynı zamanda başkası çıkıp Pink Floyd der, Shakespeare der, Byron der. Amerikan kültürü de hakeza. Ama Polonya’da yurtdışından devlet lideri gelince eline bir adet Witcher 2 tutuşturuyorlar. İşte tam da bu yüzden, tüm dünyada çıldırarak yeni yerel hitler arayan Netflix, Polonya’ya bakınca, hiç sektirmedi, hiç üzmedi, direkt bombayı patlattı.

The Witcher dizisi geliyor. Bu bir tatbikat değil. Dedikodu paylaşmıyoruz. Duyum haberi yapmıyoruz. The Witcher dizisi geliyor, ve üstelik oyunları değil, direkt kitapları uyarlayacak.

The-Witcher-Game-Pc-Games-Game-Video-Game-Computer-Game-07-720x1280

Pek çoğumuz Sapkowski’nin mitolojisiyle CD Projekt RED vesilesiyle tanıştığımızdan ötürü insan ister istemez üzülebilir. Neticede görsel olarak yeni dizi ne kadar CD Projekt RED’in çizdiği yoldan ilerleyecek bilmiyoruz. Ancak içinizi o cephede rahatlatabilecek şöyle bir bilgimiz var: üç Witcher oyununun da introsunu yöneten Tomek Baginski her sezon en az bir bölümün yönetmenlik koltuğuna oturacak.

Bunun haricinde herhalde en önemli şey, Andrzej Sapkowski’nin bizzat dizinin kreatif danışmanlığını yapacağı. Yani bu onun rızası dışında kuş kalkmayacağı anlamına gelmiyor, ama en azından rotadan çok da fazla sapılmasının fiziksel olarak mümkün olmadığına inanmak için yeterli. Onun haricinde projenin içerisinde The Expanse‘ın yapımcıları da olacak. Ha evet, dizinin dili İngilizce olacak bu arada. Hoş bize fark eden bir tarafı yok, ama yine de bilin istedim.

Bunların dışında henüz hiçbir şey belli değil. Vakit ilerledikçe daha netleşecektir proje, o zaman ne bekleyeceğimizi de az çok şekillendirmiş oluruz. Şimdilik anlamsız bir gaz hâlindeyiz bu tarafta. Siz?

Yazar

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.