‘En İyi Villain’dan ‘En Sığ Hala’ya

Filmin güzelliğine artı kattığı kadar gölge düşüren en önemli etkenlerden biri de karakterlerdi bence. Flash Thompson gibi olmasa da olur diyeceğiniz ya da May Hala gibi karakter ıkınmasından hallice görebileceğiniz tiplerin, filmde biraz negatif etki yarattığını söylemek mümkün. Öte yandan Vulture’ın kapı gibi bir kötü adam olmasından hallice övgüler yağdıracağımız detaylar da mevcut. İyisi mi, gelin hepsini tek tek konuşalım şurada:

smvulture

Vulture ile başlayalım. Michael Keaton’ın performansı ile Vulture gerçekten bir harikaydı. Hak ettiğimiz mi değil mi tartışılır ama ihtiyacımız olan villaindı özetle. Önceki Spider-Man kötülerinin bazılarında gördüğümüz tuhaf motivasyonlar ya da gereksiz abartılardan uzak, her şeyiyle yerinde bir uyarlamaydı. Üstelik çizgi film serilerinden ya da çizgi romanlarından daha farklı olarak kanatlarına getirilen mekanik yükseltme olayı, son derece şahane olmuştu. Promo fotoğraflarında ilk gördüğüm zaman “Hellicarrier kanatları gibi, harbiden bu ne?” diyenlerden biriydim ben de, ne yalan söyleyeyim. Ama filmde bu mekanik kanatları görmek sizi bir derece olsun rahatsız etmiyor, aksine var oluş sebepleriyle daha mantıklı bir çerçeveye oturtuyorlar filmi.

New York Savaşı‘ndan sonra ekibiyle beraber bütün harabeleri temizlemeyi görev edinen Adrian Toomes, kendilerine “Burası artık bizden sorulur, ikileyin.” diyen takım elbiseli güruha karşı besledikleri kin ile başlıyor filmimiz. İşleri ellerinden alındığı için, mekanı terk etmeden evvel Chitauri alet edevatlarından birkaçını kaçırıp atölyelerine taşıyan ekip, tam sekiz yıl sonra karşımıza ilginç silahlar üretip paralarına para katma peşinde olan bir çeteye dönüşmüş olarak çıkıyor.

Vulture-Comic-Vine1

Zaten ondan sonra da anlıyoruz ki Vulture’ın o kanatlarına ilham olan yegane şey New York Savaşı kalıntılarından aldıkları Chitauri zımbırtıları. Ürettikleri silahların da küle dönüştüren ya da yer çekimini yok eden türden şeyler olduğunu gördüğünüzde, aslında bu iş için ne kadar uğraş verdiklerini anlayabiliyorsunuz. Tüm bu çetesel görüntü ve kelimenin tam anlamıyla “leş toplayarak” para kazanma çabalarıyla Vulture’ın adının hakkını verdiğini görmek, Spider-Man severlerin yüzünü güldürüyor. Villain gibi villain yani, ben olsam ben de yapardım be!

Klasik yeşil spandex kıyafetli, beyaz kanatlı ve gençleşmeyle kafayı bozmuş bir Vulture imajından sonra; nasıl para kazandığını ailesinden gizleyen ve kendi çabasıyla kötü yoldan da olsa bir şekilde sadece zengin olmaya çalışan bir Vulture bence hiç de sıkıntı değil. Her alternatif Vulture haline aşina değilimdir mesela ama klasik görüntüsünden ve hikayesinden farklılaşmış bir şekilde anlatılmasından çok hoşnut kaldım. Hatta itiraf edeyim ki böyle değişikliğe uğraması ilk defa benim hoşuma gitti diyebilirim. Ayrıyetten bütün dünyayı ele geçirme derdinde olan ve kafasına estiği gibi oraya buraya kötülük yapan biri olmaması, villain konusunda abartıya kaçılmadığının en güzel örneklerinden olduğunu da kanıtlıyor. Peki şimdiye kadar gördüğümüz en iyi Spider-Man düşmanı unvanına layık mı? Bu konu büyük tartışmalara yol açacak gibi ama Michael Keaton şimdiden çok iyi be! Özellikle en son gördüğümüz Electro ve köşeden dahil edilmeye uğraşılmış Green Goblin’li Amazing Spider-Man kötüleri sonrası, ilaç gibi geliyor.

