Kısaca Ne Gibi Göndermeler Gördük?

tv_doctorwho0302_780_440_90_s_c1

The Shakespeare Code, tam anlamıyla göndermeler ve muhteşem detaylarla bezeli bir bölüm. Tek başına ele aldığı William Shakespeare ve eserleri konusunda yapılan göndermelerden Martha’ya taktığı “Dark Lady” (Karanlık Leydi) lakabı, bizzat şairimizin sonelerine yapılan açık bir referans mesela. Carrionitelar olarak gördüğümüz asıl mücadele verilen yaratıklar da, Shakespeare’in Macbeth’indeki cadıları temel alan bir mesele. Yine İngiliz kültüründe önemli yer teşkil eden Harry Potter’a kadar dayanan bir sürü ayrıntı da mevcut. (David Tennant’ın seride Barty Crouch Jr’ı canlandırmasına da selam çakılmış bu sayede.)

Bölüm Senaryosu Özeti

screen-shot-2013-01-31-at-12-53-54-am

Rose Tyler’dan sonra henüz TARDIS’e yabancı olan yeni yol arkadaşı Martha Jones ile beraber Kraliçe Elizabeth dönemine yaptığımız bir yolculukla başlıyoruz bölüme. Carrionite olarak adlandırılan esas düşmanlarımız; Lilith, Doomfinger ve Bloodtide olmak üzere üç cadı formunda. Belirli sözler dile getirildiğinde diğer Carrioniteları da bu dünyaya getirebilmek için portal açma hedeflerine girişen cadıların tek amacı Shakespeare’i kullanabilmek. Kelime jonglörü ya da söz ustası olarak nitelendirebileceğiniz kadar dili kullanmayı iyi bilen biri olan William Shakespeare’in aklına girerek kendi istediklerini bir oyununa katabilmeye uğraşmaktadırlar. Love’s Labour’s Won olarak duyurduğu yeni oyunu için şairimiz üzerinde kötü oyunlar oynayan Carrionitelar, elbette ki Doktor sayesinde başarısız oluyorlar. Bütün bir bölüm boyunca hem Doktor’un hem de Shakespeare’in aslında ne kadar zeki insanlar olduğunu görebilmek fazlasıyla mümkün. Doktor’un her zamanki çılgın, hiperaktif ve dahiyane konuşmalarıyla tav olduğumuz The Shakespeare Code, aslında çok kısa özetle “kelimelerin gücü” olarak tanımlanabilir.

Bizzat Yapılan Göndermeler Listesi

screen-shot-2013-01-31-at-11-14-43-am

# Carrionitelar: William Shakespeare’in ünlü tragedyası Macbeth’te yer alan üç cadıya yapılan bir referans. Şu yazıda da cadılık üzerine bahsedilen her türlü ögeden faydalanmış olan yapım, Doctor Who evrenine uyarlanırken elbette birkaç değişikliğe maruz kalmış. Fakat genel olarak Shakespeare’in cadıları temasını başarıyla kotarmışlar.

# Kelebek etkisi: Martha’nın bu zaman yolculuğu konusunda henüz yeni olması elbette ki eğreti bir durum değil. Doktor’a sorduğu “Ya bir kelebeğe basarsam ne olur? Geleceği değiştirmiş olmaz mıyım?” sorusu, Ray Bradbury‘nin aynı isimdeki kitabı “A Sound of Thunder” (Kıyametin Sesi) üzerine yapılan bariz bir gönderme. E tabii ki de “E o zaman sen de kelebeklere basma. Kelebekler sana ne yaptı ki?” yanıtı, Doktor’umuzan gelen tipik bir cevap niteliğinde.

# “Author”: Martha ile Doctor, Shakespeare’in yazdığı bir oyun sergilenirken izleyiciler arasına karışmışlardır ve Martha da oyun bittiğinde “author” kelimesini haykırır. Kelime Türkçe’ye “eserin yazarı” olarak çevrilebilmekte. Fakat henüz 1599 yılında kullanılan bir terim olmadığı için elbette Martha ilk başta “İnsanlar böyle bağırır mı?” diye sorar. İzleyiciler de kelimeyi benimsediği gibi “author” diye haykırdığı sırada, bu kelimenin bir bakıma ortaya çıkış hikayesini izlemiş gibi oluruz biz de.

# Globe Tiyatrosu: İngiltere’de önemli bir mekan kabul edilen Globe Tiyatrosu, kayda değer tiyatro oyunlarına ev sahipliği yapmasıyla bilinir. Bölümde bizzat Doktor’un analizleriyle anladığımız ayrıntılardan biri de, bu tiyatronun on dört sütunu olması. On dört sütun, İngiliz sonelerindeki on dört satıra eş değer bir referans. Carrioniteların Shakespeare’i kullanmasındaki “kelimelerin gücü” olayı da burada başlıyor. Globe Tiyatrosu bir bakıma megafon görevi gören ve sözlerin etkileme alanını artıran bir yapıya sahip. Gerekli sözler bu tiyatroda söylenince, cadıların amaçlarına ulaşması elbette daha kolay olacak. Kelimelerin gücünü kullanan adam da bizzat İngiliz sonelerinin tillahı olduğu için birbirine zincirleme olarak bağlanmış bir ilişkiler halkası mevcut.

Eh bir de Martha’nın bu tiyatroya “Tıpkı senin polis kutun gibi; küçük tahtadan bir kutu ama içinde muhteşem güçler barındırıyor!” repliği ile TARDIS üzerinden gönderme yapınca, en az biz de Doktor kadar tav olduk vallahi o sözlere, ne diyelim!

