Dünyanın en çok konuşulan ödülleri ve ödül töreni Oscar’ı bilmeyeniniz yok, eminiz. Fakat Oscar’ın ne zamandan beri ve hangi nedenlerle bu kadar manşet değeri taşıyan bir mesele olduğunu bilmeyeniniz de bir o kadar fazla, farkındayız. Bu yüzden çok konuşulan ama az bilinen Oscar’ın, Akademi Ödülleri’nin ne olduğunu, nasıl bu noktaya geldiğini ve biraz da bundan sonra nasıl olacağını konuşmak, naçizane bildiklerimizi paylaşmak istedik. Eğer iki gün sonra tüm dünyanın baştan konuşmaya başlayacağı bu büyük hadiseyle, magazinsel veya sansasyonel yönleri dışında da ilgileniyorsanız; bu kısa Oscar tanıtım yazısı sizin için yazılıyor.

The 85th Academy Awards® will air live on Oscar® Sunday, February 24, 2013.

Oscar’ın bu derece göz önünde bulunmasının sebebi bazılarının sandığının aksine Oscar’ın filmleri takdir eden ilk ödüllendirme olması değil; Oscarlar 1929’da dağıtılmaya başlanmışken National Board of Review ondan 12 yıl önce 1917’de sinema sanatçılarını ödüllendirmeye başlamıştı.

Oscar’ın bu kadar geniş kitlelerce konuşulmasının sebebinin bu ödüllendirmenin en geniş çaplı ödüllendirme olduğu zannı da doğru değil çünkü “Yabancı Dilde (İngilizce olmayan) En İyi Film” dalında yarışmak isteyen filmlere bile koşulan ilk şart; filmin Los Angeles ili sınırları içinde en az bir sinema salonunda paralı olarak gösterime sunulmuş ve izlenmiş olması oluyor. Anlayacağınız; çekilmiş en iyi filme bile imza atsanız, filminiz Los Angeles’de vizyon görmediyse rafınıza asla bir Oscar heykelciği koyamazsınız.

Oscar’ın gözdeliğine getirilen bir diğer yanlış açıklama ise Oscar’ın gerçekten de en iyilerini ödüllendiriyor olduğu. Aslında bu yargı son derece öznel fakat en iyilerden biri olduğu neredeyse herkesçe kabul edilen Alfred Hitchcock’un hiç Oscar kazanmadığını söylersek siz de hak verirsiniz sanıyorum.

Peki Oscar’ın bu şeytan tüyü tam olarak neresinde duruyor? Çağın en büyük eğlence ve sanat aracı olan sinemayı ödüllendiren Oscar’ın sırrı, kendisinin de başlı başına bir eğlence aracı olmasında yatıyor. Şimdilerde Golden Globe, César, BAFTA, Critics’ Choice gibi benzerleri türemiş olsa da Oscarlar ilk dağıtılmaya başlandığı yıllarda ödül törenini eğlenceye çeviren tek organizasyondu kendisi.

Dönemin diğer ödülleri son derece resmi ve nezih bir atmosfer içinde sahiplerine ödülü veren kuruluş veya grup tarafından takdim ediliyordu. Ancak Oscarlar, Hollywood Roosevelt Hotel’de gerçekleşen ilk törenden itibaren sahiplerine meslektaşları tarafından takdim edilmekteydi. Kazananlar da yine meslektaşları ve rakipleri tarafından alkışlanarak ödülü kabul ediyorlardı. Haliyle, sinema takdirinin eleştirmenlerce değil, sinemayı yapanlarca gerçekleştirilmesi önce sinemacılar sonra halk arasında büyük bir sansasyon yarattı ve Oscar törenleri hem filmleri üretenlerin hem de tüketenlerin merceği altına girdi. Yaratılan sansasyon Oscar’ın arkasındaki kişilerce fark edildiğinde de bu ödüller; müzik performansları, talk-showlar, kısa gösterimler gibi ilgi arttırıcı unsurlarla süslendi. Nihayetinde Oscar törenleri bugünkü dev ışıltılı halini aldı.

