Robert Langdon romanları, çok çabuk tüketilen, okurken nefesinizi tutmanıza sebep olacak denli sürükleyici, başından sonuna bir çırpıda geleceğiniz; ama sonra kesinlikle iki ay sonra neyden bahsettiğini anımsayamayacağınız tipte romanlar. Dan Brown’ın kaleminin öyle bir tarafı var. Gerçekten okurken, o an, elinizdeki sayfanın –ve sonrakinin ihtimalinin– gelmiş geçmiş okuduğunuz en müthiş şey olduğuna inanıyorsunuz. Sonra geçiyor. Baya da sert geçiyor.

O yüzden, Brown’ın 2013 yılında yayımlanan dördüncü Robert Langdon romanına dair neredeyse hiçbir şey hatırlamıyorum. Bununla ilgili bir problemim olduğu anlaşılmasın bu arada, bence gayet pırlanta gibi bir romandı, okurken de büyük keyif aldığımı hatırlıyorum. Yalnız hiçbir şey hatırlamıyorum işte. Zerre iz bırakmadı kitap. E bu da nihayetinde avantaj oldu, zira filme uyarlanması üç seneyi bulduğu için, her şeye ferah bakma şansına sahibim. Ha yalnız, bir şeyi çok net hatırlıyorum. Kitap, ve doğal olarak film İstanbul’da geçiyor.

Tamamı değil, ama Brown’ın Inferno’sunun önemli bir bölümü İstanbul’da vuku buluyor. Hatta dürüst olmak gerekirse, bir Türkiye vatandaşı olarak bunun ciddi sıkıntıya yol açtığını da tarihe not düşmem lazım, zira bir noktada karakterlerin uzun uzun takıldıkları bir “şifreli bulmaca“, Yerebatan Sarnıcı hakkında genelgeçer bir bilgiye sahipseniz size inanılmaz basit geliyordu. Filmde de bu sıkıntıları yaşamaya hazır olun. Bir de elbette, bayrakları asın efendim.

Filmde Robert Langdon rolünde Tom Hanks tekrar karşımızda. Yine, geçen filmlerde olduğu gibi, yanına zımba gibi bir kadro toparlamış. Esas kızımız Sienna Brooks‘u şu sıralar kaşesi yükselişte olan Felicity Jones canlandırıyor. Bertrand Zobrist’i Ben Foster, Harry Sims’i ise Irrfan Khan oynuyor. Yönetmenlik koltuğunda da yine Ron Howard var. Omar Sy ve Sidse Babett Knudsen de İstanbul’un diğer misafirleri. Biz fragmanı şöyle bırakalım. İstanbul’da geçen filmler skalasında bir Argo beklemeyin. Ama Taken 2 kadar kötü olacağını da düşünmüyoruz. Buyurun!

Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.