Arkadaşlar hazır mısınız? Koltuklarınıza tutunuyor musunuz, emniyet kemerlerinizi bağladınız mı? Elimizde Avengers 4 ile ilgili ilk resmi bilgi var. Daha önce görmediğiniz, kulaklarınızla duymadığınız, beyninizle anlamadığınız kalbinize sokmadığınız yüreğinizin en sıcak yerlerinde misafir etme fırsatı elde etmediğiniz bu muhteşem bilgiye zihnen ve bedenen hazır mısınız? Filmin ilk sinopsisi geldi. Marvel tarafından yazılmış. Birinci kaynaktan. İlk elden. Hiçbir şey değilse, bundan eminiz.

Çünkü gerçekten… gerçekten bu hiçbir bilgi vermiyor.

22 birbirine bağlı filmin nihayete erişi olacak, Avengers destanının dördüncü sayfası bu film seyircileri muhteşem bu yolculuğun viraj noktasıyla yüzleşmeye çağıracak. Sevilen kahramanlarımız bu gerçekliğin ne kadar kırılgan olduğunu ve onu ayakta tutmak için gereken fedakarlıkları tam olarak anlayacaklar.”

avengers-infinity-war

Nasıl? Çok muğlak değil mi? Ne bekliyorduk ki, zaten adamlar spoiler olur diye filmin adını açıklamadılar; geçen filmde yüzümüze baka baka yalan söylediler, bugün de sorunca hâlâ bir sağdan bir soldan açıklamalar yapıyorlar. Bir sene öncesinden detay vermeyeceklerdi elbette.

Bu sinopsis, lisanslanmış ürünleri ele alan profesyonel bir mecra olan License Global’ın son sayısında yer alıyor. Daha önceden Infinity War sinopsisi de galasını bu dergiden yapmıştı; zaten işin ehillerine hitap eden bir yayın olduğu için böyle şeyleri de daha önceden alması kuvvetle muhtemeldir. Öte yandan beyanın muğlaklığı da yeterince ikna edici zaten. Peki yine de kapabileceğimiz birkaç sır var mı?

Gerçeklik” ve “fedakarlık” kelimeleri insanın gözüne çarpıyor. Akıllara internette dolaşan teori geliyor. The Snap™ sonrası toza dönüşen kahramanlarımız aslında Soul Gem’in içinde, Soulworld’e gittiler ve gerçek gerçeklikte kalanların bir çeşit fedakarlık yaparak onları geri getirmesi gerekiyor. Bu da uzun süredir söylenen “Eski Yenilmezler’in hayatına karşılık, yeni Yenilmezler geri gelecek” fikrine kuvvet katıyor. Ancak bunu bile netlikle söyleyebilir miyiz, emin değiliz. Bakalım, bekleyelim, görelim, siz ne diyorsunuz?

Yazar

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.