Çizgi filmler, var oluşlarının ilk günlerinden bugüne dek sürekli olarak daha çok ilgi gördü ve dünya çapında popülerleşti. Zaman içerisinde sadece çocukların ilgi alanından çıktılar ve tüm topluma mal olmuş bir figür haline geldiler. Bugün etrafınıza baktığınızda pek çok çizgi film karakterinin sayısız yan medya ürünü veya eşyayla bütünleştiğini görebilirsiniz. İşte bu yazıda zaman içerisinde git gide devleşerek tek başına güçlü bir marka haline gelmiş beş çizgi filmden bahsedeceğiz. Haydi turumuz başlasın!

Pokemon

Gelmiş geçmiş en büyük çizgi film markalarından biri hiç kuşkusuz Pokemon. Çizgi filmleri, oyunları, figürleri ve kostümleri derken bambaşka bir dünyaya dönüşen nadir markalardan. Asya ve özellikle Japonya bölgesinde büyük bir çılgınlık seviyesine gelen Pokemon dünyası, yıllar içinde sadece Asya ile sınırlı kalmayıp tüm dünyaya yayılmıştır ve bugün neredeyse herkes Pokemon nedir az çok bilir. Aynı zamanda 100 milyar dolar marka değeri ile en yüksek değere sahip medya ürünüdür. Sadece bu yetmezmiş gibi bir başka Nintendo ürünü olan Mario’dan sonra da en çok satan oyun markasıdır. Mangasından oyunlarına, kart oyunundan lisanslı eşyalarına kadar pek çok alanda ortalığı kasıp kavurduğu da aşikardır. Üstelik insanlık tarihi boyunca aramızda bulunalı çeyrek asır bile olmadığını düşününce, şaşırmamak elde değil.

Pek çok kişinin tahmin ettiğinin aksine de ilginç bir şekilde anime veya mangayla değil, 1996 yılında gameboy için yapılan bir oyun ile Pokemon diye bir dünya ortaya çıkmıştır. Ancak kısa bir zamanda dünya çapında ünlenmiş ve üzerinden çok geçmeden çizgi filmleriyle marka daha büyük bir hal almıştır. Bugün gelinen noktada ise bütün dünyayı saran bir çılgınlık, evrensel bir eğlence aracı konumundadır. Bunun en son örneği olarak da Pokemon Go’yu gösterebiliriz. Malum, tüm dünyada insanlar yollarda parklarda harıl harıl Pokemon arar olmuştu…

Sünger Bob

Yirmi yıllık bir Nickelodeon klasiği olmasının yanında tarihin en değerli çizgi film markalarından biri: Sünger Bob Kare Pantolon. Daha ilk yayınlandığı günden büyük bir ilgi görmeyi başarmış ve sadece çizgi film olarak kalmayıp kocaman bir markaya dönüşmüş bir karakter. Popülerliği önce tüm Amerika’yı sardı, sonra Avrupa ve Asya derken bugün biz dahi kendisini tanıyoruz. Özellikle doksanlar sonundan itibaren doğan her çocuğun pazar sabahlarını süsleyen, hafta sonlarına neşe katan yegane çizgi film şüphesiz Sünger Bob olmuştur. Hatta kendisi bunlarla kalmayıp pek çok çocuğun okul eşyalarını, tişörtlerini ve oyuncaklarını dahi süslemiştir.

Sünger Bob’u bu kadar büyük bir marka haline getiren de kendi içindeki hoş dünyası ve tabii ki Sünger Bob karakterinin iyimser, esprili ve neşeli tavırları olsa gerek. Daha seyirci karşısına çıktığı ilk yıl ödülleri toplayan, çok kısa bir sürede dünya çapında beğeni kazanarak Nickelodeon içindeki en değerli markalardan biri haline gelmiş Sünger dostumuz. Üstelik bütün bu çılgın çizgi film serüveni aslında çok daha başka bir şekilde başlamış. Yaratıcılarına baktığınız zaman bir deniz bilimcinin de içlerinde bulunduğunu görürsünüz. Çünkü Sünger Bob aslında ilk olarak 1989 yılında su altındaki yaşamı anlatan bir eğitim kitabı olarak ortaya çıkmış! Bugün ise pek çok çocuğun en sevdiği çizgi film karakteri olmuş ve başlı başına bir eğlence unsuruna dönüşmüş bir markadan söz ediyoruz…

Yu-Gi-Oh!

Önceleri Japonya’da bir manga olarak serüvenine başlayan ve sonrasında tüm dünya çocuklarının ilgi odağı haline gelmeyi başaran Yu-Gi-Oh; bugün en değerli çizgi film markalarından biri olarak listelerde yer buluyor. 1996 yılında ilk manga döneminin üzerinden iki yıl gibi kısa bir süre geçtikten sonra bir anime serisiyle dünyaya açılmış, sonrasında yıllar boyu yayınlanan çizgi filmler, animasyon filmleriyle değer üstüne değer kazanmıştır. Eğer benim gibi çocukluk döneminizde rastladıysanız, siz de sayısız Yu-Gi-Oh bölümü izlemiş ve o kartları bulmak için bakkal bakkal dolaşmış olabilirsiniz. Çünkü bir dönemin gerçekten ortalığı kasıp kavuran ismiydi Yu-Gi-Oh. Herkes en güzel kartları toplamaya çalışırdı ve kendine güvenenler koleksiyonlarını dövüştürürdü.