2012-oscar-stage-design-by-john-myhre

Kırk kere Oscar dedikten sonra ödülün bu ismi nereden aldığını merak etmiş olmalısınız. Gerçi ödüllere Oscar isminin, heykelcikleri eski kocası Oscar Nelson’a benzeten Bette Davis tarafından verildiği yaygın bir genel kültür bilgisidir ancak kesin bir bilgi değildir. Oscar isminin kökeni hakkındaki diğer iddia, Akademi sekreterlerinden Margaret Herrick’in 1931 yılında heykelciği amcası Oscar’a benzeterek Akademi içinde bu yakıştırmayı ve lakabı yaydığıdır. Her iki ihtimalde de Oscar isminin terimsel hiçbir anlamı yoktur, ta ki Oscar ismi 1939’da törenlerin tanıtımında resmi olarak kullanılana kadar.

Peki, 1939 öncesi artık Oscarlar olarak bildiğimiz ödüllere resmi olarak nasıl sesleniliyordu, biraz da bunu konuşalım: Ödüller, 1927 senesinde Academy of Motion Picture Arts and Sciences (Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi) tarafından Hollywood’a yeni bir sanatsal ve teknik ortak görü katma amacıyla verilmeye başlandı. Verilen ödüllerin tek ve resmi adı Academy Awards of Merit‘di. Daha sonra bu isim kısalarak Academy Awards olarak resmileşti ve popüler isim artık Oscar olsa da törenlerde hala sık olarak Academy Awards ismi kullanılıyor. Bu ikililiğin korunmasındaki amacın, Oscar ismiyle popülaritenin, Academy Awards ismiyle ciddiyetin baki tutulması olduğu düşünülüyor.

Academy of Motion Picture Arts and Sciences’ın (AMAP) ödülleri vermekteki amacının bir ortak görü yaratmak olduğunu söylemiştik. Bu uğurda Akademi’nin yaratıcı ve cesur adımlar attığını söylemek gerek. Örneğin ödüllerin kazanan meslektaşları tarafından verilmesi fikrini o adımlardan biri olarak kabul edebiliriz. Çünkü Hollywood her ne kadar ABD halkının ilgisi üzerine kurulu olsa da Oscarların tasarlanmaya başlandığı 1927 yılında eleştirmenler, 1950’lere kadar ellerinde tutacakları o otoriter güce hala sahiplerdi. Takdim görevinin onlardan alınıp sanatçılara verilmesini hoş karşılayıp karşılamayacakları riskli bir merak konusuydu.

Üstüne üstlük ellerinden alınan sadece takdim görevi de değildi, takdir güçlerinin bir kısmına da el konulmuştu: Akademi, ödüllendirme sisteminde jüride her biri kendi uzmanlık alanında söz sahibi olacak onlarca sinema sanatçısının yer almasını planlıyordu ki öyle de planladığını gerçekleştirdi. Başta genel beğeni kazanmış sinema sanatçılarını jüriye aldı, sonrasında ise ödüle layık görülen her sanatçıya bir de jüri davetiyesi göndererek sanatçıların büyük yer ettiği Akademi merciisini genişletti.

Genişlemek fiilini hafif tabiriyle kullanmıyoruz, başlangıçta 36 jürisi olan Oscar ödüllerinin günümüzde 6000 civarında jürisi var ve bu sayının %22’si oyunculardan oluşmakta. Jürideki sanatçı oranı ise %60’ın üstünde. Aslında bu oranlar korkulduğu gibi eleştirmenlerden ciddi tepkiler aldı ve hatta almaya da devam etmekte. Ancak popülariteyi kendine iyiden iyiye düstur bellemiş Akademi bu tepkiye pek kulak asmıyor.

