Günahlar

1. Sony Spider-Man Evreninden Hemen Bir Avengers Çıkartmaya Yeltenmemeliydi

the-amazing-spider-man-2-the-vulture-and-doc-ock

Bunu J.H. yazıda da belirtmişti zaten, ama üstünden geçilmesi gerekiyor. Amazing Spider-Man 2’nin en büyük günahı, çok fazla şeyin girizgahını yapmasıydı. Electro, Green Goblin ve Rhino bir yana, alttan Black Cat üçüncü filme hazırlandı; Vulture ve Doctor Octopus’un yolları yapıldı, biliyoruz ki Venom ve Carnage geliyor; bunun ipuçları bloglardan, tanıtım yazılarından bolca yapıldı. Tüm bunlar filmi ağırlaştırdı ve yer yer inandırıcılığını kaybetmesine sebep oldu.

Sırf Sony Spider-Man evreninden Avengers çıkartacak ve bunu hemen yapacak diye Green Goblin ve Electro’nun Spider-Man ile kankalıktan, azılı düşmanlığa evrilmesi hepi topu iki sahne sürdü. Rhino filmin başında ve sonunda 4’er dakikalık iki espriye indirgendi. Bunlar çok rahatlıkla üçüncü filme yayılabilirler, bu filmi sadece Electro’ya bırakabilirlerdi. Böylece Harry-Peter ilişkisi daha derinlemesine incelenir, Green Goblin Gwen’i öldürdüğünde etkisi daha büyük olurdu. Fakat şimdi, ileriki filmlerde de ana kötü Green Goblin olacak ve biz, o filmlere neden Spidey’den böylesine nefret ettiğine tam anlamıyla ikna olamamış bir vaziyette gideceğiz.

 

2. Gwen Stacy

emma_stone_new_gwen_stacy-wide

Belki de en büyük günah bu, ama aynı zamanda, en niyetlenilmemiş, en kabahatsiz günah da bu. Sony, Raimi üçlemesinden kendini ayrıştırmak adına, Amazing Spider-Man’in ilk esas kızı olarak çizgi romanların köküne döndü ve Peter’ın ilk göz ağrısı Gwen Stacy’yi seçti. Sorun şu, Gwen Stacy, çizgi roman hayranlarının çok iyi bildiği gibi 1973’ten beri ölüydü. Hatta Ben Amca ile birlikte hep ölü kalan tek çizgi roman karakteri olduğu söylenir. Onun ölümü, kimileri tarafından çizgi romanların Gümüş Çağını kapatıp, Bronz Çağını açan olaydır.

Sony, bu mantıkla yola çıkıp, ikinci Amazing Spider-Man filmi geldiğinde Mary Jane rolünü Shailene Woodley’ye vermişti. Niyetleri belli ki Gwen Stacy’yi öldürüp, bir yandan şok yaratıp, bir yandan da halkın gözünde asıl Spider-Man aşkı olarak gözüktüğünü düşündükleri Mary Jane’e yol açmaktı. Fakat işte işler planlandığı gibi gitmedi. Andrew Garfield ve Emma Stone’un kimyaları önce Shailene Woodley’nin rolünün ikinci filmden, bizzat Webb’in kelimeleriyle, “Peter-Gwen ilişkisine odaklanmak için” kesilmesine sebep oldu. Sonra da fragmanlarda Stacy’nin aynen öldüğü günkü kıyafetleriyle duruyor olması, Peter’ın sonda hönkürüşü ve genel “En büyük savaşı başlıyor” tribi, herkesi Gwen’in öleceğine yönlendirdi ve şok değeri de böylece kayboldu.

Şimdi Sony’nin elinde iki ucu boklu değnek var. Garfield ve Stone’un gerçek hayattaki üç senelik ilişkileri, Amazing Spider-Man 2’de kendini ekrana taşıdığı için o kimya o denli inandırıcıydı. Bu şekilde, izleyici Parker-Stacy aşkını destekler buldu kendini. Evet, bu Stacy’nin ölümünde Peter’ın hüznünü daha ciddiye almamızı sağladı ama aynı şekilde, eğer üçüncü filmde Peter Mary Jane’e sardırırsa inceden kıl olmamıza da sebep olacak.

Değneğin ikinci ucu da bu işte. Shailene Woodley ile kontrat yapıldı ve ikinci filmde sahneler dahi çekildi. Mary Jane üçüncü filmde bir veya öteki şekilde olacak yani, ki hikaye gereği olmalı da. Fakat eminiz, bir yerlerde Sony yöneticileri, keşke Shailene Woodley Gwen, Emma Stone da Mary Jane olsaydı diye iç geçiriyorlardı. Çünkü bu, her şeyi daha kolaylaştırır ve bize “Evet, Gwen’e üzüldü ama işte asıl büyük aşkı Mary Jane’miş görüyor musun!” dedirttirirdi. Şimdiki hâliyle, öyle gözüküyor ki, Mary Jane’e kıl bir nesil yetişecek…

1 2
Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.