Belki de hiç olmadığı kadar yoğun bir vizyon takvimine sahibiz bir süredir. Heyecanla beklenen büyük filmler, gediklisini bekleyen küçük filmler, şaşırtarak sevdiren yerli filmler her hafta vizyonda yerini buluyor ve bizleri ağırlamak için hazırda bekliyor. Elbette onca film arasında çürük de çıkıyor hatta zaman zaman çürükler arasından iyisini seçmek gerekiyor. İşte okuyacağınız bu vizyon rehberi fragmanıyla, tanıtım bülteniyle, ekip tecrübesiyle ve hakkında diğer bilinenleriyle filmleri kısaca bir analiz edip tanıtıyor. Bu sayede siz okuyucularımızın sinemadan memnuniyetsiz ayrılma ihtimali biraz olsun azalıyor.

Fakat unutmayalım, bu vizyon rehberiyle yaptığımız kitabı kapağından seçmek olmasa da kapağa, arka kapakta yazanlara ve sayfalarına şöylece bir bakıp seçmek. Bu yüzden süpriz şekilde iyi veya kötü çıkan filmlerin sorumluluğunu tavsiyelerimize yüklememenizi rica ediyoruz.

O halde bakalım 27 Ocak 2017 tarihinde vizyona girecek filmler nasıl gözüküyor:

XXX: RETURN OF XANDER CAGE/Yeni Nesil Ajan: Xander Cage’in Dönüşü

Zaman zaman kafayı biraz dinlenmeye almak için, gözleri ekranın hareketine kaptırmak için safi aksiyondan oluşan filmleri izlemek insana iyi gelebiliyor. Tabii kafayı dinlenmeye aldık diye bizimle dalga geçecek aksiyonları bu örneklerin dışında tutuyorum. 12 yılın ardından dönen xXx serisinin üçüncü filmi dozu tutturmuş gibi: Hem izlerken beyninizi içeceğinizi koydunuz sehpaya koyabilir hem de beyninizin çürümeyeceğinize güvenebilirsiniz. Bu izlenime kapılma sebebim, fragmandan anlaşıldığı üzere filmin kendini hiç ciddiye almaması. Return of Xander Cage, üzerinden iki devir geçmiş bir sinema anlayışının ürünü olduğunu biliyor ve tek isteği Vin Diesel karizmasına sığınarak basit bir 2000’ler başı aksiyonu sunmak.

Filmde çoğu geri dönüşte olduğu gibi ölü sanılan ana karakterin, bu durumda Xander’in ölmediği anlaşılıyor ve zamanın favori ajanı hayati önem arz eden bir görev için çağrılıyor. Xander, bütün askeri uyduları kontrol etmek için kullanılan cihazı elinde tutan çeteyi çökertmek için kendi çetesini kurar ve film boyu 2000’ler aksiyonu sürüp gider.

Nihai karar: 15 yıl öncesinin o görsel efekte yeni doymaya başlayan aksiyon filmlerini özlediyseniz sizin güzel bir terapi olacaktır. Ha yok, ben aksiyonumu akıllı seviyorum diyorsanız yanlış yerdesiniz.

 

SHUT IN/İçeride

İlgimi çeken bir gerilim. Fikrin orijinalliğinin yanı sıra odak noktasında çok sevdiğim çocuk aktör Jacop Tremblay’in olması beni filme daha da ısındırıyor. Tremblay filmde gerilim öğesiyken, beraber gerileceğimiz Naomi Watts da izlemesi keyifli aktörlerden.

Psikolog Mary Portman bir trafik kazasında eşini kaybetmiştir, oğlu ise kazadan vücudu felç şekilde kurtulmuştur. Mary hayatını oğluna en iyi şekilde bakmaya adar ancak hiç tepki alamamak onu büyük depresyonlara sürükler. En sonunda psikoloğu olduğu yetim çocuklardan biri olan Tom’u evlat edinir. Fakat Tom evden kaçar. Kimse çocuğun soğukta hayatta kalma ihtimaline inanmazken Mary ve Steven’ın başına gelenler Tom’un ölmediğinin net ve korkunç birer işareti gibi görünmektedir. Gördüklerimiz Mary’nin depresyonuna attığımız bir bakış mıdır yoksa Tom gerçekten felaketlere sebep olacak kadar hayatta mıdır?

Nihai karar: Evet ilgimi çeken bir yapım ama sinemada izlenmesi şart değil. Hatta filmi tam şu an izlemek istiyorsanız bile sinemaya gitmeniz şart değil. Did you know what I mean?

 

VEZİR PARMAĞI

Türkiye’nin genelinde filmleri sevilen Kırmızıgül’e genç kesim biraz önyargılı yaklaşabiliyor. Bunun sebebi sanıyorum Kırmızıgül’ün müzikle uğraştığı dönemdeki tarzı ya da şahsın siyasi imajı olabilir. Ancak sinefil şapkalarını takıp baktığımızda Kırmızıgül’ün sinemada belli bir duruşu, sanata farklı bir bakışı olduğu gerçek. Anadolu kültürünü ve tarihini anlayan bir sanatçı kendisi.

Vezir Parmağı, savaşa götürüleceklerini sanan, Anadolu’nun farklı yerlerinden alınmış beş işçinin aslında savaşta eşlerini kaybeden 31 kadınla evlendirilmesini anlatıyor. Gerçeklerden esinlenen hikaye Anadolu’nun trajik kaderine mizahi bir açıdan yaklaşıyor.

Nihai karar: Herkesin damağına göre değil ama yiğidin öldürüp hakkını yememeye özen gösterelim.

 

FORUSHANDE/Satıcı

https://www.youtube.com/watch?v=wgPdkCB7sKY

Film İran ve Fransa ortak yapımı ama esasında yaratıcı kadro komple İranlı ama özgür bir platorma ihtiyaç duyulduğundan Fransa’dan destek alınıyor. Filmin yönetmeni Asgar Farhadi’yi A Separation eserinden tanıyorum ve tanıdığım kadarıyla beğeniyorum. Fakat Forushade konusuyla pek ilgimi çekemedi. Siz ne düşünürsünüz bilmem:

İranlı iki tiyatro oyuncusu çift Emad ve Rana yeni bir eve taşınırlar. Yeni evlerinden gayet memnun olsalar da önceki kiracının mahalleli tarafından sevilmemesi, fahişelikle suçlanması oyuncu çifte pahalıya patlayacaktır. Rana bir gün evde yalnızken kendisini önceki kiracı sanan biri tarafından saldırıya uğrar ve Emad intikamını kendi yollarıyla almaya çalışır.

Nihai karar: Ben bu sefer yokum. Sizi bilmem.

Yazar

Lord olmak için yola çıkan gariban geek kendini bir anda yazar olarak buldu. Geek kültürüyle küçük şakalaşmalarını, sinemayla flörtlerini yazıya dökmek için burada. Muhitte Geek_Lord olarak bulabilirsiniz.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.