Yani şunu anlaması çok mu zordur bilemiyorum, çizgi filmin uyarlaması, çizgi film olur. Nokta! Eğer illa ki bir çizgi film ya da anime görüp, “uu bundan güzel film olur” diye kıpraştıysanız, uzun metrajlı çizgi-animasyon yapın filmini. Canlı canlı çekmenin anlamı nedir? Yok bu da mı kesmedi? Bari Peter Jackson – Steven Spielberg gibi azıcık aklınız başınızda olsun; Tenten gibi yapın. Hani canlı aktörlere oynatın, ama sonrasında üzerine tatlı bir render geçin. Tabii bunu yapacak paranız ve tecrübeniz varsa.

Sorun da bu zaten. Çizgi film veya animelerin canlı film uyarlamalarını yapan insanlar genelde ne parasal, ne de tecrübesel olarak bu tip filmlerin altından kalkabilecek insanlar olmuyorlar. Tabiat kanunu gibi bir şey bu. Sonra da ortaya öyle işler çıkartıyorlar ki, insanın içerisindeki yaşama sevinci pörsüyor. Ağlamaklı oluyor, gözlerinizin yaşlarını sizin gibi orijinal işin hayranı olan arkadaşınızın omuzlarında siliyorsunuz. İşte bu mutluluk kara deliklerinden on tanesini şu aşağıda listeledik. Allah bunların belasını versin.

 

10. Speed Racer

Speed Racer 1

Animesiyle Amerika’yı kasıp kavuran Speed Racer’ın film uyarlaması haberi geldiğinde hissettiklerimizi anlayamazsınız. Sene 2007’ydi ve Wachowskiler dünyanın en heyecan verici yaratıcı güçleri arasındaydı. Matrix üçlemesini kapattıktan sonra V for Vendetta’yı yazıp, yapımcılığını üstlenen Wachowski’lerin Speed Racer uyarlaması merakla beklenmekteydi. Sonuç baş ağrıtıcı derecede abartılmış özel efektler arasında kaybolup giden bir hikayemsiye sahip, kalabalık bir film oldu. Korkarız Matthew Fox’u da bu bitirdi arkadaş…

 

9. Bratz

Bratz

Şimdi diyeceksiniz ki, “sevgili Geekyapar, manyak mısın, Bratz’den ne bekliyordun zaten?”. Evet, doğru, bir şey beklemiyorduk. Ama insan yine de karşısındaki filmin biraz kendine saygısı olmasını bekliyor. Hadi beni geçtim, kendini biraz ciddiye al be arkadaşım. Biraz filme benze. Şeklin, şemalin olsun. 5 Altın Ahududu ödülüne aday olan, Rotten Tomatoes notu %9 olan bir filmden bahsediyoruz burada. Bir de Jon Voight oynuyor yani, düşünün. Nasıl kandırdılarsa adamcağızı…

 

8. The Smurfs

The Smurfs

Listemizdeki en yeni üyelerden biri. Sağlam bir gişe elde etti ve bu listedeki çoğu uyarlama kadar korkunç değil. Yine de, çıktığı senenin en kötü filmlerinden biriydi. Daha yukarıda olmamasının tek sebebi, şirinlerin kimse tarafından oynamamış olması tabii ki. Gönül isterdi ki gerçek dünyaya sokmak için böyle saçma sapan bir sebep de uydurmasınlar, biz de o lüzumsuz ve yetersiz CGI ile muhattap olmasaydık. Ulan o kadar bütçeniz var, bir iki destek ataydınız özel efektçi çocuklara be?

 

7. Inspector Gadget

Inspector Gadget

Yani… Ana materyali anlamamak özünde böyle bir şey işte. Inspector Gadget, hiçbir şey değilse eğlenceli olması gereken bir şey. Çok vurucu, çarpıcı, etkileyici olmayabilir ama güldürse yeter. İki gülümsetse yeter. Ya ağzımı hareket ettirmesine bile gerek yok, bari içimi falan hoş etsin; onu da nasıl yapamadınız ya? Oyuncu tercihleri yanlış, Claw’ı baştan göstermeleri yanlış, efektleri olmamış… Zaten Inspector Gadget’ı filme çekmek başlı başına bir hata, ona niye kalkıştınız ki?

 

6. Scooby-Doo

Smurfs

Film izlerken birileri bizi zekasıyla şaşırtsın isteriz. Yönetmen, senarist, oyuncu, görüntü yönetmeni, ses yönetmeni; fark etmez. Birileri tahayyül edilemez, akla sığmaz bir zeka örneği göstersin ve bizi etkilesin isteriz. Scooby Doo’da bunu yapabilen tek kişi Shaggy’yi oynayan Matthew Lillard’dı. Oyuncular orada olmak istemiyorlarmış gibi gözüküyordu, senaryo aptalca şakalarla doluydu, yönetmen kesinlikle filmi gözü kapalı çekmişti, belliydi bu. Hakikaten insanın zekasını emen filmlerden biriydi Scooby-Doo.

1 2
Yazar

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.