Geçen sene tam da bu sıralar Fantastic Beasts filmi için geri sayım yapmakla ve heyecanlı bekleyişler geçirmekle meşguldük hatırlarsanız. Hatta zaman birazcık daha çabuk geçsin diye haftalık yazı dizisi bile hazırlamıştık sizler için. Fakat sabreden geekler olarak muradına erdiğimiz geçen yılın bu vakitleri, şimdinin heyecan dolu minik sürpriz parçacıkları dolu vakitlerine dönüşüverdi birden. Bir sene ardından gelen devam filmi gelişmeleri, şimdiden interneti fena etkisi altına alan yeniliklerle dolu zira!

Aylar öncesinden, Pottermore’a düşer düşmez heyecandan dilimizi damağımızı kurutan ve bizi fena halde heyecandan kudurtan şu mühim Jude Law haberini hatırlıyorsunuzdur herhalde, değil mi? Dumbledore’un gençliğini canlandıracak olan Law için heyecandan düşen tansiyonlarımızı kolonyayla bilek ovalayadurduğumuz bahar ayları geçti geçmesine ama gelin görün ki acımasız Potter dünyası bu sefer bir de kara kış dönemi başımızı döndürecek gibi. Neden mi? Nedeni basit elbette: İkinci filme dair promo fotoğrafları ve tam takır film başlığı geldi! YÜCE MERLIN AŞKINA!

FNBST2_First_Look_3000x1800-R01_SQUARE_2

Öncelikle gelin şu tam kadro fotoğrafımıza bir göz atalım. İlk filmden tanıdığımız karakterlerin yanı sıra bir de yenileri var gördüğünüz üzere. Sol baştan Jude Law ile başlayalım misal. Kendisinin ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu bildiğimizden, Dumbledore’un gençliğini oynaması için seçildiğinde zaten bir şenlenmiştik; şimdi bir de ne kadar iyi göründüğü konusunda bir kez daha yerimizde halay çekmeye başladık. Harry Potter serisini okurken eğer aklınızda canlanacak güzel bir genç Albus Dumbledore portresi varsa, Jude Law’un bu portresinden öteye gidebileceğini pek sanmıyoruz. Çünkü son derece kusursuz!

Ezra Miller’ın Credence’ı ise bir önceki filmdeki sonuna rağmen gizemli bir şekilde geri dönecek gibi gördüğümüz üzere. Zaten şu “obscurial” muhabbetini tam anlamıyla açıklığa kavuşturmayan Rowling için açıklaması bir hayli eğlenceli olacaktır; zira ciddi anlamda bu sularda bildiğimiz pek az şey var. Mary Lou’nun ağır şiddetinden ve Grindelwald’ın aktif etkinliğinden kurtulmuş ama hala bir obscurial olduğuna inandığımız Credence ise şu an ilgi konumuz. Öte yandan yanındaki hanım ablamıza gelirsek… Claudia Kim isimli aktristin canlandıracağı karakterin ismi henüz belli değil ne yazık ki. Fakat Pottermore’da yer alan bilgilere göre kendisi şöyle bir karakter olacakmış:

Claudia Kim’in karakteri bir “Maledictus”, yani canavara dönüşmesini sağlayan bir tür lanetli kana sahip kişilik. Bu olay, bir “Animagus” olmaktan çok farklı bir mesele; zira Animagus’lar, tercihleri doğrultusunda bir hayvana dönüşebilmektedirler. Maledictus kelimesini köklerine ayırdığımızda ise “Mal” için “yasadışı, kuralsız ya da hastalıklı” gibi bir anlam çıkmaktayken “dictus” parçasının Latince karşılığı ise “konuşmak” şeklinde.

Yani anlayacağınız Kim’in karakteri, Credence için mükemmel bir partner gibi duruyor. Credence’ın da kontrolsüz obscurus olaylarını hatırlarsak, sanırsak ki Claudia Kim’in karakteri burada onun en ayrılmaz parçası olacak. Zira gelen bilgiler doğrultusunda, bir çeşit sirk muhabbetlerinin de filme dahil olacağına dair bilgiler mevcut. Kim’in karakteri de, bir Maledictus olarak bu açıdan filme çok büyük katkı sağlayacağa benziyor. Tabii bu gibi meseleleri, sizlerden gelen soru, istek ve görüş doğrultusunda çok daha ayrıntılı inceleriz bir ara isterseniz, ne dersiniz?

Sağa doğru devam ettikçe simalar daha da tanıdıklaşmaya başlıyor elbette. Zoë Kravitz‘in canlandıracağı Leta Lestrange’i zaten önceki filmden, Newt Scamander’ın Hogwarts’taki nadide aşkı olarak biraz tanımıştık hatırlarsanız. Yanında duran kendinden pek emin elemanımız ise Scamander oğlanlarından bir diğeri olan Theseus Scamander, yani Newt’ın ağabeyi. Bunun üzerine de vakti zamanında uzun uzun bir şeyler karalamıştık, dileyeni şöyle yönlendirip yorumlamaya devam edelim biz.

Promo posterinde geriye kalan tüm sima ve isimleri zaten filmden bildiğimiz için çok fazla bir açıklama yapmayacağız. Ama Grindelwald’a bir değinelim mi, ne dersiniz? Johnny Depp‘in inanılmaz yetenekleriyle hayat bulan ve ilk filmde çok az da olsa gördüğümüz Gellert Grindelwald şimdilik iyi gibi duruyor. Harry Potter serisinde bahsi geçtiği o minicik satırlarda hayal ettiğim Grindelwald kişiliğine ve tiplemesine ne kadar uyuyor, şu an şahsi olarak net bir şey anlatamıyorum. Ama inanın Johnny Depp’in altından kalktığı onca rolden sonra pek de fiyasko bir karakter göreceğimizi sanmıyorum. Özellikle de Fantastic Beasts serimiz için villain koltuğunda yayılan Grindelwald’ın emin ellerde olmaması gibi bir ihtimalin varlığı bile, Rowling’in hayatının sonu demek olabileceğinden ötürü şu anlık içimiz ferah. Zaten tam bir “bad boy” duruşuyla, kendini şimdiden narsist ve pislik bir villain olarak göstermeyi mükemmel başarmış Gellert’cığımız.

Oldu da bizim yazımıza iliştirdiğimiz resmin boyutu sizi tatmin etmediyse, bizzat Pottermore’un linkine yönlendirelim şöyle, doya doya göz atın; piksel piksel inceleyin efenim.

1 2
Yazar

Geveze, aşırı heyecanlı, domates surat. Ailenizin mülayim, cep tipi ponçiği. Profesyonel inek. Özel gücü ise role play yazmak. @poncikbruiser

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.