Woody Allen’ı Woody Allen yapan şeylerden biri onun alametifarika paniği, endişesi, sinir bozukluğudur değil mi? Biz öyle biliriz en azından. Filmlerinde daima bir şeylerden endişelenen, kafayı bir şeylere takan, cümleleri kurarken kekeleyen, ani ve fevri hareket eden karakterler geçer gözümüzün önünden. Bunlar izlerken çok sempati duyduğumuz karakterler, hikayeleri de hep bize çok yakın. Ama bu nevrotik davranış ekranda güzel sadece. Bizzat yaratıcının kendisine sirayet edince… Ne bileyim, bir korkuyor insan?

woody-allen

Elbette Woody Allen kendi içindekini ekrana böyle net yansıtabildiği için kıymeti bolca bilinen bir adam. Ama yine de, ortada insanların büyük beklentisinin olduğu bir projeyle ilgili de endişeyle, panikle süslenmiş cümleler kurunca insan bir garipsiyor. Gerçekten bir yandan da takdir etmeden duramadım Allen’ın bu dürüstlüğünü. Ünlü New York’lu yönetmen, baya Deadline’ın masasına oturmuş ve yakın zamanda Amazon ile imzaladığı dizi projesiyle ilgili özetle şu beyanı kullanmış: “Ne yapacağıma dair en ufak bir fikrim bile yok, bu benim için devas bir utanç kaynağı olacak.”. Özet yetmedi mi? Uzun versiyonunu verelim.

“Amazon’un ne olduğunu bilmiyordum. Hiç dizi izlemedim ben, kablolu kanallarda bile. The Sopranos’u, Mad Men’i hiç izlemedim. Her gece dışarıdayım ve eve geldiğimde bir beyzbol ya da bir basketbol maçının sonunu izleyip, Charlie Rose çıkınca uyuyakalıyorum. Amazon bana geldi, lütfen yapın, istediğinizi yapabilirsiniz dediler. Ben de hiç fikrim olmadığını söyledim. Televizyonla ilgili tek bir şey bile bilmiyorum.

Ama bu bir buçuk yıl kadar sürdü ve onlar her seferinde daha iyi bir teklif yaptılar. En sonunda bak dediler, istediğiniz her şeyi yaparız, sadece altı tane yarım saatlik bölüm çıkartın. Siyah beyaz olabilir, Paris’te geçebilir, New York’ta, Kaliforniya’da. Hiçbir şey bilmemize bile gerek yok, sadece altı tane yarım saat çıkartın bize. Ve çok fazla para önerdiler, etrafımdaki herkes de çok baskı yaptı. Benim de kendini beğenmiş bir özgüvenim vardı, bir film gibi yapıp altıya bölebilirim sandım. Görünen o ki öyle olmuyormuş. Benim için bu çok, çok zor oldu. Hayal ettiğim kadar iyi değilmişim. Şimdi bana verdikleri paranın her kuruşunu kazanacak kadar çok çalışıyorum. Umarım sonunda ‘bu adama bu kadar para ve özgürlük verdik, bununla mı çıktı karşımıza?’ demezler.”

woody-allen-woody-allen-a-documentary

Yani… Vay be? Allen hakikaten, ciddi anlamda ne yapacağından hiç emin değil ve hatta biraz da kötü bir şey çıkacağından emin gibi duruyor. Ne yalan söyleyeyim, benim bu projeye dair olan ümidimi de sıfıra çekti direkt olarak. Amazon’un bu durumdan çok memnun olduğunu da sanmıyorum, zira yalnız da kalacağımı sanmıyorum bu ümitsizleşme hususunda. Adamınız penaltı diyor Amazon, biz ne yapalım? Bekleyip göreceğiz, bakalım Woody usta kendi kötü beklentilerini de yıkabilecek mi?

Author

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.