Yani şunca yıldır filmdir, sanattır, sepettir takip ediyorum kendimce. Gişe rakamlarını derlemek, hangi film hangi trende baskın çıkıyor; hangi akım hangi eğilimi yaratıyor küçük geek-akademisyen kıvamlarında verilerni çıkartmak ölesiye hoşuma gider. Az çok da “şu tutacak ha!” derim, diyebilirim. Lakin bu konuda pürüzsüz, temiz bir geçmişim yok. Bir seri var ki, beni yıllarca yanılmaktan derbeder etti. Ben “şu olacak” dedim, tokadı çaldı suratıma, “bu olacak” diye bağırdı. Fast & Furious serisinden söz ediyorum. Sessiz sedasız 21. Yüzyılın en büyük serilerinden biri olan Fast & Furious serisi.

Film bir anda “araba sevenlerin izlediği bir seri” titrinden silkindi, yükseldi, “çıktığı her senenin ilk onuna kafadan giren seri” oldu, taklitleri türedi, “biz de şu arabalı film pastasından pay alalım” diyenler çıktı ortaya. Kendi payıma bu seriyi devam ettirip ettiremeyeceklerini çok büyük bir merakla bekliyordum. Özellikle de başrol oyuncularından birini, belki de en önemlisini kaybettikten sonra hasar alıp almayacakları dev merak konusuydu benim için.

maxresdefault

Almadılar. Amerika’da galasını 3 Nisan’da yapan Furious 7 rekor üstüne rekor kırdı. Amerikan sinema tarihindeki gelmiş geçmiş en büyük Nisan gişe açılışını yapmakla kalmadı, üstelik bu rekorun bir önceki sahibi The Winter Soldier’a %50 fark attı. Sadece Kuzey Amerika’daki ilk hafta sonunda 150 milyon dolar gişe elde eden Furious 7 burada durdu mu? Hayır. RelishMix’in verilerine göre film Hunger Games’i geçerek sosyal medyadaki varlığı en büyük film olma onuruna erişti.

Bununa yetindi mi? Yetinir mi hiç? Geçtiğimiz hafta pek çok ülkede de gala yapan Furious 7, aralarında Arjantin, Şili, Kolombiya, Meksika, Hindistan, Endonezya ve Tayland’ın olduğu ülkelerde gişe açılış rekorları kırdı, Avustralya, Brezilya, Almanya ve İtalya gibi ülkelerde Universal Pictures’ın gelmiş geçmiş en büyük ilk gün hasılatına erişti. Mısır, Malezya ve Romanya gibi ülkelerdeki ilk hafta sonu hasılatı rekorlarına ise değinmiyoruz bile…

Valla ne desek boş kalır, eksik olur. Helal olsun sana Furious 7…

Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

12 Yorum

  1. Filmi bügün izledim illaki fizik kurallarına aykırı sahneler vardı yada kesin ölücek bu sefer toretto diyorsun ölmüyor gerçi ben bunlara takılmadım zaten hızlı ve öfkeli izlemeye gidenler mantık aramak ıcın gıdıyorsa hıc gıtmesın son 3 4 fılmdır zaten aksiyon sahneleri hat safadaydı bu filmde daha da çok olmuş bence güzel bir finaldi bu filmi beğenmiyen gitsin medcezir falan izlesin bence 🙂 bu arada film internete düşmüş ama bence sinemada izleyin paul walkerin anısı için

  2. Shadow in the Dark Cevap ver

    Aksiyon açısından güzel bir filmdi.Tempo hiç düşmedi fakat Newton’ı mezarında titretti.:D
    İlk üç filmden sonra seriyi takip edemesem de odak noktası aksiyon olan her filmde olduğu gibi bunda da büyük bir kopukluk yaşamadım.
    En beğendiğim yönü ise son 3 dakikası oldu.Yol ayrımı metaforu ile iyi bir elveda sahnesi çekmişler.

