Jurassic Park’ın yenisinin çekileceğini duyduğumda son dönemde çok sevdiğim filmlerin rebootlarının ne kadar başarısız olduğunun farkında olduğumdan olsa gerek, çok da mutlu olmamıştım. Başrolde Chris Pratt’ın olacağını öğrendiğimde “ne kadar yaratıcılıktan uzak bir oyunucu seçimi, Starlord ile aynı performansı sergileyecek” diye geçirmiştim içimden. Filmin konusunu, öğrendiğimde bana klişe, orijinallik içermeyen, daha önce milyonlarca kez kullanılan bir fikrin dinozor temasına batırılmış hâli gibi gelmişti. İlk fragman geldiğinde de ilk filmin ekmeğini yemek için benzer sahneler çekip para basmak amacıyla yapılan bir film olduğuna karar vermiştim. Peki bu kadar negatif düşünceme, önyargıma rağmen neden yeni fragman geldiğinde kendimi çocuklar gibi heyecanlanırken buldum?

jurassicpark1-625

Çünkü ilk filmi sinemada izlediğimde benim hayatımda gördüğüm en mükemmel şeylerden biriydi. Hâlâ da gelmiş geçmiş en süper filmler listemde ilk onda yer alır. Filmdeki görüntüler, efektler, modeller bugün bile hala etkileyici görünüyor, CGI kullanmak yerine gerçek antimatronik modeller kullanılması belki de filmin başarısındaki en önemli faktördü zamanında. Alan Grant, Ian Malcolm gibi renkli, karizmatik karakterlerle doluydu film, Jeff Goldblum olsun, Sam Neill olsun, diğer oyuncular olsun, her biri belki de kariyerlerinin en başarılı performanslarından birine imza atmışlardı.

Her bir dinozorun sunuluşu, işlenişi, görselliği inanılmazdı, ki Spielberg’ün benim gözümde efsaneler arasına yerleşmesine varacak yol bu filmde başlamıştı. Filmin ada konsepti, o adanın atmosferi, sıkıştırılmışlık, güvensizlik hissiyatı çok başarılıydı, hem korkuyu hem macerayı hem komediyi hep tadında vermişti. Filmden çıktığımda o dönemin çocuklarını etkisine alan “Dinozor Hastalığı”na kapılmıştım. Jurassic Park’ın Türkçeye çevrilmiş iki kitabını da hemen edindim ve okudum. Sadece onları değil, içinde dinozor olan her şeyi izliyor, okuyor, takip ediyordum. Okuduklarımdan birinden çıkan, karanlıkta parlayan T-Rex iskeletini odamın baş köşesine koymuştum. Bütün dinozorların adlarından, boyutlarına, beslenme şekillerinden yaşadıkları coğrafyaya kadar her şeyi ezberlemiştim.

Jurassic-Park2-625

İkinci filmin geleceğini duyduğumda ve Ian Malcolm’un başrolünde oynadığını öğrendiğimde sevinçten havalara uçtum. Film sona erdiğinde çok kötü olmadığını düşünmeme, hatta görece beğenmeme rağmen içimde bir tatminsizlik duygusu vardı. Üçüncü filmin haberleri geldiğinde beklentilerim artık yerlerdeydi ve “Dinozor Hastalığı” çok uzaklarda kalmıştı. Buna rağmen yine de biletimi aldım, heyecanla izledim ve ikinci filmden çok daha büyük bir tatminsizlikle salondan ayrıldım.

Dördüncü film çok kısa bir süre içinde gösterime girecek. Filmle ilgili inanılmaz önyargılara sahibim. Bütün duygularım bu filmden uzak durmamı, beğenmeyeceğimi söylüyor. Yine de 11 Haziran’da biletimi alacağım, filmi heyecanla izleyeceğim ve sonra eve gelip bilgisayar başına oturup filmin yapımcılarına lanetler yağdırdığım bir yazı yazacağım. Benimle aynı duygular içinde olanlar için işte filmin ikinci fragmanı. Şu şekilde. Sizin Jurassic World beklentiniz ne alemde?

Yazar

A Man Who Walks Alone... @tutkutuzlu

4 Yorum

  1. Bu filme ilk üçlemenin 4. filmi olarak yaklaşmamak gerek. Colin Trevorrow ve Steven Spielberg, daha projeye henüz yeşil ışık yakılmışken Jurassic World’un JC evreninde tamamen yeni bir ve farklı bir kurgu oluşturup bu yeni kurgu üzerinden yeni bir üçlemenin giriiş filmi olacağını belirttiler. Bundan dolayı yeni bir filmmiş gibi, herhangi bir beklenti veya öncekilerle karşılaştırmaya girmeden(ama JC3 hakikaten çok kötüydü) izlemek gerek kanısındayım.

    İlk film gerilim bilimkurgu idi. İkinci ve üçüncü filmler aksiyon filmi olarak kaldı. Bu yenisi daha cok fantastik bilimkurgu’ya doğru ilerliyor, açıkçası bu yola daha ikinci filmde yönelip ilerlemeleri gerekirdi çünkü bilimkurgu olarak ilk filme eklenebilecek daha fazla bir malzeme yok. Genetik bilimde yapılabilecek next-gen hamle genetik modifikasyondu, bunu bir çıkış noktası olarak düşünmeleri gerçekten ilk filmin heyecanını yaşamamda etkili oldu. Ama yine ilk filmdeki gibi, mesele bir sonrakilerin nasıl olacağı ve sıradanlaşmayıp aynı zamanda da kendilerini tekrarlamamaları.

  2. jurassic park’ın en güçlü ssistem eleştirisi parkın açılamamasından kaynaklanıyordu. şimdi açıp da milleti yedirmenin sırf “paramız ve efektimiz var o halde yapabiliriz”den başka bir açıklaması yok. lise düzeyinde sosssyal mesajlar yiyip aksiyona doyacağız ama aynı godzilladaki gibi aklımızda tek bir sahne bile kalmayacak flmin ardından. özetle bu filmin çekilmesine karşı değilim ama böyle çekilmesine karşıyım. terminator genesiss (nasıl yazılıyosa işte) için bile umutlarım daha fazla.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.