3. En İyi Oyuncu, Erkek

Benedict-Cumberbatch-filming-scenes-for-The-Imitation-Game

Bu kategorinin içindeki iki aktör kesinlikle banko, ikisi plase, bir de sürprize yer var. Banko olarak saydığımız aktörlerden biri Birdman’in başrolünde spot ışıklarına muazzam bir dönüş yapan Michael Keaton. Keaton’ın banko adaylık statüsündeki arkadaşı ise bizim çok yakinen tanıdığımız, panpamız Benedict Cumberbatch. The Imitation Game filminde eşcinsel kod kırıcı ve bilgisayar dünyasının öncüsü Alan Turing’i canlandıran Cumberbatch, bu performansıyla övgü üzerine övgü aldı.

Plaseler ise Mr. Turner performansıyla İngiltere’yi şimdiden bağlayan Timothy Spall. Kendisini Harry Potter filmlerinden Kılkuyruk olarak hatırlayabilirsiniz. Spall İngiltere’de çok saygı duyulan bir aktör, şimdi buradaki mesele, kendisini çok tanımayan Amerika’ya meram anlatmakta. Filmini Weinstein yapsaydı, adaylığı garantiydi ama Sony de elinden geleni yapacaktır. Diğer plasemiz ise Nightcrawler filminde Oscar’ın en sevdiği şeyi yaptı ve fiziksel olarak ciddi bir değişim geçiren Jake Gyllenhaal. Onun adaylığı Spall’dan daha olası duruyor.

Sürprizlerimiz ise Foxcatcher filmiyle büyük ses getiren Steve Carell. Carell zaten dramatik rollere de yabancı değil, Oscar’lı filmlere de. Sürprizler arasında en akla yatanı da o. Fakat yine de, kabul etmek gerek ki komedyen kimliği ön planda olan aktörleri Akademi maalesef ciddiye alamayabiliyor bazen. O yüzden diğer sürprize de yer açılıyor, Matthew McConaughey. Interstellar’ın yıldızının tek dezavantajı, geçen sene kazanmış olması.

 

4. En İyi Oyuncu, Kadın

felicity-jones-in-the-theory-of-everything-movie-1

Yine her sene olduğu gibi En İyi Aktris dallarında saçma bir durum var. Saçma derken, aptalca anlamında söylemiyorum. Tam bir saçmalı tüfek kurşunu gibi. Yıllardır büyük aday filmlerden kadın oyuncu girmez listeye, uç indie filmlerden adaylar bulunur. Bu sene de durum değişecek gibi durmuyor. Tek bir istinası var, o da Gone Girl ile birlikte adı geçen Rosamund Pike. Pike ciddi anlamda sağlam bir performans gösterdiği için, bizim de itirazımız yok.

Yine Avrupai kontenjandan Marion Cotillard her performansıyla olduğu gibi bu sene de işin içerisinde. Two Days, One Night Avrupa’yı zaten birbirine kattı, tek sorun nefesinin Amerika’ya yetip yetemeyeceği. The Imitation Game’de Benedict Cumberbatch’in karşısında sağlam bir performans gösteren Keira Knightley‘nin de adı sık sık geçiyor ödül cümlelerinde, fakat son depara iyi kalkacak mı göreceğiz. Aynı durum Theory of Everything’de Stephen Hawking’in eşini oynayan Felicity Jones için de geçerli.

Son iki isim ise biraz ilginç. Geçen seneki vukuatlarıyla biraz tabloidlerden hasar yiyen Reese Witherspoon için çok olumlu şeyler dönmekte. Wild filminde Dallas Buyers Club’da iki Oscar’lık performans yöneten Jean-Mac Vallee ile çalışan Witherspoon, film için “hayatımda çektiğim en zor filmdi” dedi, bunun mükafatını alabilir. Diğer isim ise bu tip törenlerin gediklisi olan Julianne Moore. Taa Mayıs’ta vizyona giren, ama yine festivallerin garanti ismi olan Maps to the Stars, Moore’un ismini radara sokmuş vaziyette.

1 2 3
Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

4 Yorum

  1. Mehmet Çalışkan Cevap ver

    Kim kazanır bilemem ama sonuçta yine Leo’nun kazanmayacağı kesin 😀

  2. bi laç gün önce interstaller i izledim oscar alsın almasın 2014 içinde açık ara izlediğim en iyi filmdi diyebilirim. Benedict filmini daha izleme fırsatımız olmadı ama beklentilerim iyi. bu arada interstallerın ödül alması dileğiyle..

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.