Yine bir hayal kırıklığımı anlatacağım size. Alice in Wonderland filminin haberini ilk duyduğumda kalbim pır pır etmişti. Çünkü dünyadaki en ilginç kitaplardan biri dünyadaki en ilginç yönetmenlerinden birinin elinde dünyanın en ilginç oyuncularından oluşan bir kadroyla yeniden uyarlanıyordu. Bu kombinasyonun başarısız olma olasılığı yoktu. Ama her zamanki gibi beklentilerin çok büyümesinden de kaynaklı olarak ortaya yeni bir şaheser çıkamadı ne yazık ki. Kötü film değildi ama potansiyelinin çok altında kalmıştı.

Alis Harikalar Diyarında çok zorlu bir işe el atmıştı aslında. Bu kitabın o kadar çok farklı versiyonunu gördük ki. American McGee’s Alice mi dersin, Grimm Fairy Tales – Beyond Wonderland mi istersin… Bunlar yetmezmiş gibi bir de SyFy’ın çektiği televizyon filmi olmasına rağmen hiç de fena olmayan bir adaptasyon var aklımda kalanlardan. Hal böyleyken mevzu bahis bir sinema filmi ve işin içinde deli adam Tim Burton olunca çok çok daha iyi bir şey bekliyorduk. Kadro da Johnny Depp’ten Helena Bonham Carter’a bu tip filmlerin oyuncuları olunca hemen ilk gün için yerlerimizi ayırttık. Ama ne yazık ki, Burton uzun süren efsane film çekememe serisini bu filmle de bozamadı ve bir süre konuşulup sonra unutulan filmler listesi yeni bir üye kazandı.

İlk filmle ilgili bu olumsuz düşüncelerime rağmen devam filminden gelen ilk fragman beni oldukça heyecanlandırdı aslında. Bu sefer Burton sadece prodüktör koltuğuna oturmuş, yönetmenliği de James Bobin’e bırakmış. Kadro hemen hemen aynı. Kadroya Time/Zaman rolüyle Sacha Baron Cohen eklenmiş, bir de beni ondan daha fazla heyecanlandıran Andrew Scott namı değer Moriarty var ama onun rolü daha küçük olabilir. Zaten önceki kadro da yıldızlar geçidi olduğu için eklenen, eklenmeyen çok sıkıntı değildi.

Böylesi potansiyel bir dünyaya bu sefer haksızlık etmeyeceklerini umut ediyorum. Küçükken çizgi filminin bende yarattığı hayal gücü patlamalarını bu filmle de yaşamak istiyorum. Gerçekten eğer yeni bir sinema evreni yaratmayı düşünüyorsanız Alice’in dünyası renkli karakterleriyle, ilginç lokasyonlarıyla ve kendi çarpık düzeniyle buna çok müsait. Evren yaratma konusunda ustaları bünyesinde barındıran Disney’in bu potansiyeli başarıyla kullanmaması için hiç bir neden yok. Film 27 Mayıs’ta gösterime girecek.

Siz nasıl buldunuz fragmanı geekler? Benim kadar heyecanlı mısınız Wonderland’e dönmeye?

Yazar

A Man Who Walks Alone... @tutkutuzlu

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.