Bir süredir aklımda bu konu hakkında yazıp çizme vardı, imkansızlıktan bu işe girişemedim. Madem Geekyapar’da yazıyorum, en azından kısa bir özet geçeyim burada, meraklısı fikir sahibi olsun istedim.

Takipçileri bilirler, Uluslararası Altın Portakal Film Festivali Türkiye’deki en köklü film festivalidir. İlk olarak 1964 yılında düzenlenen festival 1979 ve 1980 tarihlerinde malum sebeplerden  ara vermiş, ancak güçlü geleneğin korunması için 2011 yılında bu senelere ait filmler yeniden değerlendirilip ödüllendirilmiştir. Ortada Türkiye sinema tarihinin gurur meselesi gibi bir organizasyon var, anlayacağınız. Birkaç birinciliği seyredin, memnun kalacağınıza eminim.

Gene takipçileri bilirler, Türkiye’de festivaller skandal konusunda oldukça bonkördür. Filmler kafaya göre elenir, yetkin olan ya da olmayan herkes yaptırım gücünü kullanarak ortalığın daha da karışmasına sebep olur. Çok örnek vermeye gerek yok, sinemayla ilgilenmeseniz bile bir şekilde okuduğunuz gazeteye dergiye yansır bu haberler.

altın-portakal-51-2

Bu seneki Altın Portakal krizimiz kendini nasıl gösterdi peki? Hikayemize başlayalım. Her şey Reyan Tuvi isimli sinemacının Gezi konulu “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” isimli belgeselinin festivale katılmasıyla başladı. Festivalin ön jüri elemesinden geçmesine rağmen Türk Ceza Kanunu’nun 125. ve 299. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle Tuvi’nin eseri programdan çıkarıldı (Maddelere sadece link vereceğim ama şöyle bir göz gezdirirseniz belgeselin kimlerde rahatsızlık yarattığını tahmin edebilirsiniz).

E durum böyle olunca, haliyle daha öncesinde 33. İstanbul Film Festivali’nde, Documentarist-7. İstanbul Belgesel Günleri’nde, hatta birkaç hafta önce gerçekleşen 21. Adana Altın Koza Film Festivali’nde gösterilen ve hiçbir sorunla karşılaşmayan filmin bir anda programdan çıkarılması herkeste büyük şaşkınlık yaratır. Ancak işin asıl ilginç kısmı Altın Portakal Festival Komitesi’nin konu hakkında yaptığı açıklamada kendini gösterir:
Sinemamızın 100. Yılı hakkında övgülerle başlayan ve sansür eylemini kabul edilemez bulan duyurunun ortalarında şöyle açıklama bulunmaktadır:

Sayın Reyan Tuvi’nin Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek adlı belgeseli daha önce festival dahilinde özel gösterim programı yerine ulusal belgesel yarışma bölümüne davet edilmiş ve bu davetimiz kabul görmüştür. Yönetmenin sanatçı iradesine herhangi bir baskı ya da oto sansür dayatması yapılmamıştır, yapılması da düşünülemez, bu noktada yönetmenin kendi açıklamaları da ortadadır. Ne festival tarafından ne de eser sahibi tarafından söz konusu filmin ne mesajına, ne içeriğine, ne kurgusuna, ne de bütünlüğüne dokunulması asla ve hiç bir zaman talep edilmemiş, net bir biçimde adını vererek ve yazılı olarak kişilik haklarına yönelik bir hakarete dair ortak bir hassasiyet sonucu söz konusu küfür kaldırılmıştır. Filmin ilk başta açıklandığı gibi halka açık gösterime çıkartılmaması ile ilgili gerçek bununla sınırlıdır.