3x02TheShakespeareCode-00605

# Harry Potter: Doktor’un “Yedinci kitaba kadar bekle. Ben ağlamıştım.” repliği ve Carrioniteları alt etmek için Shakespeare’e yardım amaçlı söyledikleri “Expelliarmus!” sözü ile bizzat referans bağını kuruyor bölüm. Küçük ve ilginç bir bilgi olarak da, bu bölüm çekildiği sırada henüz Harry Potter’ın yedinci kitabının çıkmadığını ekleyebiliriz sanırım. Doktor’un henüz çıkmamış bir kitaba söylediği sözlerle hem Doctor Who evrenindeki uzay-zaman paradoksları hem de Barty Crouch Jr karakterine olan minik göndermesini çok net görebiliyoruz. Aynı zamanda “Expelliarmus” kelimesinin de Rowling tarafından ortaya atıldığı gibi bir gerçek, Shakespeare’in o sırada “kelime yaratıcısı” rolünü alttan alta desteklemiş oluyor.

# Biseksüel Shakespeare: Shakespeare’in biseksüel olduğuna dair dönen dedikodulara istinaden bölümde yer alan bir Doktor-Shakespeare yakınlaşması da mevcut. Doktor’un “Daha sonra flörtleşiriz!” repliğine karşılık olarak “Söz mü?” cevabını veren Shakespeare’in bu cinsel durumunun “elli yedi akademisyenin havayı yumruklaması” gibi bir detayla teyit edildiğini görüyoruz Doktor tarafından. Elli yedi sayısının buradaki önemini açıklamak gerekirse, Shakespeare’in 1’den 126’ya kadar numaralandırılan soneleri arasından 57. sonesinin bir erkeğe ithaf edilmesi şeklinde tanımlayabiliriz sanırım. Zira gelen yorumların çoğu bu yönde, fakat yine de kesin bir bilgi mevcut değil.

# Ünlü Sözler: Bölüm boyunca Shakespeare’in eserlerinden çıkan “aforizmalar” minvalindeki meşhur replikler, sürekli olarak Doktor tarafından bahsedilmekte. Bir yerde Shakespeare’in eserlerinden bizzat bildiği cümleyi söylediğinde “Kendi malınmış gibi kullan.” tarzında yaklaşımının yanı sıra Doktor, Dylan Thomas’tan “Rage, rage, against the dying of the light…” mısrasını dile getirdiğinde ise “Onu kullanamazsın, sana ait değil.” diye bizim kurnaz şaire engel oluyor. Bu kısım yine uzay-zaman paradokslarına dahil oluyor sanırım, zira Dylan Thomas da William Shakespeare’den etkilenmiş bir şair. Ama bölümde Shakespeare’in ondan etkilendiğini görmek de, dengeleri değiştiriyor bir bakıma.

Ek olarak, ünlü Dylan Thomas şiirinin de Interstellar filminde kullanıldığını hatırlatalım. Edebiyat ne güzel şey, her yapımda mutlaka bir dokundurma oluyor!

Ten_martha_loves_labours_lost

# Freedonia: Martha’nın nereli olduğundan bahsederken “Freedonia” isimli ülkeden bahseden Doktor, doğrudan 1933 yapımı Duck Soup filmine gönderme yapmakta.

# Sycorax: Doctor Who evreninde 2005 seneli yılbaşı özel bölümünde karşılaştığımız Sycorax yaratıkları, daha sonradan Shakespeare’in The Tempest (Fırtına) oyununda kullanılan bir isim haline geliyor.

# Karanlık Leydi: Shakespeare’in çapkınlığı sırasında Martha için kullandığı bu kavram, aynı isimli sonesine olan bir gönderme.

# Kazandaki Göz: Cadı kültüründe önemli bir materyal olan kazanlar, dizimizin bu bölümünde de elbette var. Carrioniteların üçü birden kazanlarının başına geçip büyü yaptıkları sahnede ekrana yansıyan görüntüde, koca kazanın tam da ortasında bulunan tek göz “Sauron’un gözü” olarak da yorumlanabilmekte. (Buket Akgün görüşü) Buna ek olarak göz sembolünün Talihsiz Serüvenler’deki o meşhur Kont Olaf dövmesine de bir gönderme olabileceği kanısında olsam da, “her şeyi gören göz, ilahi kudret” gibi anlamların daha mantıklı olduğu konusunda hem fikirim.

drwhoshakespeare1

# Kraliçe Birinci Elizabeth: Bölümün sonunda Doktor’u gördüğü an kafasının kesilmesini emreden Kraliçe Elizabeth, aslında modern seride o ana kadar karşılaşıp da neden Doktor’a bu kadar büyük bir kin beslediğini bildiğimiz bir karakter değildi. Ama sonrasında “The Day of the Doctor” bölümünde aralarında yaşanan olaylar ve Elizabeth’in bir Zygon olduğunu öğrenmemiz gibi gerçeklerle birlikte harmanlanınca, aslında bu kinin çok da yersiz olmadığını ve mazilerinde çok şey yaşadıklarını anlayabiliyoruz. Zaten The Shakespeare Code yıl olarak 1599‘da geçerken, The Day of the Doctor bölümü tam olarak 1562‘de yer almakta. Şu kavramı çok kullandım biliyorum ama başka açıklama yapmak uygun gelmiyor artık: Uzay-zaman paradoksu işte!

1 2
Yazar

Geveze, aşırı heyecanlı, domates surat. Ailenizin mülayim, cep tipi ponçiği. Profesyonel inek. Özel gücü ise role play yazmak. @poncikbruiser

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.