Hugh Jackman’ın  Wolverine’i ile pek çok negatif düşünceye sahibim ve bunu gizlemiyorum. Ama ne olursa olsun kendisinin bu karaktere ve çizgi roman adaptasyonlarına kattıklarını görmezden gelmek veya saygı duymamak hakkına kimsenin sahip olmadığını düşünüyorum. Hazır kendisi rolü bırakmaya hazırlanırken, bir saygı duruşunda bulunmak ve bu halihazırda kendi kitlesi olan karaktere nasıl sınıf atlattığını bir kez daha gözler önüne sermek istedim. İşte Hugh Jackman’ın Wolverine’ini eşsiz kılan altı şey:

CK9XsRkWIAAnPAF

  • Wolverine’i belli bir kitlenin hayranlığından çıkartıp kadınların sevgilisi haline getirdi.

wolvie-handsome

En fazla eleştirdiğim şeylerden biri bu Wolverine’in çizgi roman ile çok alakasız olmasıdır. Çizgi romanlarda kısa boylu, çirkin, vahşi olan Wolverine’in beyaz perdede bir seks sembolü olarak gösterilmesini -biraz da kıskançlığımdan- elimden geldiğince yerdim. Ama ben ne söylersem söyleyeyim bu yaklaşım karaktere resmen yeni bir boyut kazandırdı ve belki de çizgi romandan daha geniş bir kitle tarafından sevilmesine sebep oldu. Uzun boylu, yakışıklı, karizmatik bu yeni Wolverine, hayatında çizgi romanı okumamış nice kadının fantazilerini süsler oldu.

  • Bir süper kahramanı en fazla filmde oynayan oyuncu oldu.

X-Men_First_Class_-_Wolverine_Cameo

Şu ana kadar tam yedi filmde aynı karakteri oynadı Jackman. Hem de hepsinde en önde olmasa bile her filmde gösteriyi çalan, filme sınıf atlatan kişiydi kendisi. Serinin en kötü filminde bile -bence bu sıfat için Last Stand ve The Wolverine kapışırlar bu arada (e.n.: The Last Stand tartışmasız bence)- Wolverine’in performansına söz söyleyemezsiniz. Düşünsenize  X-Men: First Class’ta sadece birkaç saniye görünse bile filmin en çok konuşulan sahnesi onunkiydi. Böylesi bir istikrarın X-Men filmlerinin genelde belli bir düzeyin üzerinde anılmasındaki etkisi de tartışma götürmez.

  • X-Men evrenini genişleten yine Wolverine’di.

X-Men-Origins-Wolverine

Şu çok açık, eğer Hugh Jackman bu kadar başarılı bir Wolverine performansı göstermeseydi ve böylesi önemli bir yıldız gücü haline gelmeseydi, solo bir Wolverine filmi göremeyebilirdik. Karakterin geçmişi kadar Jackman’ın başarısı da, X-Men filmlerinde göremediğimiz Gambit gibi, Blob gibi -ne yazık ki Deadpool gibi- farklı karakterleri içeren solo filmlerin çekilmesini ve Xavier enstitüsünün dışında da dünyada mutantlar olduğunu görmemizi sağladı. Dediğim gibi özellikle ikinci filmi hiç sevmesem bile, bu evreni farklı bakış açısıyla görmekten son derece memnunum.

  • Hayranlarını hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmadı.

jackmanwithfan

Böylesi önemli bir karakteri oynayıp, sonra da böylesi uluslararası bir yıldız haline gelince insanda değişiklik olmasını bekliyorsunuz. Ama Jackman geldiği yeri hiç unutmadı ve Wolverine sevenlere her zaman sıcak ve içten davrandı. Son Comic-Con’da X-Men paneli öncesinde çıkıp herkese ve özellikle de Wolverine hayranlarına teşekkür etmesi bunun en güzel örneği. Yine Comic-Con’da asansörde -kendisi koruma ordusuyla dolaşmaması da büyük bir olay zaten- karşılaştığı Wolverine cosplay’li bebekle resim çektirmesi de çok keyifli bir sevecen bir hatıra olarak hayranının zihninde yer etmiştir.

  • Wolverine’in mizahını başka bir noktaya taşıdı.

Wolverine-hugh-jackman-as-wolverine

Çizgi romanlarda da eğlenceli bir karakterdir Wolverine ama Jackman’in cazibesi de işin içine girince her filmde pek çok tek cümlelik espriyi -yazar burada “one liner”ı çevirdi- inanılmaz başarıyla vererek filmlerin eğlence seviyesini de yükseltti. Cyclops’la yaşadıkları laf kavgaları, sarı-siyah kostümle ilgili yapılan kinayeler, pençelerle hareketler ve daha nicesi. Çizgi romandaki esprileri bir adım daha ileri taşıyarak, kuru-depresif bir Wolverine’den çok daha fazlasını izlememizi sağladığı için kendisine bir teşekkürü borç biliriz.

  • Geekgasm yaşatan sahnelerin ağırlığını fazlasıyla taşıyabildi.

Jean-Grey

Sadece mizah sahneleri değil, çizgi roman hayranı olan herkesin hayallerini süsleyen nice sahne Jackman’ın oyunculuğuyla gerçek oldu. Jean ile ilişkisi, Sabretooth ile olan kavgası, Deathstrike dövüşü vs. Her biri hafızamıza kazındı ve filmlerin en güzel sahneleri olarak aklımıza kazındılar. Romantizm gerekiyorsa en romantiğini, dövüş kareografisi gerekiyorsa en karizmatiğini, bir abi havası gerekiyorsa en olgununu hep Jackman sundu bize.

 

Bir çırpıda aklıma gelenler bunlar. Eminim sizin de Jackman’in Wolverine’i ile ilgili paylaşmak istediğiniz nice şey vardır. İşte bu sebeple muhit var zaten. Son olarak öncelikle Tim Miller’dan Deadpool’da, sonra Bryan Singer’dan Apocalypse’de en azından bir cameo rica eder, şu an çekilmekte olan son filmle ilgili de böylesi ikonik bir oyuncunun jübilesini mükemmel bir filmle yapmasını sağlamasını yönetmen James Mangold’dan rica ederim. Daha 2017’ye çok var yine de Old Man Jackman’e bize verdiği güzel Wolverine anıları için şimdiden teşekkürü bir borç bilirim.

Author

A Man Who Walks Alone... @tutkutuzlu

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.