Şu ara hayatımızda çok film, az zaman ve pahalı biletler, ucuz işler var. Eğer bir filmi haftalar, aylar önceden gözümüze kestirmediysek kolay kolay sinemaya gitmiyoruz. Gittiğimizde de genelde ne izleyeceğimize tam emin olmadan balıklama salona atlıyoruz. Sonuç birçok zaman hüsran ve verilen paraya tutulan yas oluyor. En azından benim başıma sık gelir bu. Okuduğunuz yazı benim çektiğimi siz çekmeyin, ben de biraz akıllanayım diye var. Bakalım 26 Ağustos günü vizyona girecek filmlerde nasıl potansiyeller var!

Geçen hafta bir sürü laf ettim sektöre. Bu hafta gönlümü biraz alır gibi oldular. Yazın son haftasında bizi mevsimin son büyük hanedan filmi Star Trek karşılıyor. Yanında da bir Jason Statham aksiyonu, dizi oyunculu korku filmi, sanal gerçeklikli gerilim, Meksika yapımı çizgi film, ve Bosna-Hersek, Fransa yapımı sanatlı; aksiyonlu bir dram filmi getiriyor. Bu ay geek de memnun olur vizyondan, sanat filmi seveni de, Statham keli seveni de.

MECHANIC: RESURRECTION/Suikast

Karşınızda bir çeviri kurbanı daha! Hayır bir de enteresan olan serinin ilk filmini “Mekanik” diye çevirmişiz paşa gönlümüzce. İkincisinde niye bu kasıntı? Ben zaten afişte Jason Statham’ı görünce anlıyorum birilerinin öleceğini. Sen bana neden suçu tanımlıyorsun başlıkta? Neyse efendim, Mechanic: Resurraction, Jason Statham’ın 2011 yapımı aksiyon filminin devamı oluyor. Tabii filme giren çoğu insan bunun, Jason Statham’ın hangi yılın yapımı aksiyon filminin devamı, olduğunu pek anlamadan izleyecek. Gerek de yok zaten. Sevgili kaçırılıyor, karşılığında Statham’a adam öldür diyorlar. Statham daha yeni bırakmaya karar verdiği adam öldürme hobisine geri dönmek durumunda kalıyor. Hem söylenen adamları hem de sevgilisini kaçıranları öldürüyor. Sonunu ben tahmin ettim. Pek zorlandığım bir teori olmadı.

Nihai karar: Jason Statham’ın oynadığı herhangi bir filmi (Snatch itinayla istisna tutulmuştur) sesi kısıp izlerseniz hemen hemen aynı şeyler göreceksiniz. Ben artık dayanamıyorum birilerinin kaçırılıp yakışıklı adamın intikam almasına. Bir de bunlar Teoman’ın müzikle ilişkisi gibi adam öldürmeye tövbe edip edip biri kaçırılınca yemin bozuyorlar.

STAR TREK BEYOND/Star Trek Sonsuzluk

JJ Abrams’ın bebeklerinden yeni Star Trek serisinin üçüncü filmi Star Trek Beyond’da, Atılgan mürettebatı görevlerinin 3. yılında gemileri ağır hasar görmüş, dünyayla iletişime geçemez şekilde yeni bir düşman bölgesinin ortasında kalırlar. Hem gemilerini kurtarmaya çalışıp hem de düşmanı alt etmeyi kafasına koyan mürettebatı sıkıntılı günler beklemektedir. Önceki film Into Darkness’ın karanlıklaşma çabasından sonra serinin kendinin ne olduğunu hatırladığı filmdeyiz. Ben Star Trek filmlerine hevesimi biraz kaybettim açıkçası. Beyond fikrimi değiştirir mi diye düşünüyorum. Ama fragman da çok çekmedi beni…

Nihai karar: Seveni yerinde mutlaka izler zaten. Olmasa da olur diyeni beklesin, sonra izlesin. Bir de Anton Yelchin hayranı varsa, oyuncunun hayatını kaybetmeden önce çektiği son film Star Trek Beyond. Ona hürmeten de gidilebilir. Tabii Fast & Furious gibi ölümü bir pazarlama aracı olarak kullanmadıkları için kendimizi buna zorunlu hissettirecek bir sosyal medya baskısı yok.

DON’T BREATHE/Nefesini Tut

Bir hırsız ekibi son vurgunlarını yapmak için kör ve zengin bir adamın evini soyacaklardır. Adam kör olduğundan her şey kolay gözükür. Ancak kör adamın kung-fu bilen bir seri katil olduğunu hesaba katmazlar. Kör adam soygun sırasında uyanıp hırsızların peşine düştüğünde soygun bir anda zifiri karanlıkta kör bir kung-fucu seri katilin avına dönüşür. Çünkü zifiri karanlıkta ortamın ağası kör olan adamdır. Son cümleyi ben demiyorum, fragmanda yazıyor.