spider-man-homecoming-michael-keaton-hi-res

Michael Keaton’ın oyunculuğuyla salya akıttığımız Vulture’daki sanırım kafa kurcalayan tek ayrıntı Liz Allan’ın babası olmasıydı diyebiliriz. Biraz beklenmedik bir klişe desek, ne kadar ironik olur? Zira Toomes soyadına sahip olmasını beklediğimiz kişi Liz değil, Michelle’di. Böyle diyoruz, çünkü haftalar öncesinde spoiler içerikli bir haber olarak yayımladığımız şu olay, aslında birazdan konuşacağımız şeyi anlatıyor kısaca. Filmde Michelle’in, Toomes oluşuna dair tek bir kanıt yok her şeyden önce. Onu da geçin, iki saat boyunca Peter’ı kenardan köşeden izleyen sapık veya gizemli bir kız imajından çok öteye gitmiyor karakteri. Sürekli yalnız olduğunu, hiç arkadaşının olmadığını belirten Michelle’in artık en sonunda “Arkadaşlarım bana MJ der” sözüyle iyice bir ikilem yaşıyor izleyici. Yani, en azından ben yaşadım. Kıza Toomes dediniz, MJ değil dediniz… E o cümledeki minik kelime oyunları ne? Bir açıklamam yok şimdilik buna, merakla da bekliyorum gelişmeleri, gelecek yorumları. Filmi izledikten sonra bu olaya dair mantıklı bir açıklamanız varsa, seve seve dinlemeye hazırım doğrusu!

spider-man-homecoming-flash-thompson-header-2

Vulture’ın müthişliği ve Michelle’in yaşattığı kafa karışıklığı sonrası gelelim Flash Thompson’a. Bana filmdeki yerini ve önemini fazla sorgulattı bu karakter. Kısa ve net bir şekilde olmasa da olurmuş Flash. Filme ne katıyor? Hiç. Olmasa bir şey değişir miydi? Pek sanmıyoruz. Tanıdığımız o burnu havada, havalı ve sürekli Peter’ı ezen Flash’la aynı mı? Eh işte. Evet havalı olduğunu sanan ve kibirli bir Flash karakteri var yine karşımızda ama, daha önceki gördüğümüz Flash tiplemelerine oranla pek başarılı olduğunu söyleyemeyiz sanırım. Değişik karakterizasyonunun olması ve farklı bir şekilde bize sunulması hiç sorun değil; Vulture’daki onca değişikliğin hiçbir şekilde göz tırmalamadığını savunduk mesela. Ama gel gelelim Flash gerçekten de tam bir “olmasa da olurdu” karakteriydi. Kimse kusura bakmasın. Konuşacak bir şeyi bile yok yani, daha fazlası çıkmıyor.

Tony-Stark-and-Peter-Parker-Spider-Man-Homecoming

Peki merak edilen bir karaktere gelelim: Tony Stark. Filme gitmeden önce herkesin endişe duyduğu “tüm filmi domine etmesi” olayı tamamen yalan arkadaşlar, içiniz rahatlayabilir. Merak etmeyin, öyle bir şey yok. Iron Man karakterini, Spider-Man’i gölgede bırakacak şekilde değil de, güzel ve olayların ilerlemesinde etkili bir sağlam yan karakter olarak filme katmaları hoştu. Peter’ın “Benimle gurur duysunlar, ben yapacağım her şeyi!” diye atlayıp eline yüzüne bulaştırdığı her bir olaya Tony Stark’ın bir kurtarıcı olarak dahil olması kesinlikle sıkıntı yaratmıyor. Üstelik Peter’ın karakter gelişmesinde büyük bir etki sahibi olan Tony’nin sınırlarını bilerek, bütün spot ışığını üzerine çekmeden devamlılığı sağlaması son derece tadındaydı. Hatta May Hala’ya olan sululuğu bile sakız gibi uzatılmadan işlenmişti. Ha, May Hala demişken…

742448smhma

Filme dair en kötü bulduğum şey May Hala’nın karakterizasyonuydu bana kalırsa. Çizgi romanlardan, çizgi filmlerden ve önceki yapımlardan gördüğümüzün çok zıttı, çok aksi bir May Hala izliyoruz bu sefer. Değişiklik her zaman kötü bir şey ifade etmez elbette ama May Hala’daki değişiklik basit birkaç farklılıktan çok öte ne yazık ki. Karakter tam anlamıyla sığ bir tiplemeye dönüşmüş. Peter’a akıl veren, zor zamanlarında yardımcı olan o canayakın, tatlı hala gitmiş ve yerine hafta sonu ailenizin bırakmayı çok gönülden istemeyeceği, yemek yapmayı bilmediği için sizi mısır gevreği ve şeker gibi şeylerle besleyerek bir sürü yaramazlık yapmanıza izin verecek türden bir çılgın teyze gelmiş. Hollywood filmlerindeki sorumsuz, düşünemeyen o deli teyzeler gibi olmuştu bence. Benim görmek istediğim May Hala bu değildi, hem de hiç. Belki 15 yaşındaki Peter’a en uygunu, bu kadar genç bir May Hala’ydı evet, o konuda hiçbir sıkıntımız yok. Ama gel gelelim çoğu şeyin farkında olmayan, sığ bir May Hala’yı ben kat-i suretle kabul etmiyorum. Üstelik böyle bir May Hala’nın sevdiği Ben Amca nasıl biriydi, o konuda da büyük soru işaretlerim var. Muhtemelen rock yıldızı gibi, yere bakan yürek yakan bir Ben Amca olurdu kendisi. Tabii filmde onu öğrenemiyoruz; nasıl biriydi, ne yapardı gibisinden sorular biraz havada kalıyor. Ama zaten bir kez daha origin hikayesi damarına basmadan bir film yaptıkları için, bu soru işaretleri o kadar da kaşıntı yaratmıyor bünyede.

