Başlıktaki ibareyi abarttığımızı düşünüyor olabilirsiniz. Sonuçta nereden baksanız en az bir asırlık yaşı olan bir sanat dalından söz ediyoruz. Bir şeyi “gelmiş geçmiş en büyük film” olarak nitelendirmek kolay değil, her şeyi geçtik neden büyük olduğunu belirlemek de kolay değil. Yapım olarak mı büyük, kalite olarak mı, ağırlık olarak mı? Kabul ediyoruz, başlıkta biraz hiperbol kullandık, ama uğruna bu kelimeleri sarf ettiğimiz film de bu titre çok uzak değil. Neyden mi söz ediyoruz? Tabii ki 1959 tarihli Ben-Hur’dan.

1959 gibi bir senede yaklaşık olarak 15 milyon dolara yapılan ve o dönem için yapılan en pahalı film rekorunu elinde bulunduran, 60 hektar alana yayılmış 300 sette çekilen, uğruna 450 bin kilo plastik, 1,100 metreküp odun, 100.000 kostüm, 1.000 zırh harcanan ve toplamda 10 bini aşkın figüranın kullanıldığı bir film Ben-Hur. Ve tüm bunlardan sonra herkeste inanılmaz bir beklenti yaratan, bu beklentileri aşmakla kalmadığı gibi bir de üstüne üstlük 12 Oscar adaylığından 11’ini alarak bu konuda hâlâ kırılamayan (ama Titanic ve Lord of the Rings: Return of the King tarafından egale edilen) bir rekor kıran bir film. Yani anlayacağınız, tek bir filme “gelmiş geçmiş en büyük film” diyebileceksek, muhtemelen o film bu film.

picture-of-morgan-freeman-in-dumnezeu-pentru-zi-large-picture-bruce-almighty-303862723

Peki film neden yeniden çekiliyor? Aslında tam anlamıyla bir “remake” yok ortada. Daha ziyade daha önce iki kere filmi yapılan 1880 tarihli Lew Wallace romanı Ben-Hur: A Tale of the Christ tekrar sinemaya çekiliyor. Yönetmen koltuğundaki kişi de Night Watch ve Wanted filmleriyle şöhret kazanan Timur Bekmambetov. Kendisinin başrol için Loki olarak tanıdığımız Tom Hiddleston ile görüştüğü söyleniyordu, fakat herhalde “maden gelmiş geçmiş en büyük filmi yeniden çekeceğim, o zaman gelmiş geçmiş en büyük aktörlerden biriyle çalışayım” diye düşünmüş olacak ki, ilk casting’ini başka bir yerden yaptı: Morgan Freeman. En nihayetinde iki kere Tanrı’yı oynamış bir adamdan daha büyüğünü bulamazsınız.

Freeman filmde “Ildarin” rolünü oynayacak. Bu konuda da kendisini ilginç bir zorluk bekliyor. Zira oynadığı rol, 1959 uyarlamasında kendisini canlandıran aktöre bir Oscar kazandırmıştı. O yüzden ne olursa olsun, en az başrol kadar kıyasa tabii tutulacağı kesin. Fakat Morgan Freeman bu. Bizce elinin tersiyle iter, o kıyasları bertaraf eder. Dürüst olalım, şimdi film için daha bir heyecanlandık. Sizin de merakınız kamçılandıysa biraz sabretmemiz gerekecek, zira film 26 Şubat 2016 tarihinde vizyona giriyor.

Yazar

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.