Anlayacağınız, pek çok festivalde zaten aylardır gösterilmekte olan film Altın Portakal’da “ay ne ayıp Fırat, hiç yakışıyor mu?” lafı işitip ağzına ufak bir şaplak yemiştir.

rwrttt-640x360

Tabii yukarıdaki olgun ifadelere çok aldanmayın. Festival Komitesi başkanlığını yapan Alin Taşçıyan’ın konu hakkında birkaç gün öncesinde kaleme aldığı “Arı Kovanı’na Çokmak Sokuyorum” isimli yazıya bakalım:
Gazeteci ve belgeselciler çoktandır önlerine gelen her metinde ne yazıyorsa aynen kabullenip körü körüne inanıyor; hiçbir kuşku duymuyor; o metnin nasıl ortaya çıktığını merak etmiyor; iki soru sorup da araştırmıyor. Hatta ilgi çekmek için çarpıtıyorlar… Oysa gerçek özgürleştirir, bilgi özgürleştirir.

Yazının tamamını dileyenler yukarıdaki linkten okuyabilirler (Yazı bunun yanında bazı kişisel çatışmaları da bünyesinde barındırıyor. İlgilileri için son kısma bir takım linkler bırakacağım).

7 Ekim tarihli basın açıklaması bir şeyleri açıklığa kavuşturur, Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek filmi  “hassasiyet” meselesinden ötürü sansürlenmiştir. Bu şaka gibi açıklama üzerine ilk olarak SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) üyesi 59 yazar yapılan sansürü “kabul edilemez” olarak nitelendirir, festivalde jüri olarak yer alan 11 isim de tepkilerini dile getirirler. Ardından festivalin Ulusal Belgesel Film Yarışması Ana Jüri Başkanı, yönetmen Can Candan jüri başkanlığından çekilme kararı alır.

İlginç bir not düşelim. 59 yazarla sansüre tepki veren SİYAD’ın başkanı da Alin Taşçıyan’dır.

Süreci (şimdilik) bitiren eylem ise bizzat belgesel film yarışmasının katılımcılarından gelir. Festivalin resmi sayfasında yayınlanan duyuruya göreyarışmaya katılan 15 sinemacıdan 13’ü filmlerini yarışmadan çeker ve geriye sadece 2 film kalır. Sonuç itibariyle bu seneki belgesel yarışması iptal kararı alır.

reyan-tuviden-zorunlu-aciklama-144881
Yönetmen Reyan Tuvi

Konu hakkında uzaktan en fazla bu kadar bilgi sahibi olunabiliyor. Kimileri tek cümlelik bir sansürün abartıldığını ve festival içerisinde başka dinamiklerin döndüğünü söyleyebilir. (İlle de spoiler isteyenler için: Sansürün dönemin başbakanına, bugünün cumhurbaşkanına edilen bir küfür üzerine uygulanması komitenin neden bu kararı almakta ısrar ettiğini sanırım göstermektedir). Kesin olan şey ise, 15 senelik belgesel yarışmasının ilk kez bu sene yapılmayacağı.

Doğrusu bir şeyleri değiştirecekse (ki muhakkak değiştirecektir, zira şu ana kadar olanlar bile Türkiye’de sinemacıların sansüre geçit vermeyeceklerini göstermiştir) iyi ki bu sene belgesel yarışması yapılamıyor diyorum. En azından bu sayede bir şeyler daha şeffaflık kazanmış, bazı söylenemeyenler de dile gelmiş oldu. Zor şartlarda kotarılmış ve yarım asrı geçmiş bir organizasyonun bile sansürle yaşadığı savaşı görünce çiçeği burnunda festivallerde ya da televizyonlarda neler olduğunu insan tahmin bile edemiyor.

Altın Portakal’dan vereceğim haberler bu kadar, ilerleyen günlerde güzel sinema haberleri paylaşmak dileğiyle…

Konu hakkında okunası bazı yazılar:

Şenay Aydemir’in yazısı

Murat Tolga Şen’in yazısı

 

Yazar

Eskilerin dediği gibi: "You must gather your party before venturing forth"

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.