Kostüm Şamatasına Son!

spider-man-homecoming-holland-bank

İnternette dolaşan bazı esprilere denk gelmişsinizdir mutlaka. Maguire ve Garfield’ın Örümcek Adam’larının çıkıp “En azından kostümümüzü kendimiz diktik.” gibisinden bir konuşma balonuyla canlandırıldığı o çalışmalardan bahsediyorum. Evet, Tom Holland’ın Peter’ı ne yazık ki filmin büyük bir çoğunluğunda Tony Stark tarafından hediye edilen ve yüksek teknolojiyle donatılmış bir kostümle ilerliyor hikayede. Zaten koskoca milyarder Tony Stark’ın himayesinde olunca, böyle hediyeler vermemesi asıl tuhaf karşılanan hamle olurdu. Ama dikkatinizi “filmin büyük bir çoğunluğunda” kısmına çekmek istiyorum, çünkü Peter’ın kendi el emeği göz nuru kostümünü de sonlara doğru boylu boyunca görebiliyoruz. Tek başına yaptığı o kostümün de bir milyonuncu defa aynı hikaye ile dikildiğini görmektense, biricik Tony Stark o kostümü hak etmediğini söylediğinde kendi kimliğini bulmak için hiçbir yardım sağlamayan basit taytını geçirmesi son derece iç rahatlatıcıydı. En başından beri hazıra konan bir ergen görüntüsünü son yarıda mükemmel bir şekilde kırmayı başarıyor yani.

$

Peki bu kadar gelişmiş bir kostümün filme getirileri nelerdi onu konuşalım. Peter’ın kostümünü keşfetmesi, onu bazı yönlerden devre dışı bırakması ve elbette ki kendisiyle konuşan bir “Kostüm Abla Karen”ın varlığıyla filme eğlence katması son derece iyi işlenmişti. Tony’nin zırhında ona yardımcı olan arayüz sesinin bir benzerinin Peter’ın kostümünde de olması; ve hatta bu arayüzün Peter’ın çocuksuluğu ile muhteşem bir uyumda aktarılması güzel bir detaydı.

Evet, Peter’ın kostümü neredeyse her şeyi yapabiliyor, her türlü manevra ve saldırı için programlanmış kendisi. Ama tabii bunlar, radyoaktif örümcek ısırığıyla güçlere sahip olan Peter olmadan hiçbir anlam ifade etmiyor. Zira tüm filmin ana temasına giden yollardan biri olan “kostümü hak etme” mesajını verebilmek içindi tüm bu teknolojik kostüm şamatası bana kalırsa. Sorumluluk alabilme ve bazı şeyleri bileğinin hakkıyla kazanabilme kavramları için iki saati kaplayan bir kostüm tartışması, yer yer “İçinde ısıtıcı da var” ya da “538 tane ağ atma seçeneği bulunuyor” gibi esprilerle de güzel detaylandırılmıştı.

iron-spider-man-armor-163817

Filmden önce çok önyargılarla yaklaşılan bu her şeye hazırlıklı kostümün dışında bir tane daha yükseltilmiş Stark yapımı kostüm görüyoruz. Yeni Avengers binasında Tony Stark’ın Peter’a “Avengers’a katılırsan kostüm senin” tarzında konuşmasıyla tanıklık ettiğimiz yeni Spider-Man kıyafeti, aslında bize Iron Spider Suit‘e dair minik bir göz atma şansı oldu diyebiliriz. Hatırlarsanız, henüz sinematik alemde farklı bir kostüme tanık olamamıştık şu ana dek. Artık Homecoming sayesinde farklı Spider-Man kıyafetleri görebileceğimiz ve çizgi romanlarda olduğu gibi daha detaylı açılardan anlatılan kostümlere şahit olabileceğimiz konusu da nihayetinde tescillenmiş oldu. Artık Ağ Kafa’nın dahil olacağı her türlü filmi merakla beklemek için bize bir başka sebep daha çıktı vallahi!

Son Not – Geriye Kalan Her Şey!