  3. Aksiyon ve komedi süperdi bence ama klişe ve saçma sahnelerde baya vardı.
    Dom’un son sonlarda araba ile uçtuğu sahnede ölmemesi çok saçmaydı. Ya da Shaw ın ölmemesi. Aksiyon filminde bu tarz şeyler hoş olmuyor arkadaşım öldüreceksin birilerini işte kimsenin ölmediği aksiyon filmi mi olur? 6. film neden daha güzeldi çünkü kötü adam komalık olud ve iyilerden 2 kişi öldü.

  4. Benim aklıma takılan sokak serserisi Dom’un Hobbs la Shaw’ı dövmesi.İkisininde ölüme eğitimi var bu gidip tekliyor ikisinide.

  5. Dün gece izledim filmi.Sanırım marvelin oluşturduğu ekol,tarz tutmuş ki bu filmde de bu tarzı hissettim.Komedisi,espirisi iyiydi,aksiyon sahneleri baya güzeldi.Tabi mantık hataları ve fizik kuralları açısından baya uçuk olaylar vardı ama ben zaten aksiyon için gitmiştim üstüne aksiyon artı komedi geldi.

  6. Vin diesel bizi aileden kabul etmeyebilir ama onlar bizim galiba ailemiz oldu.. yani o kadar samimi( özellikle filmin sonunda) bir oyuncu ki vin diesel etkilenmemek imkansız..

  7. Interstellar’da bu kadar oynamadılar fizik teoremleriyle. Kesin alternatif bir dünya burası onu kabullendim artık. Derdim o değil. Derdim diyaloglar. Bu kadar da “cheesy” diyalog olmaz ki bir filmde. Cidden 3-5 espri sahnesi hariç bir tane düzgün diyalog yok ve ben en çok buna taktım filmde. Acayip rahatsız oldum. Prensiplerime aykırı olmasa çıkardım salondan, ancak başladığım birşeyi yarım bırakamıyorum, o zaman daha çok rahatsız oluyorum. Rahatsızım herhalde biraz, bende de var birşeyler ama o ayrı bir konu.

    Filmin sonundaki Paul tribute iyiydi ama gerçekten, orda gevşedim bende. Affettim az. Az ama.

  8. Binadan binaya arabayla geçme sahnesini çok güzel yapmışlar.Birde bazı sahneler çok abartı olmuş.Mesela Rock vs Jason sahnesinde adam binadan arabanın üstüne düşüyor,ölmüyor.

  9. Fast&Furious’a keyifli vakit geçirmek, heyecanlı ve ütopik aksiyon sahneleri izlemek için gidiyor insanlar. Seri, kitlesini de iyi biliyor, güzel arabalar ve seksi kızlarla dolduruyor her filmi, ‘cool’ Amerikan esprileri de cabası. Ve evet, bu formül de -başka örneklerine nadir rastlanması sebebiyle- 7 filmdir tutuyor.

  10. Abdulkerim Eser Cevap ver

    Bu rekorlarına bir yenisi daha eklendi. Türkiye’de en iyi haftasonu açılışı yapan yabancı film oldu.

  11. klisenin otesinde kurgusu, gercek otesi ve sisirme dovus sahneleri (spoiler vermeden sacmaliklari saymak zor). tamamen hollywood kokan klasik karakter diyaloglari ve bi sonraki sahneyi 10dk onceden belli eden senaryosuyla tamamen standart TV kitlesine hitap eden bir filmdi. sadece ilk 2-3 filmi izleyip, arkadaslarimin daveti uzerine Paul Walker merakiyla gittim, verdigim her kurusa yaziklar olsun.

  12. serinin en kötü senaryosu bundaydı. Fizik ve mantık kurallarının sınrılarını 3 film önce aştıklarından ona takılmıyorum da senaryo ve diyaloglar gerçekten kötüydü. Ekibin sinerjisi ve özellikle Vin Diesel reyiz izletiyor. Statham 3. sınıf filmlerdeki kötü adamlar gibiydi. Karakterinde en ufak bir derinlik yoktu. Ama Kurt Russel’in karakterini sevdim. Filmi izlememdeki en önemli sebep son 3 dakikasıydı. Hobbs Urfalı Abdi gibi hastaneden çıktı ben kamyon çarpacak dedim o ambulansla …. neyse spoiler vermeyelim fazla 😀

Leave a Reply to Shadow in the Dark Cancel reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.