Netflix‘in özgün program işine girmesiyle genel dizi kalitesinin yükseldiği bir gerçek. Klasik kanalların cesaret edemediği işlere yatırım yapması ayrı, üretici personeline inanılmaz özgürlük tanıması ayrı, reklam derdi olmadığı için anlatımda, bölüm sayısında, süresinde zorlamaya kaçmaması apayrı. Haliyle bu kanal yeni duyurular yaptığında -her ne kadar izlediğim son işlerini o kadar beğenmesem ve bir kısmını da izleyemediysem de- diğer kanalların işlerine kıyasla olumlu yaklaşımım ve beklentim çok daha yüksek oluyor.

aqoj8r9cz9bf1y0bebzt

Hele bir de kendileri animasyon devi Dreamworks Animation ile anlaştığını duyurunca bu beklenti ve pozitiflik uç noktalara doğru yükseliyor. Kendilerinin özgeçmişi de en az Netflix’inki kadar etkileyici. Filmleri arasında Shrek, How to Train Your Dragon, Kungfu Panda olunca bu anlaşmanın değeri birden katlanıyor. Ama bu haber burada bitiyor mu? Tabii ki hayır. Çünkü bu anlaşmanın içeriği de en az bu iki isim kadar etkileyici. Anlaşmanın şartları gereği Dreamworks’ün şu ana kadar yaptığı filmler zaten Netflix’e dahil oluyor, onu bir kenara yazalım. Bunun yanına stüdyonun televizyona yaptığı ““The Adventures of Puss in Boots”, “Dinotrux”, “Dragons:Race to the Edge” gibi işleri de ekleyelim. Yetmez mi?

Yetmez tabi. Çünkü bu eserler dışında bir de yeni yapılacak işler var ki, beni esas heyecanlandıran da onlar. Evet anlaşma gereği Dreamworks kanala özel yeni işlere de imza atacak, bunlardan ikisi açıklandı ama beni gaza getirmeye yetti. İlki Trollhunters. Bize iki gencin kasabalarının arka sokaklarında keşfettikleri fantastik bir dünyada yaşayacakları maceraları anlatacak dizi için heyecanlanmamızı sağlayan en önemli unsur elbetteki büyük usta Guillermo del Toro‘nun ismi. Kendisi bu animasyonun baz alacağı kitabın yazarlarından biri. Öncesinde de Dreamworks’le bir sürü işte yer alan efsane yönetmen bu adaptasyonda da aktif şekilde yer alacaktır ve ortaya da mükemmel bir iş çıkacaktır hiç şüphesiz .

wpid-Voltron-Wallpaper-3

İkinci açıklanan iş ise beni bambaşka diyarlara, daha masum küçücük olduğum zamanlara götürdü. İşte çocukluğumun en kral işlerinden biri olan Voltron bu anlaşma ile yeniden yaratılacak. Normalde kanal Netflix olmasaydı, işin içinde de Dreamworks olmasaydı bütün heyecanıma rağmen bir “acaba?” derdim. Ama bu iki isim birleşince hiç şüphem yok, efsane çizgi filmim olabilecek en güzel haliyle karşımıza çıkacak ve çıktığı gün kaç bölümse hepsini salyalar saçarak izleyeceğim. Sonra da burada naralar atacağım siz de izleyin diye. Bu arada Pacific Rim’i çeken adamın Voltron’ın bu kadar yakınında olması da insanın aklına neler getiriyor.

Daha bu anlaşmadan ne inciler dökülür bilinmez ama Netflix’in bir doğruya daha imza attığı su götürmez. Siz ne diyorsunuz geekler? Yeniden çizgi film moduna girmeye hazır mıyız? Bu arada nostalji olması açısından Voltron’ın introsunu da şöyle bırakayım. Yaşlandım ben yahu.. Uhuhuhuh..

Author

A Man Who Walks Alone... @tutkutuzlu

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.