SpiderMan-WhatShouldIDo-CACW

Her şeyden önce filmde İKİ ADET after credits scene olduğunu tekrardan belirtelim. Bütün kadronun ismi gelip geçtikten sonra onca dakika beklemenin bir eziyet olduğunu düşünenler için çok özel ve anlamlı bir sahne daha var yani, sakın es geçmeyin. Kapatırlarsa zorla açtırın hatta, mutlaka izleyin, bizden söylemesi.

Homecoming’in MCU’ya dahil oluşu, atılmış en doğru adımlardan biriydi. Sırf bu filmde MCU’ya yapılan göndermeler sayesinde izleyiciler bir hayli mutlu ayrılıyor filmden zira. Captain America‘nın zırt pırt gelip öğütler verdiği bir televizyon ekranı görüntüsü bile insanı güldüren bir etken oluyor. E Happy’den tutun Pepper’a kadar başka tipleri de görebildiğimizi sayarsak, Spider-Man’in evrende yerini sağlamlaştırmak adına attığı bu önemli adımın son derecede temiz ve iyi olduğunu görebiliriz.

CnH7azyXgAEDDeW.jpg.pagespeed.ce.wWK5PLxTKL

Filmin sonu, gelecek yapımlara ve diğer Spider-Man filmlerine büyük bir yük bırakıyor aslında. Michelle’in hala kim olduğunu ve ne amaçla o kadar önemli bir karaktermiş gibi tanıtıldığını pek kavrayamadık mesela. Vulture ve Shocker dışında bir de after credits scene ile Scorpion’ın da kötülerimiz arasında yer alacağını bize gösterdiler aynı zamanda. Boynunda koca bir akrep dövmesi olan elemanın, sırf Spider-Man’i alt etmek için hapishanede Vulture’ı manipüle edeceğinin sinyallerini aldık bir kere. E bunlar haricinde, Happy’nin cebinde 2008’den bu yana taşıdığı bir yüzüğün, olası bir Pepper-Tony evlilik haberine doğru gidiyor olduğundan da neredeyse emin gibiyiz. Spider-Man’in Avengers’a katılacağına dair basın toplantısı son anda Peter’ın kararıyla patlayınca, işi kotarmak için bu yola başvuracak bir Tony, bizim için hiç mi hiç zor bir ihtimal değil doğrusu. Karakter ıkınması örneği May Hala’nın da en sonunda Peter’ın Örümcek Adam olduğunu görmesi ise, gelecek filmlerde genç Peter’ın hayatında ne gibi zorluklarla karşılacağı konusunda ufak bir ipucu mesela.

New_York_Battle

Yazıyı tamamlamadan önce sizlere de tartışmak için ufak bir meseleden bahsetmek istiyorum. Filmin en başında “New York Savaşı’ndan sekiz sene sonra” gibisinden bir yazı gördünüz siz de, değil mi? Adrian Toomes’un leşçiliğe başlamasından sekiz yıl sonrasını bizlere aktaran ve aradan uzun yıllar geçtiğine inanmamızı isteyen bir hikaye olması gerekiyordu bunun. Fakat New York Savaşı’nın 2012 yılında olduğu gibi bir gerçeği göz önünde bulundurursak ve ayrıyetten de Civil War’un, Homecoming’den çok kısa bir süre önce gerçekleştiğini de katarsak bilgilerimiz arasına, bu konuda büyük zamansal sıkıntılar çıkıyor ortaya. Daha şimdiden Reddit gibi birçok forum sitesinde bu mesele tartışılmaya, filmde bir hata olduğu iddia edilmeye başlanmış. İzlediğimiz iki saat içerisinde de ne yazık ki bunun aksini ispatlayan ya da kendini haklı çıkaran başka bir detay da yok. MCU zaman çizgisinde bir hayli karmaşa yaratan bu durum konusunda sizin de fikirlerinizi duymak istiyoruz. Yorumlarda belirtirseniz vallahi mutlu oluruz!

Filme dair hisleriniz, duygularınız, yorumlarınız ve bilimum her türlü yansıtabileceğiniz kelam için şimdi sözü sizlere bırakıyoruz. Filmin daha konuşulacak çok yeri var elbette; övülecek olduğu kadar gömülecek yerleri de mevcut. Filmden çıkar çıkmaz daha nötr yaklaştığım Homecoming için biraz daha sakinleşen düşüncelerimle benim için öne çıkan detaylar bunlardı. Olur da siz “Ama burasını da konuşalım, bak şöyle önemi vardı…” diye bir şeyler söylemek isterseniz hiç çekinmeyin, yorum kutucukları hep sizin emrinizde! Hadi, düşüncenize kuvvet geekler!

1 2
Yazar

Geveze, aşırı heyecanlı, domates surat. Ailenizin mülayim, cep tipi ponçiği. Profesyonel inek. Özel gücü ise role play yazmak. @poncikbruiser

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.