Çok, çok uzun zamandır bir filmi sinemada izlemek -özellikle de ülkemizde- nadir başvurulan bir lüks. Hemen hemen her zaman, artık çoğunluğu alışveriş merkezlerinin içerisinde konumlandırılmış olan sinema salonlarına girip bir filmi izlemek için önce şu koşulların sağlanması bekleniyor:

  1. Bir eve dolduramayacağınız kadar kalabalık arkadaş grubuyla film izlemek istiyor olmanız.
  2. Yeni vizyona girmiş ve şimdi izlenmesi gereken bir filme gitmek istiyor olmanız.
  3. Sevgilinizle iki saat içinde oturabileceğiniz karanlık bir odaya ihtiyacınızın olması.

Bu üç koşulun sonuna artık -özellikle son dört senede- yeni bir tane daha eklendi: Filmin 3D olup, gerçekten de adının hakkını vermesi. Evet, hiçbirimiz uyduruktan teyyare 3D filmleri sevmiyoruz. Normal kameralarla çekilip, post-prodüksiyon sırasında üçüncü boyuta geçirilen; salona girmeden gözlüğüne ekstra para vermemizi talep eden ve o gözlüklerle kararıp bir halta benzemez bir hâle gelen filmlere bizim de tepkimiz büyük. Ama bazen, bazı filmler gerçekten de bunların her birini aşıp, sizi salona mahkum edebiliyor. Öyle ki, evde, en sevdiğiniz arkadaşlarınızla beraber, en yüksek çözünürlükte izleseniz dahi aynı tadı alamıyorsunuz.

İşte bugün bu filmleri sıralamak için buradayız. Hazır mıyız? O zaman başlayalım!

 

Avatar

Avatar

Alfabetik sıralama sağ olsun, en önce bahsetmemiz gereken film, en başa yerleşti kendiliğinden. Evet, 2009 çıkışlı Avatar’ın bütün bu 3D çılgınlığını başlatıp bizi Piranha 3D gibi garabetlerle muhattap ettiği gerçek. Ama ortada başka bir gerçek daha var 2,787,965, 087 $. Avatar gelmiş geçmiş en fazla gişe hasılatı elde etmiş film ve enflasyonu hesaba kattığınızda da bu listede sadece Rüzgar Gibi Geçti’ye geçiliyor. Bu zaten başlıkta verdiğimiz önermeyi karşılıyor: İnsanlar Avatar’a böylesine hücum etti çünkü Avatar’ın sinemada izlenmesi mecburi bir tecrübe olduğunu biliyorlardı. Günümüz örneklerine kıyasla o pütürlü beyaz böcekler çok naif kalıyor ama, 2009’da gerçekten etkilenmiştiniz inkar etmeyin!

 

Cave of Forgotten Dreams

Cave of Forgotten Dreams

3D bir filmi tam anlamıyla işler hâle getirebilmek için ustalık gerekir. Bunu James Cameron’ın yanı sıra listenin aşağısında göreceğiniz Martin Scorsese, Alfonso Cuaron gibi örnekler zaten kanıtlıyor. Ama 3D bir belgesel çekmek, bunun için özel 3D kameralar ürettirip, zor koşullarda bir mağarada böyle çekim yapmak ayrı bir seviye ustalığın sonucudur. Warner Herzog’un 2010 tarihli belgeseli de işte tam böyle bir şeydi. Fransa’daki Chauvet Mağarasında bulunan ve bazıları 32 bin yıllık olan resimleri konu alan belgesel, Herzog’un muazzam çekim teknikleriyle bol övgü almıştı vakti zamanında.

 

Gravity

Gravity

Bunu zaten söylemeye gerek bile yok. Gravity, bugün 3D filmler arasında bir başyapıt olarak anılıyor. Bu titri hak etmediğini söylemek imkansız. Gravity’yi sinemada seyrettikten sonra eşe dosta “bak izleyeceksen şimdi izle, evde olmaz bu film” demeyen bir arkadaşınız varsa, onunla görüşmeyi kesmeyi ciddi ciddi düşünmelisiniz. Uzayda olmanın hissini çok basit ama çok etkili 3D efektlerle veren Gravity gerçekten de kelimenin tam anlamıyla baş döndürücü bir filmdi. Allah bilir kaç çocuğun büyüyünce astronot olma isteğini köreltmiştir kim bilir.

 

Hugo

Hugo

Aslında Hugo’yu bir kağıda yazıp önünüze koysam, “bunun neresi 3D efsanesi olur?” dersiniz, haklı da olursunuz muhtemelen. Özünde şöyle özetlenebilecek bir filmden söz ediyoruz: “Fransa’da bir tren garında yaşayan Hugo’nun yolu, sinema tarihinin en efsane isimlerinden biriyle kesişir…”. Sadece 3D olduğuna şaşıracağınız bir film değil, aynı zamanda Scorsese’nin çektiğine de şaşıracağınız bir filmdi Hugo; kan yok, küfür yok, silah yok, kimse İtalyan asıllı değil. Ama işte muazzamdı. İtiraftan kaçacak hâlim yok, ben bu filmi evde izledim. Ve daha belki de on beşinci dakikasında, vahim bir hata yaptığımın farkındaydım. Hugo’nun büyüsü, çoğunlukla sinema salonunda kalmıştı…

1 2
Author

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.