Bugün gelinen noktada her ne kadar yerinde yeller esse de, animesinden oyununa, kartlarından animasyon filmlerine bir dönem için dev bir çılgınlıktı Yu-Gi-Oh. Hatta günümüzün en büyük FPS oyun serisi olan Call of Duty’den daha yüksek bir marka değerine sahiptir. Öylesi büyük bir markadan bahsediyoruz. Üstelik aktif döneminin on yılı bile bulmadığını hesaba katınca, bir nevi küçük bir Pokemon çılgınlığı etkisi oluşturduğunu söylemek yanlış olmaz.

Hello Kitty

Bakmayın öyle pembiş ve tatlış durduğuna. Marka değeri olarak bugüne bugün bütün Star Wars’u sollamış ve 86 milyar dolar değeriyle en değerli medya ürünleri listesinde Pokemon’dan sonra ikinci sırada yer almıştır. Bugüne kadar bir kez bile kendisini görmemiş olma ihtimaliniz yok denecek kadar az. Ya bir oyuncakta, ya bir okul çantasında ya da bir giyim ürününde mutlaka rastlamışsınızdır. Hello Kitty’li yolcu uçağı bile var yahu, daha ne olsun!

Bir Japon fikri olan İngiliz kedi Hello Kitty, tam anlamıyla çizgi filmlerden çıkıp kocaman bir sembol haline gelmiş yegane karakter. Hatta çizgi filminden çok Hello Kitty lisanslı eşyalarından gelir elde edilmiş, o derece büyük bir marka haline gelmiş. Sadece çocuklar için bir hayal ürünü olmanın ötesine geçerek başlı başına bir tüketim sembolü olmuş yıllar içerisinde. Üstelik neredeyse elli yıllık bir mazisi olan sevimli kedimiz, yıllar geçtikçe popülerliğini yitiren kimi eserlere taş çıkartarak 2010 yılında global bir reklam yıldızı olmayı başarmış. Çünkü önceleri sadece ilk okul çağındaki kızlar için bir figür iken; zamanla pazar payı ergen ve yetişkinlere kadar genişlemiş. Okul eşyalarından moda aksesuarlarına, animelerden müzik CD’lerine kadar büyük bir ürün grubunu etkilemiş doğrusu. Sadece müzik CD’leri bile 3 milyon dolar satmış ki bu bile birçok şarkıcıyı sollamaya yetiyor. İşte böylesi güçlü bir pazarlama ürününün bugün itibariyle dünyanın en değerli ikinci medya ürünü olmasına da şaşmamak gerek.

Ninja Kaplumbağalar

Pek çoğumuzun çocukluğunda bir şekilde yer edinmiştir Ninja Kaplumbağalar. Hepimiz kendimize bir kaplumbağa seçmişizdir ki benim için o Leonardo‘dur. Marka değeri listedeki diğer arkadaşlar kadar yüksek olmayabilir ama kaplumbağa dostlarımızın da seksenlerden bugüne kadar büyük bir popülerlik kazandığı ortada. Özellikle oyuncak dünyasında uzunca bir dönem çılgın bir rüzgar estirdiler ve bu rüzgar arkasından pek çok çocuğu hatta genci sürükledi.

Seksenli yılların sonunda başlayan çizgi filmleri, pek çok kez yenilendi ve o çizgi filmlerle eş zamanlı olarak oyuncaklar da yenilendi. Ayrıca bu oyuncak çılgınlığı Ninja Kaplumbağalar markasını daha da büyütmekle beraber, oyuncak sektörünü de yeniledi. Çünkü yıllar boyu üretilen oyuncaklar, dünyadaki oyuncak kalitesinin de artmasına sebep oldu. Zaman içerisinde sayısız oyuncak serisi ortaya çıkmıştır. İşte bu neredeyse sınırsız çeşitlilikteki oyuncak serileriyle hem çocukların hayallerini canlandırmış hem de bir sürü koleksiyoncu doğurmuştur kaplumbağa dostlarımız. Hatta bugün en büyük oyuncak koleksiyonuna sahip olanlar çocuklar değil, seksenler döneminden beri sıkı takipçi olan yetişkinlerdir. Sadece oyuncakları da değil, çizgi romanları, müzikalleri ve oyunlarıyla da popülerlik kazanmıştır hatta adına bir Disney tema parkı bile yapılmıştır. Marka değeri çok yüksek olmasa da bugün pek çok kişinin zihninde önemli bir figür olarak yer edindiklerini söylesek yanlış olmaz.

Yazar

tasarımcı, fotoğrafçı, oyuncu, teknolojisever, soundtrack delisi. her türlü online mecradan ulaşmak için: @mfurkanakyuz

1 Yorum

Leave a Reply to Engin Cancel reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.