Nihai karar: Filmin yönetmeni bundan önceki tek filminde Evil Dead’i uyarlamıştı. İzlemiştim ve pek beğendiğim söylenemez. Yalnız ışık kullanımını beğenmiştim ve Dont Breathe’in fragmanından da aynı potansiyeli sezdim. Alıştığımız korku filmlerinden daha farklı bir vizyona sahip olduğu da belli. Yine de sinemada izlemeye değeceğini düşünmüyorum.

NERVE/Oyun

Emma Roberts’ın karakteri Vee, Nerve adlı bir telefon uygulaması keşfeder. Bu uygulamada oyuncu olmayı kabul edenler tıpkı doğruluk-cesaretlilik oyununun cesaretliliği gibi oyunun önerdiği şeylere cesaret etmek zorundadırlar. Her turun sonunda oyun daha yüksek miktar para teklif ederek daha zorlayıcı görevler önerir. Bu görevler çığırından çıkacakken Vee oyunun bir takım insanlar tarafından manipüle edildiğini fark eder. En başından beri oyunu oynayanlar kullanılıyordur.

Fragman gerçekten çok eğlenceli. Fikir de bana çekici geldi. Ana oyuncular Emma Robert ve Dave Franco’yu severim. Fragmanın dış sesi dışında her şey yolunda.

Nihai karar: Belki bir sanat eseri değil ama eğlenmek istiyorsam iki saatimi ayırıp filmi büyük ekranda izlemek isterim.

DON  GATO: Inicio de la Pandilla/Sevimli Kedi İşbaşında 2

https://www.youtube.com/watch?v=LqtpThvniI8

Sevimli’nin ilk filmde beraber gördüğümüz (ben görmedim, gören de tanımıyorum) dostlarıyla nasıl tanıştığını anlattığı bir geriye dönüşlü devam filmiymiş Sevimli Kedi İş Başında 2. Meğerse Sevimli kedi haliyle bile itlikte, ahlaksızlıkta ün salmış bir kediymiş. Ancak dostları onu Meksiko beyefendisine çevirmişler. Biz de bu yolda yaşananları izleyecekmişiz. Neden onca filmi aylar sonra izleyebiliyorken bir Meksika çizgi filmini vizyona alıyoruz diye sorgulatan film çocuklu okuyucularımız bunu sorgularken çocukların oyalanabileceği bir yapım.

Nihai karar: Şimdi her animasyonun bir Toy Story bir Aslan Kral olamayacağını biliyorum. O yüzden yargılarımı tasmaladım. 3-6 yaş arası çocukları çekinmeden götürebilirsiniz. Ancak siz sıkıntıdan ölmek istemiyorsanız çocukları bir hafta beklemeye ikna edin. Dori geliyor.

SMRT U SARAJEVU/Saray Bosna’da Ölüm

No Man’s Land filmi ve 11 September kolajında yer alan kısa filmiyle daha önce beğenimi kazanmış yönetmen Danis Tonavic’in yeni eseri Smrt U Sarajevu, 1. Dünya Savaşı’nı başlatarak Avrupa’nın siyasi haritasını tamamen değiştiren Avusturya veliaht Prensi Ferdinand’ın ölümünün 100. yıldönümü yaklaşırken, Birleşmiş Milletler toplantısına ev sahipliği yapacak Hotel Europa’da işçiler maaşlarını alamadığı gerekçesiyle grev yapmaktadırlar. Bu sırada Ferdinand’ı öldüren suikastçi Gavrilo Princip’i ateşli şekilde savunan, suikastçiyle aynı ismi paylaşan bir katılımcı dikkatleri üzerine çekmektedir. Güvenlik endişesi ve siyasi gerilim tüm katılımcıları ve otel sahibi Ömer’i tetiklemiştir. Tüm filmin tek otelde geçiyor olması psikolojik çatışmayı daha yakın hale getirir.

Nihai karar: Yönetmene güveniyorum. Benim için filme bilet almaya yeterli bir neden bu. Eğer festival filmleri ilginizi çekiyorsa sizlere de tavsiye ederim.

Yazar

Lord olmak için yola çıkan gariban geek kendini bir anda yazar olarak buldu. Geek kültürüyle küçük şakalaşmalarını, sinemayla flörtlerini yazıya dökmek için burada. Muhitte Geek_Lord olarak bulabilirsiniz.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.