Şu hayatta bazı roller vardır. Bir aktör olarak ulaşabileceğiniz belki de en yüksek mertebelerden biridir o rolü canlandıracak olmak. Onu kimin oynayacağı daha film çıkmadan önce konuşulur, yıllar geçtikten sonra “yeniden çekim yapılsa kim olur?” muhabbetleri döndürülür, seçmeleri bile internet sitelerine, gazete sayfalarına malzeme olur. Bazen bu inanılmaz hararetin sebebi karakterin kültürel bir ikon oluşudur. Batman, Superman, Harry Potter, Anakin Skywalker, Scarlett O’Hara gibi mesela.

Bazen de rolün efsane olmasının sebebi, o rolü daha önce üstlenen bir aktörün vurduğu mühürdür. Douglas Fairbanks ve Zorro, Sean Connery ve James Bond, Marlon Brando ve Stanley Kowalski gibi. İşte bu ikinci kategoriye ait olan rollerden biri, gelmiş geçmiş en büyük filmlerden ve edebiyat eserlerinden biri olan Ben-Hur’un aynı isimli başrolüydü. Charlton Heston’ın damgası öyle büyüktü ki, Timur Bekmambetov’un yeni filminde o yükü kimin sırtlanacağı dev bir tartışma konusuydu. Çok isim ortaya atıldı, çok şey telaffuz edildi ama en sonunda, Bekmambetov tercihini yaptı: Jack Huston.

boardwalk-empire-richard-harrow-home-568x324

İsim direkt olarak tanıdık gelmiyorsa şöyle diyelim, kendisi belki de sinema dünyasının en köklü ailelerinden birine mensup. Hollywood’un efsane yönetmenlerinden John Huston’un torunu, ödüllere doyamamış Anjelica ve Danny Huston’ın yeğeni olan Jack Huston, kariyerine Factory Girl, The Garden of Eden ve Outlander gibi filmlerle başladı. Kariyerinin tam anlamıyla çıkışa geçmesi ise 2010’da Boardwalk Empire ile oldu. Jimmy Darmody’nin asker arkadaşı, unutulmaz Richard Harrow’u üç sene boyunca muhteşem bir şekilde canlandıran Huston, bu performansıyla bir Screen Actors Guild ödülü kazandı. Ondan sonra 2013 senesinde Kill Your Darlings’de Jack Kerouac’i, American Hustle’da ise Pete Musane karakterini oynadı.

Bize soracak olursanız Huston bu çıkışı ciddi anlamda hak ediyordu. Boardwalk Empire gibi başta Steve Buscemi, Michael Pitt, Kelly MacDonalds ve Gretchen Mol olmak üzere muazzam oyunculuklarla çevrili bir dizide hiç sırıtmadı ve silik durmadı yıllarca. Üstelik de oynadığı karakterin suratının yarısı bir maskeyle kapalıyken. Onu orada gerçekten çok takdir ettiğimizden, her ne kadar Charlton Heston’ın ayak izlerini takip etmek kolay olmasa da kendisini Ben-Hur olarak göreceğimiz için heyecan duyuyoruz. Siz ne düşünüyorsunuz? Olmuş mu bu oyuncu seçimi? Yorumlarda belirtin!

Yazar

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.