2016OscarsLogo0114

Düşünüldüğünde jürideki sanatçı oranı hakkındaki eleştirmen tepkisi Akademi’nin aldığı en hafif tepkilerden. Zira bu tepki doğruluğu tartışılır türden bir tepki ama Akademi’de ırk ve cinsiyet eşitsizliğine gelen tepkinin doğruluğu sayısal verilere de dayandırılarak ortada. 2000 yılından bu yana Oscar adaylarının yalnızca %15’i, kazananları ise %17’si beyaz olmayan ırklara mensup.

Bu eşitsizlik hakkında en büyük tepki geçtiğimiz yıl verildi: Özellikle siyahi kesim #OscarsSoWhite etiketleriyle sosyal medyada tepkisini dile getirdi ve siyahi olsun olmasın çokça sanatçının Oscar’ı boykot etmesiyle dikkate değer bir tepki ortaya kondu. Bu tepkinin gücünden destek alan kadın sinema sanatçıları da kadın bir yönetmeni ancak 2009’da (Katheryn Bigelow) ödüllendirebilen Akademi’ye iğneleyici eleştirilerde bulundu. Ancak ne yazık ki bu haklı eleştirilere Akademi, bu yılki adaylıkları siyahi ve kadın odaklı filmlerle doldurmak gibi göz boyayıcı, geçici gözüken bir cevap verdi. Bana sorarsanız olan, siyahilere göre Akademi’den daha da az takdir gören Latinlere oldu. Amerikan sinemasının hatırı sayılır, kültürünün ise daha ciddi bir tarafını oluşturan Hispanik Amerikalılar tepki furyasının ve göz boyayıcı adaylıkların dışında kaldılar ve takdir görememeye bu yıl da devam edecekler.

Diğer yandan birçok köklü sanatçı ve eleştirmen, sosyal problemlerin Akademi’nin problemlerinin sadece görünen tarafı olduğunu ve buz dağının devamı olduğunu söylüyor: Zamana yenik düşüp yaşlanan bir jüri kadrosuyla Akademi’nin; gittikçe geleneksel -argo haliyle eski kafa- kararlar vermeyi arttırdığı, sinemanın bir jenerasyonunu kaçırıp bir diğerini de kaçırmak üzere olduğu ve formülize filmlere verilen formülize ödüllerin zamanla ilgiyi kaçırtacağı gibi eleştiri ve uyarılar buz dağının altında kalan daha teknik ve sanatsal problemler olarak Akademi’yi tehdit ediyor. Biz de tüm bu sosyal, teknik ve sanatsal problemlerin gerçekten Akademi’yi içten ve dıştan yediğini ancak yenilikçi adımlar atıldığı takdirde bu problemlerden kolaylıkla sıyrılabilineceğini düşünüyoruz.

CcZalOTUcAA19NY
İyisiyle, kötüsüyle Oscar’dan bilgiler vermişken izninizle bir de Oscar’la ilgili bizden, Geekyapar ekibinden bir haber vermek istiyorum: 89. Akademi Ödülleri, 26 Şubat’ı 27 Şubat’a bağlayan gece yani pazarı pazartesiye bağlayan gece bu yılki sahiplerine kavuşacak ve bu büyük kavuşmayı biz Geekyapar ekibi olarak stüdyomuzda canlı olarak izleyeceğiz. Bu esnada da Youtube üzerinden canlı yayın yapacağız. Maksat ana yemekte Oscar filmlerinin, meze olarak oyuncu magazininin, tatlı olaraksa Can Türkdoğan’ın olduğu canlı bir Oscar Gecesi Geek Muhabbeti yapmak. Çoğunuzun pazartesi okulu veya işi olduğunun farkında olmakla birlikte, uykunuzu gün içinde alıp gece bize katılmanızı diliyoruz. Gecenin detaylarını ise Facebook ve Twitter’dan paylaşacağız.

Yazar

Lord olmak için yola çıkan gariban geek kendini bir anda yazar olarak buldu. Geek kültürüyle küçük şakalaşmalarını, sinemayla flörtlerini yazıya dökmek için burada. Muhitte Geek_Lord olarak bulabilirsiniz.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.