Mahjong, dışarıdan bakıldığında Okey ile neredeyse aynı oyun gibi duran bir uzak doğu boardgame oyunu. Mahjong veya Mah-jongg, kelime kökeni olarak serçe anlamına geliyor ve bu isim, oyun esnasında taşların karıştırılmasıyla çıkan sesin serçe sesine benzemesinden geliyor. Uzak Doğu Okey’i diyebileceğimiz Mahjong, ilginç bir şekilde bugün bildiğimiz Okey’in ortaya çıkmasında ilham kaynağı olmuş oyunlardan biri.

Çin kökenli olan bu oyunun tarihinin, Çin İmparatorluğu’na kadar uzandığı düşünülüyor. Araştırmacılar elde edilen bulgular ve araştırılan geleneklere dayanarak, yaklaşık 2500 yıllık bir tarihi olduğunu tahmin ediyor. Ancak birçok eski masa oyunu gibi Mahjong da 19. yüzyıl başlarına kadar tam olarak yaygınlaşamamış ve yalnızca uzak doğu bölgesinde popülerlik kazanmış. 19. yüzyıla geldiğimizde ise modern çağıydı, ticaret ağının genişlemesiydi derken yaşanan gelişmeler ve bütün dünyanın etkileşim halinde olması Mahjong’a da yaramış. Ama en çok tabii ki ana vatanı olan Çin’de popüler olmuş bir oyun. Öyle ki 19. yüzyılın başlarında tüm dünyada popülerlik kazanan Satranç bile Çin’de Mahjong kadar popüler olamamış. Satranç ile hemen hemen aynı dönemde yaygınlaşan oyun, zamanla o kadar popüler oluyor ki 1937 yılında Amerika’da “Ulusal Mahjong Ligi” bile kuruluyor.

Bakınız bir fotoğraf ile Dedeler’in oynadığı – ya da oynayamadığı – Okey ve Mahjong karşılaştırması.

Küçük bir detay: Eğer zamanında Windows Vista kullandıysanız ve işletim sisteminde yüklü gelen oyunları oynadıysanız bu oyuna biraz aşina sayılırsınız çünkü Windows Vista’da, Mahjong Titans adında Mahjong’un farklı bir versiyonunun oyunu bulunuyordu. Ben de buradan dolayı biraz biliyorum Mahjong’u.

Mahjong, uzak doğudaki “Hayatta her şey çift halindedir.” kültürüne vurgu yapan bir oyun. Oyunda amaç taşların eşlerini bulmak ve bu şekilde setler yapmak. Toplamda 136 veya 144 taş ile oynanan bu oyun, tıpkı Okey gibi bir masa etrafında dört kişiyle oynanıyor ve herkes kendi setini yapıyor. Okey taşlarından biraz daha kalın olan taşlar birden başlayıp dokuza kadar sayıları belirtiyor, farklı farklı sembollerle de vurgulanıyor. Noktalar -tekerlek, top, taş ve para şeklinde de belirtiliyor- , bambular veya çizgiler ve harflerle bu sayılar resmediliyor. Bu taşların yanında çiçekli ve mevsimli taşlar var ki bonus sayılıyor ve asıl oyun bunlar olmadan 136 taş ile oynanıyor.

Nokta, bambu ve harflerin oluşturduğu sayı dizilerinden dörder çift bulunuyor. Ayrıca bir de rüzgarlar ve ejderhalar bulunuyor ki rüzgarlar dört, ejderhalar da üç taştan oluşuyor. Bu taşlardan da dörder çift bulunuyor ve bu şekilde toplamda elimizde 136 taş oluyor. Eğer çiçek ve mevsim taşlarını da eklersek -dört çiçek ve dört mevsim taşı- 144 taşımız oluyor. Çiçekli ve mevsimli taşların oyunda bulunmasının sebebi, oyunun tıkandığı zamanlarda eşleştirecek taş kalmadığında bonus olarak oyuna ekleniyor ve oyun ilerlemeye devam ediyor.

Bu taşlar eskiden fildişi ve kemikten, hatta zarıda insan kemiğinden yapılıyormuş. Günümüzde bu taşlar ahşap ve plastikten yapılıyor ayrıca ıstakalarla da oynanabiliyor. Ama geleneksel usulü, taşların ıstaka yerine masaya dizilmesi.

Gelelim nasıl oynandığına, hazır olun çünkü anlatınca “E bu bildiğimiz okey yahu!” diyebilirsiniz. Mahjong oyunuda, kimin başlayacağını belirlemek için zar atılır ve en yüksek zarı atan oyuncudan itibaren oynama sırası saat yönünün tersine olacak şekilde başlar. Taşlar yüzleri görünmeyecek ve ters bir şekilde karıştırılır ve zar atma yöntemi ile üst üste dizilir. Ardından her oyuncuda 13 taş olacak şekilde taşlar dağıtılır ve kalan taşlar oyun esnasında çekilmek üzere ortada bırakılır.

Oyunda amaç, üç set ve bir çiftten oluşan bir seri tamamlamaktır. Set oluşturmak için aynı taştan üç tane toplamak yani “pung” yapmak, aynı taştan dört tane toplamak yani “kong” yapmak, aynı serideki üç sıralı taşı toplamak örneğin bambu serisinden sırayla üç, dört ve beş sayılarını toplamak yani “chow” yapmak ve iki aynı taştan oluşan bir çift toplamak yani “eyes” yapmak gerekir. Bu seti ilk tamamlayan oyuncu oyunu kazanır. Nasıl, kulağa Okey gibi geldi değil mi? Zaten Okey de Mahjong ve Rummy adında bir kart oyunun karışımı olarak ortaya çıkıyor. Mahjong ile aralarındaki fark taşların sayısı ve Okey’in sayılarının 13’e kadar gitmesi. Genel oynanış neredeyse aynı denebilir.

Ben Mahjong’un, Okey’in ilham kaynağı olan oyunlardan biri olduğunu öğrendiğimde çok ilgimi çekmişti ve uzak doğu sembolleriyle oynandığı için daha da ilginç gelmişti. Bence Okey’e göre daha ilgi çekici bir oyun. Siz ne düşünüyorsunuz? Nasıl buldunuz Mahjong’u?

Yazar

Tasarım, fotoğraf, oyun, teknoloji, müzik, edebiyat, sanat, mutfak ve daha birçok şeyle ilgili insan. Soundtrack delisi. Sosyal medya: @mfurkanakyuz

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.