5. Lethal Weapon

Lethal Weapon

Sene: 1987
Başrol: Mel Gibson, Danny Glover
Kilit Tek Cümle Repliği: “I’m too old for this shit…”
Peki Olayı Neydi?: Buddy cop meselesini 48 Hrs. sayesinde hayatımıza ve dilimize sokmuş olabiliriz, gelin görün ki aşık olmamızın sebebi Murtaugh ve Riggs’di. Çocuktuk ama Riggs’in arsız ve terbiyesizce Murtaugh’un kızına yazması, köpek bisküvisi yemesi, bir anda şaka yapıp bir anda aksiyona dalması çok tehlikeli ve ilgi çekici geliyordu. Tabii bunlar, Murtaugh o kadar efendi bir adam olmasa çok boşa gidecek, çok pervasız duracak hareketlerdi aynı zamanda…

 

6. Predator

Predator

Sene: 1987
Başrol: Arnold Schwarzenegger
Kilit Tek Cümle Repliği: “You are one ugly motherfucker!”
Peki Olayı Neydi?: 80’lerde Arnold Sıvazlageçer tam bir kraldı. Evet tahtına aday boldu, sağ kulvarden Stallone, sol kulvardan Van Damme vuruyordu belki, ama neticede Civardagezer kadar ekrana yakışanı yoktu. Terminator yetmiyormuş gibi, aynı onyıla bir efsane film daha sığdırmış olması da bunun tek başına yeterli kanıtıdır…

 

7. RoboCop

RoboCop

Sene: 1987
Başrol: Peter Weller
Kilit Tek Cümle Repliği: “Dead or alive, you’re coming with me.”
Peki Olayı Neydi?: Çocukken zerre anlamamıştık açıkçası. Gerçekten. RoboCop bizim için sadece robot olan bir polisti. Fakat gelin görün ki aykırı adam Paul Verhoeven’ın başka dertleri de varmış o filmle, büyüdükçe anladık. Şu an açsanız, o naiflikle izleyebilir misiniz bilmiyorum; ama içimden bir ses, filmin bunun için tasarlandığını söylüyor ki bu da Verhoeven’a saygımı istemesem de arttıran bir şey…

 

8. Die Hard

Die Hard

Sene: 1988
Başrol: Bruce Willis
Kilit Tek Cümle Repliği: “Yippee-ki-yay motherfucker!”
Peki Olayı Neydi?: 80’ler aksiyon filmlerinde hep başrol konuşulur dedik ya? Hani o bir “aksiyon yıldızıdır” diye? Die Hard bunun 90’lara kıyıdan köşeden yaklaşmış hâliydi. Zira bu listedeki diğer tüm flimlerin aksine, tanıtmaya uğraştığı ve biraz da olsun anlaşılabilir yaptığı, muhteşem de bir oyuncuyu arkasına diktiği bir kötü adamı vardı: Hans Gruber. Die Hard’ı tüm bu listeden ayıran birinci şey buydu. İkincisi? John McClane arkadaş, John McClane!

1 2
Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

4 Yorum

  1. Chuck Norris’in Missing in Action filmleri, özellikle iki aklımda kalmıştır yıllarca nedense. Bana göre Delta Force serisinden de kat ve kat daha iyidir. Ayrıca Dolph Lundgren’in Red Scorpion’u da iyidir. O yıllarda Sovyet Spetsnaz askerini oynaması ayrı bir olay.

  2. Listeden gördüğüm 80’ler güzel bir furya başlatmış, 90’lar ise onu mükemmelleştirmiş. Listedeki çoğu filmin (başta Terminator, Predator, Rambo olmak üzere) devam filmlerinin ben de daha büyük iz bırakmış olmasını, buna yoruyorum.

    Ama bir Robocop vardır ki, bambaşkadır. Efektleri eski kalsa bile hala izlemeye değer bir filmdir.

    Hazır nostalji demişken, Hollywood’a sesleniyorum; ticari reboot’a hayır. O dönemin naifliğini, espri anlayışını, değişik (garip bile diyebileceğimiz) düşünce yapısını içine katamıyorsanız (ki katamıyorsunuz) olmuyor, olmayacak. Lütfen, yalvarıyorum, çocukluğumun bütün efsanelerini alıp sıradan, klişe dolu aksiyon filmlerine dönüştürüyorsunuz. Yapmayın. Hayallerimle oynamayın. Paranızı da çıkaramıyorsunuz zaten. Çok çok farklı birşey yapmayacaksanız lütfen reboot yapmayın.

  3. Stallone’nin “Cobra” filminin unutulması bu listenin en büyük eksiği 80’lerin en klişe ve en geyik maço polis filmidir. İçinde makasla pizza kesme, robotlu klip, baltalı katiller çetesi ve tabi ki “Kanunun bittiği yerde ben başlarım”, “Sen hastalıksın ben ilacınım” gibi müthiş replikler barındırır.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.